Learn how to use görüşmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Görüşmek üzere!
Translate from Turkish to English
Durumu görüşmek istiyorsanız, lütfen bize bildirin.
Translate from Turkish to English
İçeriye girmek ve bunu daha fazla görüşmek için bir randevu al lütfen.
Translate from Turkish to English
Onunla görüşmek istiyorum
Translate from Turkish to English
Yarın görüşmek üzere.
Translate from Turkish to English
Onun işi yabancı alıcılarla görüşmek.
Translate from Turkish to English
Görüşmek istediğim Tom'dur.
Translate from Turkish to English
Gecikmeden sorunu görüşmek gereklidir.
Translate from Turkish to English
Ben kısa sürede seninle tekrar görüşmek için sabırsızlanıyorum.
Translate from Turkish to English
Tom neredeyse Mary ile görüşmek için buluşmadı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile sorunu görüşmek istiyor.
Translate from Turkish to English
Gelecek yıl tekrar görüşmek ümidiyle.
Translate from Turkish to English
Bir doktorla görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Onunla görüşmek için oraya gittim.
Translate from Turkish to English
Annenle görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Dişçiyle görüşmek zorundayım.
Translate from Turkish to English
Doktorla görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Babanla görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Bay Ono diye birisi sizinle görüşmek için aradı.
Translate from Turkish to English
Onunla görüşmek istediğimi söylemek için telefon ettim.
Translate from Turkish to English
Amcamla görüşmek için hastaneye gittim.
Translate from Turkish to English
Kumiko ile gerçekten görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Bay Miller diye biri seninle görüşmek istiyor.
Translate from Turkish to English
Bay Smith'le görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Onunla görüşmek için kesinlikle gideceğim.
Translate from Turkish to English
Bay Jones diye biri sizinle görüşmek için geldi.
Translate from Turkish to English
Bay Smith diye biri sizinle görüşmek için geldi.
Translate from Turkish to English
İş için biriyle görüşmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
Kimle görüşmek istediğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
Bay Itoh adında bir adam sizinle görüşmek istiyor.
Translate from Turkish to English
Sana bir uyarıda bulunmak için seninle görüşmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
Seninle bir şey görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Lütfen gel. Gerçekten seninle görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Seninle görüşmek isteyen biri var.
Translate from Turkish to English
Şirketin müdürüyle görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Karın ağrım hakkında doktorla görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Görüşmek üzere.
Translate from Turkish to English
Acilen avukatımla görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Bu öğleden sonra Tom'la görüşmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English
İnsanlarla görüşmek ve eğlenmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Benimle görüşmek ister mi?
Translate from Turkish to English
Sizinle görüşmek benim için onurdur.
Translate from Turkish to English
Hoşça kal, çok yakında görüşmek üzere!
Translate from Turkish to English
Tom'la görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Derhal birisiyle görüşmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Seninle görüşmek istediğim karışık bir sorunum var.
Translate from Turkish to English
Tom görüşmek için istekli.
Translate from Turkish to English
Seninle görüşmek isteyen bir kadın var.
Translate from Turkish to English
Bunu patronunla görüşmek isterim.
Translate from Turkish to English
Anne babanla görüşmek istemiyorum.
Tom'la gerçekten görüşmek istiyorum.
Henry adlı biri seninle görüşmek istediğini söyledi.
İyi günler, ve yakında görüşmek üzere.
Yüz yüze görüşmek istiyor, söyleyecekleri varmış.
Itoh adlı bir kişi sizinle görüşmek istiyor.
Konuyu seninle görüşmek için hazırım.
Seninle görüşmek istediğim birçok şey var.
Henüz gidemezsin. Seninle görüşmek istediğim bir sürü şey var.
Haftaya görüşmek üzere, Tom!
Sizinle görüşmek istediğim bir şey var.
Benimle görüşmek isteyeceğinizi sanmıyordum.
Onunla tekrar görüşmek istemiyorum.
Tom'la konuyu tamamıyla görüşmek için zamanım yoktu.
Tom konuyu Mary ile görüşmek istemedi.
Yarın görüşmek ister misin?
Daha sonra bir yerde görüşmek ister misin?
Tom benimle görüşmek istiyor.
Tom'la tekrar görüşmek istiyorum.
Bugün seninle görüşmek için havamda değilim.
Tom'a derhal onunla görüşmek istediğimi söyle.
Sizinle görüşmek isteyen biri var.
İşi görüşmek zorundayız.
Biz seninle görüşmek istiyoruz.
Görüşmek için bir maddemiz daha var.
Pazartesi 2.30'da doktorla görüşmek için bir randevu aldım.
Bana posta attığın konu hakkında tartışmak için, uygun olduğunda, seninle görüşmek istiyorum.
Tom'la görüşmek istiyoruz.
Ben görüşmek istiyorum.
Biz görüşmek istiyoruz.
Seninle görüşmek istediğim bir şey var.
Tom görüşmek istemiyor.
Tom ve Mary ne olduğunu görüşmek için buluştular.
O konuyu Tom'la görüşmek istedim.
Kabine krizi görüşmek üzere bugün buluşuyor.
Görüşmek zorunda olduğumuz çok önemli bir şeyimiz var.
Şirket konuyu görüşmek için birkaç temsilci gönderdi.
Yeni bir anlaşmayı görüşmek için buraya geldiğimizi düşündüm.
Tom meseleyi görüşmek için seninle buluşmak istiyor.
Tom ayrıntıları görüşmek istemiyordu.
Tom ve Mary seninle görüşmek istiyorlar.
Seninle ilişkiyi bitirseydim, seninle tekrar görüşmek zorunda kalmayacağımı sandım.
Seninle fiyatlandırmayı görüşmek istiyorum.
Tom benimle görüşmek ister.
Onunla görüşmek istiyorum.
Tom o konuyu görüşmek istemiyor.
Görüşmek için mi buradasın?
O, planı benimle görüşmek için ofisime kadar bütün yolu geldi.
Seni çok öpüyorum, ve "Yakında görüşmek üzere!" diyorum.
Biz görüşmek için istekliyiz.
Geldiğiniz için teşekkürler, çocuklar! Görüşmek üzere!