Learn how to use gülmekten in a Turkish sentence. Over 81 hand-picked examples.
Seyirciler gülmekten patladı.
Translate from Turkish to English
Herkes gülmekten kırıldı.
Translate from Turkish to English
Onu gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Onu görür görmez gülmekten kırıldım.
Translate from Turkish to English
Ben kendimi gülmekten alamadım.
Translate from Turkish to English
Tom gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Tom gülmekten kendini tutamadı.
Translate from Turkish to English
O, gülmekten kırıldı.
Translate from Turkish to English
Onların hepsi gülmekten patladılar.
Translate from Turkish to English
Ona gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Gülmekten katılıyorum.
Translate from Turkish to English
O kadar komikti ki gülmekten karnıma ağrılar girdi.
Translate from Turkish to English
Onun şakasına gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Plana gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Onun şakasına gülmekten kendimizi alamadık.
Translate from Turkish to English
Onun esprilerine gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Onun saç tıraşına gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Kahkaha ile gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Prenses ona gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Herkes onun esprisine gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Tom gülmekten katıldı.
Translate from Turkish to English
Tom gülmekten vazgeçemedi.
Translate from Turkish to English
Kendimi gülmekten alamadım.
Translate from Turkish to English
Tom hafifçe gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Affedersiniz, gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Görünce gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Tom yüksek sesle gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Onun çocuksu samimiyetine gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
O hikayeyi duyduğumda gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Öğretmenin şakasına gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
O o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Onu düşündüğümde gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Tom o kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
O kekelemeye başladığında sınıf arkadaşları gülmekten kendilerini alamadılar.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye güldüğünde o geri gülmekten kendini alamadı.
Translate from Turkish to English
Onun çamurla kaplı yüz aşağı yattığını gördüğümde gülmekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English
Beni gülmekten çatlatıyorsun, Tom.
Translate from Turkish to English
Gülmekten kırıldılar.
Translate from Turkish to English
Tom'un gülmekten gözlerine yaş geldi.
Translate from Turkish to English
Bu video beni gülmekten kopardı.
Translate from Turkish to English
Shay David'in anlattığı fıkrayı duyduğunda gülmekten kırıldı.
Translate from Turkish to English
Gülmekten ölüyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un muz kabuğunda kaydığını gördüklerinde odadaki herkesin gülmekten gözleri yaşardı.
Translate from Turkish to English
Tom gülmekten kırıldı.
Translate from Turkish to English
Seyirci gülmekten patlıyor.
Translate from Turkish to English
Onun gülmekten başka çaresi yoktu.
Translate from Turkish to English
Gülmekten öleceğimi düşündüm.
Translate from Turkish to English
Hafif bir suçluluk duygusu olsa da o kendini gülmekten alamadı.
Artık kendimi gülmekten alamıyorum.
O o kadar komikti ki gülmekten homurdandım.
Kıkır kıkır gülmekten kendimi alamadım.
Kendimi ona gülmekten alamıyorum.
Güzel dişleri vardı. Onları göstermek için gülmekten hoşlanırdı.
Onun partideki davranışı o kadar komikti ki kendimi gülmekten alamadım.
Ona gülmekten kendimi alamıyordum.
Tom gülmekten hoşlanıyordu.
Partide o kadar çok komikti ki, kendimi gülmekten alıkoyamadım.
Onun dans ettiğini gördüğümde, kendimi gülmekten alamıyorum.
Gülmekten pantolonuma yaptım.
O beni çıplak gördüğünde gülmekten patladı.
Gülmekten kendini alamadı.
Tom gülmekten vazgeçti.
Tom gülmekten korktu.
Yaptığın salaklık karşısında kendimi gülmekten alamıyorum.
Tom gülmekten öldü.
Kendime gülmekten alıkoyamadım kendimi.
Gülmekten yarıldım.
Gülmekten yarıldık.
Koptum gülmekten.
Tom'un esprilerine gülmekten kendimizi alamadık.
Gülmekten başka bir şey yapamaz.
Gülmekten öldüm!
Gülmekten yerlere yattım!
Kendimi gülmekten alamıyorum.
Olanlara üzülmüyorsan bile bari gülmekten utan.
Ali herkesi gülmekten kırdı geçirdi.
Gülmekten yerlere yatıyorlar.
Gülmekten patlıyorlar adeta.
Tom gülmekten kırılıyordur.
Gülmekten kendimi alamıyorum.
Gülmekten öldüm.