Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "gürültüye"

Learn how to use gürültüye in a Turkish sentence. Over 59 hand-picked examples.

O gürültüye katlanamam.
Translate from Turkish to English

O gürültüye daha fazla dayanamadım.
Translate from Turkish to English

Artık bu gürültüye dayanamam.
Translate from Turkish to English

Artık gürültüye katlanamam.
Translate from Turkish to English

John gürültüye tahammül edemez.
Translate from Turkish to English

Tom bu gürültüye daha fazla dayanamayacağını söylüyor.
Translate from Turkish to English

Ben gürültüye alışkınım.
Translate from Turkish to English

Gürültüye katlanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu gürültüye katlanamam.
Translate from Turkish to English

Bu gürültüye katlanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Bu gürültüye katlanmak zorunda olmamalıyım.
Translate from Turkish to English

Ben bütün bu gürültüye dayanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Gürültüye dayanabiliyor musun?
Translate from Turkish to English

Gürültüye artık katlanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Bütün bu gürültüye dayanamam.
Translate from Turkish to English

O gürültüye dayanamıyorum.
Translate from Turkish to English

O gürültüye daha fazla dayanamam.
Translate from Turkish to English

Bir an bile o gürültüye tahammül edemem.
Translate from Turkish to English

O gürültüye daha fazla katlanamam.
Translate from Turkish to English

Gürültüye alışmak uzun zamanımı aldı.
Translate from Turkish to English

Gürültüye daha fazla katlanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Gürültüye daha fazla dayanamadım.
Translate from Turkish to English

Gürültüye dayanamam.
Translate from Turkish to English

Gürültüye katlanamam.
Translate from Turkish to English

Yakında gürültüye alışacaksın.
Translate from Turkish to English

Yakında gürültüye alışacaksınız.
Translate from Turkish to English

Gürültüye nasıl katlanıyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Daha ne kadar bu gürültüye katlanacağız?
Translate from Turkish to English

Bu gürültüye artık dayanamıyorum.
Translate from Turkish to English

O kadar gürültüye katlanamam.
Translate from Turkish to English

Tüm bu gürültüye nasıl tahammül ediyorsun?
Translate from Turkish to English

Gürültüye aldırmamaya çalış.
Translate from Turkish to English

Yüksek gürültüye rağmen konuşmaya devam etti.
Translate from Turkish to English

Bütün bu gürültüye neyin sebep olduğunu bulabilip bulamayacağını anlayabilir misin?
Translate from Turkish to English

Sen gürültüye çok duyarlısın.
Translate from Turkish to English

Caddeden gelen gürültüye katlanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Gürültüye nasıl katlanabiliyorsun?
Translate from Turkish to English

Gürültüye nasıl katlanıyorsun?
Translate from Turkish to English

O, yaşlı kadına kasabadaki tüm gürültüye ve ışığa neyin sebep olduğunu sordu.
Translate from Turkish to English

Bütün bu gürültüye katlanmak zorundasın.
Translate from Turkish to English

Çocuklar evdeyken bir sürü gürültüye katlanmak zorundayız.
Translate from Turkish to English

O gürültüye artık dayanamıyorum.
Translate from Turkish to English

Kendimi gürültüye alıştırmam uzun zaman aldı.
Translate from Turkish to English

Bu gürültüye daha fazla dayanamıyorum artık.
Translate from Turkish to English

Bütün bu gürültüye nasıl katlanabileceğinizi bilmiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben sokaktaki tüm bu gürültüye dayanamam.
Translate from Turkish to English

Onlar yoğun bir yol yakınında yaşıyor ama şimdiye kadar gürültüye alışmış olmalılar.
Translate from Turkish to English

Tom gürültüye katlanamadı.
Translate from Turkish to English

Bu gürültüye daha fazla katlanamam.
Translate from Turkish to English

Bu kadar çok gürültüye alışkın değiliz.
Translate from Turkish to English

Gürültüye alışmam uzun zaman aldı.

Çok fazla gürültüye alışkın değiliz.

Tüm bu gürültüye katlanmak zorundasın.

Gürültüye alıştım.

Bu gürültüye daha fazla katlanamadığını söylüyor.

Gürültüye daha fazla dayanamadığını söylüyor.

Gürültüye ne sebep oluyor?

Sen dışarıdaki gürültüye sinir oluyorsun.

Okuldaki gürültüye mi sinir oluyorsun?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English