Learn how to use görünüşte in a Turkish sentence. Over 18 hand-picked examples.
Görünüşte şaşırmış gibi duruyordu.
Translate from Turkish to English
O görünüşte varlıklı fakat gerçekte değildir.
Translate from Turkish to English
Onun için görünüşte o sorumlu.
Translate from Turkish to English
Dış görünüşte bir sümsük gibi görünüyor. Fakat özünde onu zorlu bir delege yapan sağlam bir iradesi var.
Translate from Turkish to English
Japonya görünüşte içe dönük ve yetersiz uluslararası yapıya sahip olduğundan dolayı sık sık eleştirilmektedir.
Translate from Turkish to English
Tom görünüşte Mary adlı bir kızla çıkıyor.
Translate from Turkish to English
Görünüşte koyunları keçilerden ayıramayız.
Translate from Turkish to English
Tom kayıtları tahrif ettiği için görünüşte suçlu.
Translate from Turkish to English
Tom görünüşte otuz yaşlarında yakışıklı bir adam.
Translate from Turkish to English
Görünüşte imkansız şeyler bazen olur.
Translate from Turkish to English
Jean görünüşte cesur ama gerçekte ödlek biri.
Translate from Turkish to English
Bütün doğal diller eşit derecede -fakat farklı şekillerde- karmaşıktır. Malayca dil bilgisi basittir, fakat görünüşte birbirine eşdeğer birçok kelime arasında kişinin tercihi, kendisinin ve dinleyicinin sosyal statüsünden etkilenir.
Translate from Turkish to English
Görünüşte demokrasi, gerçekte demokrasi değil.
Translate from Turkish to English
Dünya görünüşte sonsuz karmaşanın olduğu bir yer.
Translate from Turkish to English
Bu sorun görünüşte kolay gibi görünüyor ama o gerçekten zor.
Translate from Turkish to English
Tanınmış psikolog görünüşte amcama benziyor.
Translate from Turkish to English
Oğlan görünüşte hafifçe babasına benziyordu.
Translate from Turkish to English
Tom görünüşte kazandı.
Translate from Turkish to English