Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "gönüllü"

Learn how to use gönüllü in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Az sayıda fil Avrupa'ya gitmek için gönüllü olurdu.
Translate from Turkish to English

Uluslararası konferansta gönüllü bir çevirmen olarak çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.
Translate from Turkish to English

Alçak gönüllü adam komşuları ile iyi geçiniyor.
Translate from Turkish to English

O, gönüllü faaliyetine kendini adamış.
Translate from Turkish to English

O, gönüllü olarak çalışmaya karar verdi.
Translate from Turkish to English

Bu organizasyon gönüllü katkılara bağlıdır.
Translate from Turkish to English

O, gönüllü olarak annesinin temizlik yapmasına yardımcı oldu.
Translate from Turkish to English

O, gönüllü olarak size destek veriyor.
Translate from Turkish to English

Tom gönüllü olarak çalışır.
Translate from Turkish to English

Tom çok fazla gönüllü iş yapar.
Translate from Turkish to English

Tom bir kobay olmak için gönüllü değildi.
Translate from Turkish to English

Tom kesinlikle gönüllü olmayacak.
Translate from Turkish to English

Tom hâlâ lisede iken evsizler barınağında bir gönüllü olarak çalışmaya başladı.
Translate from Turkish to English

Tom onu gönüllü olarak yaptı.
Translate from Turkish to English

Tom'un gönüllü iş için fazla zamanı yok.
Translate from Turkish to English

O, ona yardım etmek için gönüllü oldu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye yardımcı olmak için gönüllü oldu.
Translate from Turkish to English

Hiç gönüllü iş yaptın mı?
Translate from Turkish to English

Onunla birlikte toplantıya gitmek için gönüllü oldu.
Translate from Turkish to English

Hiç çocuğum olmadığından, gönüllü iş yapmak için ebeveynlerin harcadığından daha çok harcayacak zamanım var.
Translate from Turkish to English

O, işi yapmak için gönüllü oldu.
Translate from Turkish to English

Benim için herhangi bir şeyi yapmaya gönüllü.
Translate from Turkish to English

Bir gönüllü olarak çalışan bir arkadaşım var.
Translate from Turkish to English

Yaşlandıkça, daha alçak gönüllü oldu.
Translate from Turkish to English

Kendini gönüllü çalışmaya adadı.
Translate from Turkish to English

Onu gönüllü olarak yaptım.
Translate from Turkish to English

Bay Smith tanıdığım kadarıyla alçak gönüllü bir adamdı.
Translate from Turkish to English

Niçin bunu yapmaya gönüllü oldun?
Translate from Turkish to English

Tom bir şey denemek için gönüllü.
Translate from Turkish to English

Oh, o kadar alçak gönüllü olma.
Translate from Turkish to English

Neden gönüllü olacaktım ki? Nasıl olsa gideceğimi biliyordum.
Translate from Turkish to English

Gönüllü olmak mı yoksa emirlere uymak mı bana saygı kazandırır?
Translate from Turkish to English

Benim gönüllü olmama gerek var mıydı, nasıl olsa son görevi yapmaya ben gidecektim, değil mi?
Translate from Turkish to English

Gönüllü olarak çalışıp çalışmadığım merak ediliyor mu?
Translate from Turkish to English

Neden bu iş için gönüllü olmamı istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Tom sadece alçak gönüllü.
Translate from Turkish to English

Tom alçak gönüllü oluyor.
Translate from Turkish to English

O gönüllü değil.
Translate from Turkish to English

Gönüllü olmadım.
Translate from Turkish to English

Lütfen alçak gönüllü özrümü kabul et.
Translate from Turkish to English

Gönüllü müsün?
Translate from Turkish to English

Kim gönüllü?
Translate from Turkish to English

Gönüllü olduk.
Translate from Turkish to English

Gönüllü oldum.
Translate from Turkish to English

Kimseye ruhi ve fiziki zarar vermeyecekseniz size gönüllü yardımcı olacağım.
Translate from Turkish to English

Tom bu itirafı gönüllü olarak imzaladı mı?

Tom gönüllü olduğunda riskleri biliyordu.

Gönüllü olduğumuzda risklerin ne olduğunu hepimiz biliyorduk.

Okulda etraftakilere soracağım ve herhangi birinin bize yardım etmek için gönüllü olmayı isteyip istemeyeceğini anlayacağım.

Yardım etmek için gönüllü olman harika.

Tom bulaşıkları yıkamak için gönüllü oldu.

Tom Mary'nin bulaşıkları yıkamasına yardım etmek için gönüllü oldu.

Hiç gönüllü var mı?

Hiç kimse gönüllü olmak istemedi.

Yardım için gönüllü olmana sevindim.

Kaç tane gönüllü aldınız?

Bayan Smith aktif olarak gönüllü bir işle meşgul.

Yarışmada elli gönüllü var.

Bana yardım etmesi için bir gönüllü istiyorum.

Sihirbaz, seyircilerden bir gönüllü istedi.

Tom gönüllü bir itfaiyecidir.

Yardım etmeye gönüllü müsün?

Yardım etmek için gönüllü kişi ben değilim.

Tom işi yapmak için gönüllü oldu.

Kimse gönüllü olmak istemiyor.

Tom gönüllü oldu.

Gönüllü olmadığımı nasıl biliyorsun?

Tom'un bize yardım etmek için gönüllü olacağını umuyorum.

Gönüllü olarak mı buradasın?

Hiç gönüllü iş yapar mısın?

ENERGY STAR, işletmelerin ve bireylerin tasarruf yapmasına ve üstün enerji verimliliği ile iklimimizi korumasına yardımcı olan bir ABD Çevre Koruma Ajansı gönüllü programıdır.

Tom'un bize yardım etmek için gönüllü olduğundan oldukça eminim.

Onun sorularını cevapladım ama herhangi bir bilgi için gönüllü olmadım.

Gönüllü olma hakkında kim bir şey söyledi?

Tom bize yardım etmek için gönüllü oldu.

Yüzlerce polis ve gönüllü yoğun çalılık alanda üç yaşındaki kayıp çocuğu arıyor.

Hiç kimse gönüllü değil.

Hiç kimse gönüllü olmuyor.

Hiç kimse gönüllü olmadı.

Bunun için gönüllü oldun.

Tom bir gönüllü.

Bütün üyelerimiz gönüllü.

Tom Mary'nin ona gitarını vermek için gönüllü olacağını düşünmüyor.

Ben gönüllü olurdum.

Tom'la gitmek için gönüllü olmak istiyorum.

Daha fazla gönüllü arıyoruz.

Biz bir gönüllü arıyoruz.

Gönüllü grup savaş mağdurlarının yiyecek ve ilaç eksikliğini gideriyor.

Ben gönüllü itfaiyeye katılmaya karar verdim.

Yardım etmeye gönüllü olduğun için teşekkürler.

Tom yardım etmeye gönüllü.

Gönüllü olmak zorundaydım.

Sence biri gönüllü olur mu?

Tom belirlenmiş sürücü olmaya gönüllü oldu.

Yaptığım her şeyi telafi etmek için bir gönüllü olarak çalışmak istiyorum.

Yardımcı olmak için gönüllü olmana sevindim.

Ben gönüllü olarak askere yazıldım.

Pek gönüllü idi, lakin gönüllülük pek çabuk geçip gitmekte olan bir şey.

Tom gönüllü olmak için çok hızlıydı.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English