Learn how to use gölgede in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked examples.
Bahçe hâlâ gölgede.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'yi içki içmede gölgede bırakır.
Translate from Turkish to English
Christine tüm gün gölgede kaldı, çünkü güneş yanığı olmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
Gölgede duruyorum.
Translate from Turkish to English
Biz gölgede biraz dinlendik.
Translate from Turkish to English
Gölgede biraz dinlenelim.
Translate from Turkish to English
Gölgede durun.
Translate from Turkish to English
Böyle gölgede kalan havuzlarda balıkların çoğalması imkânsızdır.
Translate from Turkish to English
Bugün hava çok sıcak; gölgede 45 ° C.
Translate from Turkish to English
Arabayı gölgede park et.
Translate from Turkish to English
Gidelim ve gölgede oturalım.
Translate from Turkish to English
Burada kuşlar bile gölgede kalıyorlar!
Translate from Turkish to English
Gölgede oturalım.
Translate from Turkish to English
İyi bir ağaca yaklaşan kendini iyi bir gölgede bulur.
Translate from Turkish to English
Gölgede yürümelisin.
Translate from Turkish to English
Gölgede yatıyoruz.
Translate from Turkish to English
Sıcaklık gölgede 30 dereceyi geçiyor.
Translate from Turkish to English
Sami okulda başarılı olarak kardeşlerini gölgede bırakmayı arzu ediyordu.
Translate from Turkish to English
Tom gölgede oturdu.
Translate from Turkish to English
Anadoluspor rakiplerini gölgede bıraktı.
Translate from Turkish to English
Ali'nin repertuvarı Mustafa Keser'i bile gölgede bırakır.
Translate from Turkish to English
Gerçek çoğu zaman gölgede kalır ama asla sönmez.
Translate from Turkish to English
Neden gölgede oturmuyoruz?
Translate from Turkish to English