Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "gözüyle"

Learn how to use gözüyle in a Turkish sentence. Over 54 hand-picked examples.

Bir sanatçı gözüyle,bu değerlidir, duyarım.
Translate from Turkish to English

Biz, ona takımın en iyi oyuncusu gözüyle bakıyoruz.
Translate from Turkish to English

O, paraya gitmiş gözüyle baktı.
Translate from Turkish to English

Ona ölü gözüyle bakmalısın.
Translate from Turkish to English

Ona harika gözüyle bakmamalısın.
Translate from Turkish to English

Biz belgenin onun erkek kardeşine ait olduğu gözüyle baktık.
Translate from Turkish to English

Yapay dünya uydularının fırlatılmasına yaygın olarak uzayın bir keşfi gözüyle bakılmaktadır.
Translate from Turkish to English

Hepimiz Thomas Edison'a büyük bir mucit gözüyle bakarız.
Translate from Turkish to English

Tom sol gözüyle bir şey göremiyor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye kaybolmuş gözüyle baktı.
Translate from Turkish to English

Onlar ona kasabadaki en iyi doktor gözüyle görüyorlardı.
Translate from Turkish to English

Onun bizim düğünümüze geleceğine olmuş gözüyle bakıyorum.
Translate from Turkish to English

Bize katılacağına kesin gözüyle bakıyorduk.
Translate from Turkish to English

Ona bir ulusal kahraman gözüyle bakıyorlardı.
Translate from Turkish to English

Onun mutlu olduğuna kesin gözüyle bakıyordu.
Translate from Turkish to English

Onun geleceğine kesin gözüyle bakıyordum.
Translate from Turkish to English

Onun razı olacağına kesin gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Bize katılacağına kesin gözüyle bakıyordum.
Translate from Turkish to English

Bize yardım edeceğine kesin gözüyle bakıyorduk.
Translate from Turkish to English

Cevabı bildiğime kesin gözüyle bakıyordu.
Translate from Turkish to English

Bana destek olacağına garanti gözüyle bakıyordum.
Translate from Turkish to English

Katılacağına kesin gözüyle bakıyordum.
Translate from Turkish to English

Kimseye Allah tarafından affedilmeyecek gözüyle bakmayın.
Translate from Turkish to English

Tom işi alacağına kesin gözüyle bakıyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Tom kazadan beri sol gözüyle sorun yaşıyor.
Translate from Turkish to English

Sana her zaman bir arkadaş gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Tom'un sol gözüyle çok iyi göremediği doğru mu?
Translate from Turkish to English

Tehlikenin farkında olduğuna kesin gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Bilim adamları keşfe önemli gözüyle bakıyor.
Translate from Turkish to English

Onun yarışı kazanacağına kesin gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Senin katılacağına kesin gözüyle bakıyorum.
Translate from Turkish to English

Ona kesin gözüyle bakacağız.
Translate from Turkish to English

Hiçbir şeye kesin gözüyle bakmıyoruz.
Translate from Turkish to English

Biz hepimiz profesörün İngilizce konuşabileceğine kesin gözüyle baktık.
Translate from Turkish to English

Biz onun bizimle geleceğine kesin gözüyle baktık.
Translate from Turkish to English

Biz onun cezalandırıldığına kesin gözüyle baktık.
Translate from Turkish to English

Senin bizimle geleceğine kesin gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Köylüler, yabancıya düşman gözüyle baktılar.
Translate from Turkish to English

Onun bize katılacağına kesin gözüyle bakıyorum.
Translate from Turkish to English

Partime geleceğine kesin gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Onların evleneceklerine kesin gözüyle bakıyorum.
Translate from Turkish to English

Benim için orada olacağına ben sadece kesin gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Ben her zaman buna kesin gözüyle baktım.
Translate from Turkish to English

Eğer bir tişört giyersen bir genç gözüyle bakılırsın.

Benim tarafımda olduğuna kesin gözüyle baktım.

Onlar yeni olanın eski olandan daha iyi olduğuna kesin gözüyle bakıyorlar.

Bazı bölgeler de, Osmanlı Devleti'nin ortadan kaldırılacağına, Osmanlı ülkelerinin paylaşılacağına oldubitti gözüyle bakarak kendi başlarını kurtarmaya çalışıyorlar.

Eczacılara birçok insan diplomalı esnaf gözüyle bakıyor.

Artık hayata gönül gözüyle bakıyorum.

Tom'a dost gözüyle bakıyorum.

O parti seçmenlerine "ne verirsek yerler" gözüyle bakıyor.

Tom'un orada olacağına kesin gözüyle bakıyordum.

Tom'un bunu yapmayacağına kesin gözüyle bakıyordum.

Olası bir iktidar değişiminde devr-i sabık yaratılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English