Learn how to use gülünç in a Turkish sentence. Over 81 hand-picked examples.
Tom onun gülünç olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Bu gülünç.
Translate from Turkish to English
Gülünç görüneceğiz.
Translate from Turkish to English
Gülünç görünüyorsun.
Translate from Turkish to English
Gülünç olacak.
Translate from Turkish to English
Kendimi Breaking Bad'in sonunun gülünç bir şekilde aceleye getirildiğini düşünmekten alıkoyamıyorum - yine de çok güzel bir dizi ama daha iyi olabilirdi.
Translate from Turkish to English
Bunun gülünç olduğunu düşündüğünü biliyorum.
Translate from Turkish to English
Bu çok gülünç.
Translate from Turkish to English
Senin fikrin gülünç.
Translate from Turkish to English
"Senin fikrin gülünç." "Gülünç mü?"
Translate from Turkish to English
O kadar gülünç değil.
Translate from Turkish to English
Gülünç olmaya başlıyor.
Translate from Turkish to English
İşte buna gülünç denir.
Translate from Turkish to English
Kendini gülünç duruma düşürme.
Translate from Turkish to English
O gülünç.
Translate from Turkish to English
Biz gülünç görünüyorduk.
Translate from Turkish to English
Sen gülünç davranıyorsun.
Translate from Turkish to English
Sanırım Tom gülünç.
Translate from Turkish to English
Bunun gülünç olduğunu düşünmüyor musun?
Translate from Turkish to English
Gülünç!
Translate from Turkish to English
Bu düpedüz gülünç.
Translate from Turkish to English
Bu kavram gülünç.
Translate from Turkish to English
Bu hikaye gülünç.
Translate from Turkish to English
Bu gülünç ötesinde.
Translate from Turkish to English
O fikir gülünç.
Translate from Turkish to English
Tom bunun gülünç bir fikir olduğunu düşünüyor.
Translate from Turkish to English
Eğer hayat gülünç ve saçma ise dert etmeyin çünkü bu en azından sıkıcı değil demektir.
Translate from Turkish to English
O çok gülünç olurdu.
Translate from Turkish to English
Güç mü? Para mı? Her şey şimdi çok gülünç görünüyor.
Translate from Turkish to English
O neden gülünç?
Translate from Turkish to English
Bu kesinlikle gülünç.
Translate from Turkish to English
Tek kelimeyle, gülünç.
Translate from Turkish to English
Bu sözleşme bütünüyle gülünç.
Translate from Turkish to English
Bana öğretmeyecek misin? Bu gülünç!
Translate from Turkish to English
Ne gülünç bir tartışma!
Translate from Turkish to English
Ne gülünç bir kavram!
Translate from Turkish to English
Gülünç olma.
Translate from Turkish to English
Onun gülünç göründüğünü düşündüm.
Translate from Turkish to English
Bunun kesinlikle gülünç olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English
O, onun ne kadar gülünç göründüğünü biliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom'a onun gülünç olduğunu söyledim.
Translate from Turkish to English
Ben bu gülünç pahalı elbiseyi hak edecek ne yaptım?
Translate from Turkish to English
O tamamen gülünç görünüyor.
Translate from Turkish to English
Önerdiğin şey gülünç.
Translate from Turkish to English
Ben bunu gülünç buluyorum.
Translate from Turkish to English
Ailen kendini gülünç duruma düşürdü.
Translate from Turkish to English
Kendini gülünç duruma düşürmeyi bırak. Herkes sana gülüyor.
Translate from Turkish to English
Burada fiyatlar gülünç derecede düşüktür.
Translate from Turkish to English
O biraz gülünç görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Bütün paralarını harcamak gülünç olurdu.
Translate from Turkish to English
Bunu yapmak gülünç olurdu.
Translate from Turkish to English
O kesinlikle gülünç.
Translate from Turkish to English
Fadıl'ın ölümü gülünç bir konu değildi.
Translate from Turkish to English
O hikaye giderek daha gülünç oluyordu.
Translate from Turkish to English
Sanırım gülünç görünüyorum.
Translate from Turkish to English
Galiba gülünç görünüyordum.
Bence gülünç görünüyorsun.
Sanırım sen gülünç görünüyordun.
Sanırım Tom gülünç görünüyor.
Gülünç bir manzaraydı.
O gösteri gülünç.
Bu şimdiye kadar gördüğüm en gülünç film.
Şimdiye kadar gördüğüm en gülünç film bu.
O şimdiye kadar gördüğüm en gülünç filmlerden biri.
O fikrin ne kadar gülünç olduğunun farkında mısın?
Bu planın ne kadar gülünç olduğunu farkında mısın?
Bunun ne kadar gülünç olduğunu görmüyor musun?
Bu oyunun gülünç göğüs fiziği var.
Tom gülünç göründüğümü söyledi.
Tom gülünç görünümlü bir şapka takıyordu.
Tom gülünç bir şapka takıyor.
Hem Tom hem de Mary gülünç görünüyordu.
Halifeliğin durumuna gelince, bunun bilim ve tekniğin ışığa boğduğu gerçek uygarlık dünyasında gülünç sayılmaktan başka bir durumu kalmış mıydı?
Ben bunu gülünç/saçma buluyorum.
Akla aykırı olduğu söylendiği için, dışsal ve yüce bir iradeye itaatten geri çekilmeyi istemek gülünç olur. Çünkü hükümetin prestiji, tebaasını kendi fikirlerine göre doğru ve yanlışı yargılamada özgür bırakmaması, yasama erkinin reçetelerine göre bırakmasında yatmaktadır.
Elias tüm tablolarını gülünç derecede düşük bir fiyata sattı.
Ne gülünç bir suçlama!
Ne gülünç bir fikir!
Bu elbisenin içinde kendimi gülünç hissediyorum.
“Fikrin çok gülünç/saçma.” - “Öyle mi?”
Gülünç duruma düşüyorsun!