Learn how to use götüren in a Turkish sentence. Over 15 hand-picked examples.
Seni bu sonuca götüren nedir?
Translate from Turkish to English
Seni oraya götüren kişi Tom mu?
Translate from Turkish to English
Sonra küçük Gerda, onun göğsüne dökülen, oradan kalbine nüfuz edip, buz kalıbını eriten ve orada saplanmış olan küçük cam parçasını alıp götüren sıcacık gözyaşlarını döktü.
Translate from Turkish to English
Bizi oraya götüren rehber sadece on yaşındaydı.
Translate from Turkish to English
Söylemeye gerek yok, gayret mutluluğa götüren bir anahtardır.
Translate from Turkish to English
Dün gece bizi eve götüren Tom'du.
Translate from Turkish to English
Çocukları yatağa götüren kişi genellikle Tom'dur.
Translate from Turkish to English
Karım genellikle çocukları yatağa götüren kişidir.
Translate from Turkish to English
Ben genellikle çocukları arabayla okula götüren kişiyim.
Translate from Turkish to English
Bazen yeni yollara götüren yeni bir arabadır. Ve bazen sadece gitmek gerekir.
Translate from Turkish to English
Mary'yi arabayla hastaneye götüren Tom'du.
Translate from Turkish to English
Av ya da avcı ol, ama avcıyı ava götüren köpek olma.
Translate from Turkish to English
Tom çatı katında kendini okul günlerine götüren eski bir kitap buldu.
Translate from Turkish to English
Şimdi çocuklarını kreşe götüren insanlar var.
Translate from Turkish to English
Tom genellikle çocukları okula götüren kişidir.
Translate from Turkish to English