Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "gök"

Learn how to use gök in a Turkish sentence. Over 74 hand-picked examples.

Gök mavidir.
Translate from Turkish to English

Şimşek, genelde gök gürültüsünün ardından meydana gelir.
Translate from Turkish to English

Gök bugün mavi, bulutsuz.
Translate from Turkish to English

Hava çok sıkıntılı;sanırım kısa süre içinde gök gürleyecek.
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsü bir fırtınanın yakın olduğunu gösteriyor.
Translate from Turkish to English

Dün gece gök gürültüsü ve şimşek vardı.
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsü bilimsel olarak açıklanmıştır, ve insanlar onun tanrıların insanlara kızgın olduğunun bir işareti olduğuna artık inanmıyorlar, bu yüzden gök gürültüsü de biraz daha az korkutucudur.
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsü öğrencileri korkuttu.
Translate from Turkish to English

Siyah bulutlar gelen gök gürültülü fırtınayı bildirdi.
Translate from Turkish to English

Bir gök gürültüsü beni afallattı.
Translate from Turkish to English

O beklenmeyen bir gök gürültüsü gibiydi.
Translate from Turkish to English

Sabah hava durumu daha sonra gün içinde gök gürültülü sağanak yağışı öngördü.
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsü yükseldi.
Translate from Turkish to English

O, gök gürültüsünden korkar.
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsü çocukları korkuttu.
Translate from Turkish to English

Şimşek gök gürültüsünden önce gelir.
Translate from Turkish to English

Şimşeğin ışığı gök gürültüsünün sesinden önce gelir.
Translate from Turkish to English

Uzakta gök gürlediğini duydum.
Translate from Turkish to English

O yaz çok gök gürültüsü vardı.
Translate from Turkish to English

Hayvanlar gök gürültüsü tarafından korkutuldular.
Translate from Turkish to English

Bu yaz çok gök gürültüsü vardı.
Translate from Turkish to English

Şiddetli bir gök gürültüsü vardı.
Translate from Turkish to English

Gök kırmızıydı.
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsünü duydum, fakat şimşeği görmedim.
Translate from Turkish to English

Bu sabah gök gürültüsü ile uyandım.
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsü o kadar yüksekti ki birbirimizi güçlükle duyabiliyorduk.
Translate from Turkish to English

Hayvanlar gök gürültüsünden korktular.
Translate from Turkish to English

Yıldırımdan sonra, gök gürültüsü geldi.
Translate from Turkish to English

Onun ani ölümünün haberi, güneşli bir günde gök gürültüsü gibiydi.
Translate from Turkish to English

Geçtiğimiz 30 yıl içinde gök bilimcileri radyo dalgaları, gama ışınları ve arasında kalan tüm enerjilerle evreni inceleme yeteneğini geliştirdiler. Bu yetenek evrenimizdeki şaşırtıcı olayları keşfetmemize imkan verdi.
Translate from Turkish to English

Samanyolu sarmal bir gök adadır.
Translate from Turkish to English

Kopernik zamanında birçok gök bilimci,1000 yıldan daha fazla süre önce Yunan gök bilimci Batlamyus tarafından geliştirilen teoriye inanıyordu. Batlamyus'a göre Dünya evrenin merkeziydi ve hareketsizdi. Batlamyus, diğer bütün gök cisimlerinin Dünya etrafında karmaşık bir düzende hareket ettiğine inanıyordu.
Translate from Turkish to English

Uzayda sayısız gök cisimleri var.
Translate from Turkish to English

Gök mavisi bir kazağı var.
Translate from Turkish to English

Oyun sırasında, aniden yağmur yağmaya başladı ve ayrıca gök gürledi.
Translate from Turkish to English

Gök gürültülü fırtınaları sever misin?
Translate from Turkish to English

Gök gürültüsü bir fırtınanın yakın olduğunu gösterir.
Translate from Turkish to English

Şimşek genellikle gök gürültüsüne eşlik eder.
Translate from Turkish to English

Tom gök bilimi ve yıldız bilimi arasındaki farkı bilmiyor.

Dün gece gök gürültüsü ve yıldırım vardı.

Gök gürültüsünü duydun mu?

Horus gök, savaş ve av tanrısıydı.

Astronomlar gök nesnelere isim vermek için Latince kullanır.

Astronomlar gök cisimlerini adlandırmada Latince kullanır.

Astronomi gök cisimlerinin bilimidir.

Onlar şiddetli bir gök gürültüsü duydu.

Hayat yağmur ve güneş ışığı, kar ve ısı, gök gürültüsü ve şimşek ve de kış ve yazdan oluşur.

Mavi gök, denize yansıyor.

Gök gürültüsü nedir? Şeytanın kahkahasıdır.

Köpeğim ne zaman gök gürültüsünü duysa masanın altına siner.

Gök gürültülü fırtınalar hem korkutucu hem de heyecan vericidirler.

Şimşek yoksa gök gürültüsü de olmayacaktır.

Biz gök gürültüsünden önce yıldırımı algılarız.

Tom, bir yıldızın ne olduğunu ve bir gök cisminin ne olduğunu bilmiyor.

Gök gürlediğinde korkarım.

Tom uzakta gök gürültüsü duydu.

Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz.

Gök gürlemeden yağmur yağmaz.

"Gök" anlamına gelen Uranüs, bütün dünyayı yönetmiş olan ilk kraldır.

Gök gürültülü havada ağaç altında durma.

Tanrı kubbeye "Gök" adını verdi. Akşam oldu, sabah oldu ve ikinci gün oluştu.

Gök ve yer bütün öğeleriyle tamamlandı.

O, gök gözlüdür.

Sanki gök delindi.

Ben bir gök bilimciyim.

Yer çekimi diye bir şey olduğu ne malum? Belki de gök itiyor.

Gök delinmiş gibi yağmur yağıyor.

Gök girsin, kızıl çıksın!

Bir insanın gök kuşağını yedi renkle sınırlaması, gök kuşağını tanımamasındandır.

Arrokoth gök cismi kardan adama benziyor.

Kelimelerini yükselt, sesini değil. Çiçekleri büyüten yağmurdur, gök gürültüsü değil.

Gök bilimciler, içinde hiç karanlık madde bulunmayan bir galaksi keşfettiler.

Ve Musa değneğini göğe doğru uzattı ve Rab gök gürültüsü ve dolu gönderdi ve yer boyunca şimşekler savurdu; ve Rab Mısır diyarı üzerine dolu yağdırdı.

Davut Peygamber gibi güzel sesini, yumuşak ve tatlı söyleyişini bütün âleme duyur; bu gök kubbe altında (her şey gelip geçicidir), sana kalacak olan hoş bir sedâ olacaktır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English