Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "götürmek"

Learn how to use götürmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Onların hepsi sadece kızları götürmek için buradalar.
Translate from Turkish to English

25 Ocaktan önce kütüphane kitaplarımı geri götürmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Adam beni istasyona götürmek için zahmet etti.
Translate from Turkish to English

Burası için mi, yoksa götürmek için mi?
Translate from Turkish to English

Televizyonum bozuldu. O yüzden tamire götürmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Balayımız için seni iyi bir yere götürmek istiyorum
Translate from Turkish to English

Fort Sumter'a yemek götürmek zor olacak.
Translate from Turkish to English

Bu kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom'u hastaneye götürmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Tom'u okula götürmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Tom'u üst kata götürmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Tom'u yatağa götürmek zorunda kaldım.
Translate from Turkish to English

Tom'un Mary'yi baloya götürmek isteyeceğini düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

25 Ocak'tan önce kitaplarımı kütüphaneye götürmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Pazartesi günü kitapları kütüphaneye geri götürmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Seni hastaneye geri götürmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Kim bunu eve götürmek istiyor?
Translate from Turkish to English

Tom'u benimle götürmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Şimdi Tom'u eve götürmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Tom'u eve geri götürmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Bu yiyecekten herhangi birini eve götürmek ister misin?
Translate from Turkish to English

Tom beni arabayla götürmek istedi.
Translate from Turkish to English

Bizi nereye götürmek istedin?
Translate from Turkish to English

Onları nereye götürmek istedin?
Translate from Turkish to English

Beni nereye götürmek istedin?
Translate from Turkish to English

Onu nereye götürmek istedin?
Translate from Turkish to English

Sadece onları eve götürmek istiyoruz.
Translate from Turkish to English

Sadece onu eve götürmek istiyoruz.
Translate from Turkish to English

Onları benimle götürmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onu benimle götürmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onları eve götürmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Onu eve götürmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Seni benimle götürmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Onları benimle götürmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Onu benimle götürmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Şimdi seni eve götürmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Şimdi onları eve götürmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Şimdi onu eve götürmek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Kim seni eve götürmek istiyor?
Translate from Turkish to English

Neden onu götürmek zorundayız?
Translate from Turkish to English

Tom'u nereye götürmek istedin?
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'yi Boston'a yanında götürmek istedi.
Translate from Turkish to English

Seni güvende olacağın bir yere götürmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'u hastaneye götürmek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Tom seni eve götürmek için bekliyor.
Translate from Turkish to English

Tom oğlunu o okula götürmek istedi.
Translate from Turkish to English

Bizi oraya götürmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English

Tom'u eve götürmek istiyorum.

Bizi eve götürmek zorundasın.

Tom'u benimle götürmek istiyorum.

Götürmek için bir fincan kahve alabilir miyim?

Götürmek için bir kahve alabilir miyim?

Tom'u bir doktora götürmek zorundayız.

Seni bir doktora götürmek zorundayız.

Seni hastaneye götürmek zorundayız.

Tom'u bir hastaneye götürmek zorundayız.

Seni bir hastaneye götürmek zorundayız.

Tom'u bir uzman doktora götürmek zorundayız.

Bir şekilde seni eve götürmek zorundayız.

Tom'u doktora götürmek zorundayız.

Kediyi bugün veterinere götürmek zorundayım.

Tom beni eve götürmek için yeterince kibardı.

Kim beni eve götürmek istiyor?

Kim Tom'u eve götürmek istiyor.

Tom'u eve götürmek üzereyim.

Beni seninle götürmek zorundasın.

Tom'u akşam yemeğine götürmek üzereyim.

Onları okula götürmek zorunda kaldım.

Bu burada yemek için mi yoksa götürmek için mi?

Seni öğle yemeğine götürmek istiyorum.

Oğlumu doktora götürmek zorundayım.

Çocuklarımı plaja götürmek hoşuma gidiyor.

Seni Boston'a götürmek istiyorum.

Seni benimle götürmek istiyorum.

Biz sadece Tom'u eve götürmek istiyoruz.

Tom seni eve götürmek istiyor.

Hastanedeki Tom'a götürmek için birkaç kitap ödünç almak istiyorum.

O bana şarap içirip yemek verdi ve sonra yatağıma götürmek istedi!

Seni akşam yemeğine götürmek istiyorum.

Bugün kitabı kütüphaneye geri götürmek zorundayım.

Hen Tom hem de John Mary'yi dansa götürmek istedi.

Sizi eve götürmek için buradayım.

Tom'u eve götürmek için buradayım.

Projeyi sorunsuz olarak daha ileriye götürmek için, biz planı birkaç kez revize ettik.

Sizi eve götürmek için onları alacağım.

Sizi eve götürmek için onu alacağım.

Onu okula götürmek zorundaydım.

Onları yatağa götürmek zorundayız.

Onu yatağa götürmek zorundayız.

Onları eve götürmek zorundayım.

Onu eve götürmek zorundayım.

Seni eve götürmek zorundayım.

Onu okula götürmek zorunda kaldım.

Onları bir doktora götürmek zorundasın

Onları bir doktora götürmek zorundayız.

Onu bir doktora götürmek zorundayız.

Onları bir doktora götürmek zorundayım.

Tom'u eve götürmek zorundayım.

Çok geç olmadan önce onu hastaneye götürmek zorundayız.

Babam beni hayvanat bahçesine götürmek için bir gün ayıracağını söyledi.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English