Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "güneşli"

Learn how to use güneşli in a Turkish sentence. Over 78 hand-picked examples.

Bugün hava güneşli.
Translate from Turkish to English

Ilık, güneşli bir gün piknik için idealdir.
Translate from Turkish to English

Bugün güneşli bir gün.
Translate from Turkish to English

Ben, güneşli olacağını sanmıyorum.
Translate from Turkish to English

Yağmurlu veya güneşli fark etmez, hava nasıl olursa olsun açılış töreni saat dokuzda başlayacak.
Translate from Turkish to English

Yağmurlu veya güneşli fark etmez, atletizm yarışması düzenlenecek.
Translate from Turkish to English

Güneşli havaya rağmen, hava oldukça serindi.
Translate from Turkish to English

Güneşli bir günde, Tom çimende uzanmayı sever.
Translate from Turkish to English

Güneşli olacak gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Yarınki hava güneşli ve nadiren yağışlı olmalı.
Translate from Turkish to English

Yarın güneşli olup olmayacağını bilmek istiyoruz.
Translate from Turkish to English

Yarın güneşli olacak mı?
Translate from Turkish to English

Güneşli bir gün.
Translate from Turkish to English

Hava güneşli ve sıcaktı.
Translate from Turkish to English

Bizim oturma odası güneşli.
Translate from Turkish to English

Sanırım hava güneşli olacak.
Translate from Turkish to English

Güzel güneşli bir gündü.
Translate from Turkish to English

İçeride kalmak için çok güneşli.
Translate from Turkish to English

Güneşli olmasına rağmen, hava soğuktu.
Translate from Turkish to English

Güneşli günlerde sık sık yürüyüşe giderdik.
Translate from Turkish to English

Bugün İstanbul'da hava çok güneşli.
Translate from Turkish to English

Nisan ayında güneşli bir günde, yürüyüşe çıktık.
Translate from Turkish to English

Yarın hava güneşli olursa, pikniğe gideriz.
Translate from Turkish to English

Bugün güneşli bir gün
Translate from Turkish to English

Bu yaz güneşli günümüz çoktu.
Translate from Turkish to English

Hava güneşli.
Translate from Turkish to English

Güneşli olacak.
Translate from Turkish to English

Bankalar güneşli günde sana şemsiye vermeye çalışırlar ama yağmurlu günde sırtlarını dönerler.
Translate from Turkish to English

Güneşli bir gün olmasına rağmen hava soğuk.
Translate from Turkish to English

Odam güneye bakar, bu onu güneşli ve rahat yapar.
Translate from Turkish to English

Hava güneşli olduğunda gitmek güzel olurdu.
Translate from Turkish to English

Dışarıda havanın güneşli olup olmayacağını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English

Onun ani ölümünün haberi, güneşli bir günde gök gürültüsü gibiydi.
Translate from Turkish to English

Kambur ay biz ayın tam güneşli yüzünü görene kadar her gece şişmanlıyor gibi görünür. Biz bu faza dolunay diyoruz.
Translate from Turkish to English

Ay gökyüzündeki Güneşten doğuya doğru hareket eder, biz her gece ayın güneşli tarafını biraz daha çok görürürüz.
Translate from Turkish to English

Yarın öğleden sonra güneşli olacak.
Translate from Turkish to English

Güneşli günlerde, sahil çok kalabalık olur.
Translate from Turkish to English

Sadece şimdi güneşli.
Translate from Turkish to English

"Güneş sarıdır. Bu sizin bakış açınıza bağlı. Ben sarılığın güneşli olduğu fikrindeyim."
Translate from Turkish to English

Bugün hava güneşli ama soğuk.
Translate from Turkish to English

Almanya güneşli bir ülke değil.
Translate from Turkish to English

Hava güneşli ama su soğuk.
Translate from Turkish to English

Oh, güneşli havada yağan yağmur var.
Translate from Turkish to English

Güneşli olsa da hava soğuktu.
Translate from Turkish to English

Bugün hava güneşli, bu yüzden herkes güneş gözlüğü takıyor.
Translate from Turkish to English

Güneşli bir hafta sonu bir dağ kaçamağı için mükemmeldir.

Sanırım yarın güneşli olacak.

Oda güneşli.

Biz alışveriş merkezine gittiğimizde güneşli bir gündü.

Pazartesi ve güneşli.

Pikniğe gitmek için güneşli havadan yararlandık.

Ben de hafta sonunda güneşli hava için umut ediyorum.

Bugünkü hava, ara sıra bulutlu güneşli.

Havalar nasıl olursa olsun, yeterki sizin havanız güneşli olsun.

Şu anda güneşli.

Bugün güneşli olacağını umuyordum.

Burada hava güneşli.

Burası güneşli.

Dün güneşli bir gün müydü?

Umarım yarın güneşli olur.

Yarın güneşli olacağını umuyorum.

Hepinize güneşli ve mutlu bir gün diliyorum. Hayırlı işler.

Hava güneşli olacak.

2018 kendini bu Yılbaşı günündeki gibi güneşli, umut, sağlık ve güç dolu, keyifli ve olumlu göstersin. Her şey gönlünüzce olsun arkadaşlarım!

Şanslıysak, yarın güneşli olacak.

Dünyamızın güneşli tarafındayken asla gölgeli tarafını unutmamamız lazım.

Hava bugün sıcak ve güneşli.

Umarım hava yarın güneşli olur.

Güneşli günlerde çimlerin üzerinde yatmayı sever.

Genelde hava çok güneşli değilken bile güneş gözlüğü takar.

Bugün hava güneşli ama soğuktu.

Bu günlerde havanın güneşli olması pek imkân dahilinde değil.

Bugün güzel, güneşli bir gün ve kendimi harika hissediyorum.

Bugün hava çok güneşli.

Öğretmenlerinin teşvikiyle cesaretlendirilen Pharamp, güneşli kariyerine yarın başlıyor.

İspanya oldukça güneşli bir ülke.

"Sizin orada havalar nasıl?" "Güneşli."

Baharda hava kimi zaman güneşli, kimi zaman yağmurludur.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English