Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "göl"

Learn how to use göl in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Göl çok derin.
Translate from Turkish to English

Japonya'da, Biwa gölünden daha büyük bir göl yoktur.
Translate from Turkish to English

Damlaya damlaya göl olur.
Translate from Turkish to English

Bu göl ne kadar derin?
Translate from Turkish to English

Evimin önünde bir göl var.
Translate from Turkish to English

Bu göl ülkenin en derinleri arasındadır.
Translate from Turkish to English

Göl buradan uzun bir mesafedir.
Translate from Turkish to English

Göl 3 millik bir çapa sahiptir.
Translate from Turkish to English

Japonya'da bu göl en derin göldür.
Translate from Turkish to English

Bu göl derin.
Translate from Turkish to English

Bu göl ne kadar derin!
Translate from Turkish to English

Bu göl ülkede en derinler arasında yer alıyor.
Translate from Turkish to English

Bu göl bu noktada en derin.
Translate from Turkish to English

Bu göl bu ülkede en derindir.
Translate from Turkish to English

Göl bu noktada en derindir.
Translate from Turkish to English

Bu göl alabalık kaynıyor.
Translate from Turkish to English

Bu göl üzerinde paten yapmak güvenlidir.
Translate from Turkish to English

Bu göl kentimize su sağlamaktadır.
Translate from Turkish to English

Tom'un göl yakınında küçük bir kabini var.
Translate from Turkish to English

Göl dondu.
Translate from Turkish to English

Göl ne kadar derin?
Translate from Turkish to English

O göl ne kadar derin?
Translate from Turkish to English

Göl burada derin.
Translate from Turkish to English

Biz çok aşağıda bir göl gördük.
Translate from Turkish to English

Oda, güzel bir göl manzarasına hakim.
Translate from Turkish to English

Göl üzerinde buz pateni yapmaya gittim.
Translate from Turkish to English

Göl bu noktada derindir.
Translate from Turkish to English

Göl büyük ve güzeldir.
Translate from Turkish to English

Göl buralarda en derindir.
Translate from Turkish to English

Göl dört mil genişliğindedir.
Translate from Turkish to English

Göl yaklaşık 25 metre derinliğindedir.
Translate from Turkish to English

Japonya'da Biwa gölünden daha iyi bir göl yok.
Translate from Turkish to English

Göl dağlarla çevrilidir.
Translate from Turkish to English

Bizim kasabanın yakınında büyük bir göl var.
Translate from Turkish to English

Göl yeşil tepelerle çevrilidir.
Translate from Turkish to English

Göl kıyısı boyunca yürüdük.
Translate from Turkish to English

Japonya'da başka hiçbir göl Biwa gölü kadar büyük değildir.
Translate from Turkish to English

Göl büyük.
Translate from Turkish to English

Köşeyi döndüğümüzde göl göründü.
Translate from Turkish to English

Bir ağaç gölgesinde hamağa ve göl veya deniz manzarasına ihtiyacım var.
Translate from Turkish to English

Bu göl ne kadar da derin böyle!
Translate from Turkish to English

Finlandiya'da kaç tane göl vardır?
Translate from Turkish to English

Titicaca Gölü, Güney Amerika'da en büyük göl, Peru'dadır.
Translate from Turkish to English

Şu göl denize benziyor.
Translate from Turkish to English

Göl tamamen dondu.
Translate from Turkish to English

Çok soğuk vardı, bu nedenle göl dondu.
Translate from Turkish to English

Köyün doğusunda bir göl var.
Translate from Turkish to English

Göl yakınında kamp yapacağız.
Translate from Turkish to English

Bu göl derindir.
Translate from Turkish to English

İsviçre'deki en büyük göl Cenevre Gölü'dür.
Translate from Turkish to English

Göl, şehre su sağlar.
Translate from Turkish to English

Göl donmuştu ama buzun üzerinde yürümek için yeterince güçlü olduğundan emin değilim.
Translate from Turkish to English

Paris yakınında Honfleur'da büyük bir göl var.
Translate from Turkish to English

Baraj inşaatı tüm ekosistemi tahrip eden yapay bir göl yarattı.

Göl derin midir?

Yapay göl sıcak havada kurudu.

Yaşadığın bögede bir sürü göl var.

Onlar onları göl üzerinde vurdu.

Bu göl derin mi?

Şu göl bir okyanus gibi görünüyor.

Bu göl çok derin.

Göl üç mil genişliğinde.

Evinin yanında göl vardı.

Göl kışın donuyor.

Göl donmuştu, bu yüzden biz buz üzerinde yürüdük.

Bu göl Japonya'da ki en derin göldür.

Bu şimdiye kadar gördüğüm en güzel göl.

Çok soğuktu, bu yüzden göl dondu.

Parkta güzel bir göl vardır.

Tom ve Mary el ele tutuşarak göl etrafında yürüdüler.

Göl suyu çok soğuktur.

Az önce bir dağın tepesine vardım. Bu gerçekten şaşırtıcı, çünkü benim haritama göre burada bir göl olması gerekiyor.

Finlandiya'da 187.888 tane göl vardır.

Göl balık dolu.

Japonya'da Biwa gölünden daha büyük herhangi bir göl yoktur.

Göl üzerinde sis var.

Bu göl özel. Burada balık avlamak yasaktır.

Büyük bir direk göl manzarasını engelliyor.

Leyla göl yakınına park etti.

Dünyadaki en büyük karasal göl Hazar Denizi'dir.

Göl buradan uzak.

Bu göl hiçbir zaman donmuyor.

Sami çocuklarını Ontario'daki bir göl evine götürdü.

Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Kim göl kıyısında ki otlara ve bitkilere sevinir? Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Kim gölün etrafında sık sık bisiklet sürer veya pedal çevirir? Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.

Tom göl kenarında yaşıyor.

O ağaçlar göl manzaramızı engelliyor.

Ali göl kenarında taş sektirdi.

Göl donmuş.

Dünyadaki en büyük göl hangisidir?

Kim daha sabahın yedisinde gölde böğürtlen toplar? Ben. Kim göl kıyısındaki otlara ve bitkilere sevinir? Ben. Kim göl kıyısındaki vızıltı ve mırıltıya severek kulak verir? Ben. Kim gölün etrafında sık sık yürüyüş yapar veya pedal çevirir? Ben. Kim gölde yüzmeyi veya kürek çekmeyi sever? Ben. Kim burayı herkesten daha çok sever? Tabii ki ben.

Göl mavi.

İsveç'te iki büyük göl vardır.

Patenlerini al. Göl buz tutmuş.

Patenlerini al. Göl donmuş.

Göl ayna gibi.

Eskiden göl kenarında yaşıyordum.

Temel, Nasrettin Hoca'yı göl kenarında elinde yoğurt çanağıyla görünce yanına yaklaşıp ne yaptığını sormuş. Hoca göle maya çaldığını söyleyince Temel "Hocam ne edeceksin o kadar yoğurdu da?" diye şaşkınlığını dile getirmiş.

Göl nihayet buz tuttu.

Göl kenarındaki evim.

Tepenin eteğinde güzel bir göl var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English