Learn how to use gücünü in a Turkish sentence. Over 39 hand-picked examples.
Kral gücünü kötüye kullandı.
Translate from Turkish to English
Tom kendi gücünü bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Gücünü topla.
Translate from Turkish to English
O bütün politik gücünü kaybetti.
Translate from Turkish to English
Gücünü toplamaya çalış.
Translate from Turkish to English
Gücünü korumak için gerektiği şekilde yemelisin.
Translate from Turkish to English
Kendi gücünü küçümseme.
Translate from Turkish to English
Hayal gücünü kullan.
Translate from Turkish to English
Tom'un gücünü yeniden kazanması gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Tom gücünü korumak zorundadır.
Translate from Turkish to English
Az görmenin bazı avantajları vardır; örneğin, o hayal gücünü geliştirir.
Translate from Turkish to English
Gücünü koru. Daha sonra ona ihtiyacın olacak.
Translate from Turkish to English
Karşı karşıya olduğumuz örgütün gücünü anlamak açısından bu bile tek başına ne kadar ürkütücü!
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin hayal gücünü kullanmasını istiyor.
Translate from Turkish to English
Görme bozukluklarının hayal gücünü geliştirme gibi bazı iyi tarafları da vardır.
Translate from Turkish to English
Tom gücünü geri alıyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tayfun gücünü yitirdi.
Translate from Turkish to English
Hayal gücünü serbest bırak.
Translate from Turkish to English
Bu egzersizler parmaklarınızın gücünü geliştirecek.
Translate from Turkish to English
Gelgitin gücünü kullanmak kıyı topluluklarına çok yardımcı olabilir.
Translate from Turkish to English
Onlar hayal gücünü kullanman gerektiğini söylüyorlar.
Translate from Turkish to English
Gücünü kullan.
Translate from Turkish to English
Aşk ona bir aslan gücünü verdi.
Translate from Turkish to English
Tanrı bize aşık olma gücünü verdi.
Translate from Turkish to English
Pilot, valf kullanarak motor gücünü kontrol eder.
Translate from Turkish to English
Rüzgâr ölçer rüzgarın yön ve gücünü göstermek için kullanılır.
Translate from Turkish to English
Yaşama gücü yorulmadan zamanın geniş bir süreci için bir fiziksel veya zihinsel aktivite taşıma kapasitesidir. Sen sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürerek sağlıklı ve dengeli bir diyet tüketerek, eğitim tarafından yaşama gücünü artırabilirsin.
Translate from Turkish to English
Rakibimin gücünü hafife almıştım.
Translate from Turkish to English
Asla ataletin gücünü hafife alma.
Translate from Turkish to English
Tom kendi hayal gücünü kullandı.
Translate from Turkish to English
O konuda rekabet gücünü seviyorum.
Translate from Turkish to English
O, gücünü göstermek için bağajı kaldırdı.
Translate from Turkish to English
İnsan aptallığının gücünü hiçbir zaman hafife alma.
Translate from Turkish to English
Kendi gücünü bilmiyorsun.
Translate from Turkish to English
Trakya'nın direnme gücünü artırmak amacıyla bu yönergeye şu bilgileri de ekledim.
Translate from Turkish to English
O, sadece hayal gücünü kullanarak bir kitap yazdı.
Translate from Turkish to English
Bireysel çıkışlardan ziyade ortak dil ve tekrarın gücünü kullanın.
Translate from Turkish to English
Gücünü beş yaşına kadar meme emmesine borçlu olduğunu söylüyor.
Translate from Turkish to English
Dış politikada yumuşak gücünü sert gücünün kapasitesinin üstünde kullanmaya kalkarsan kabak gibi ortada kalırsın.
Translate from Turkish to English