Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "güzel"

Learn how to use güzel in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Doğduğum yer olan Nagasaki, güzel bir liman kentidir.
Translate from Turkish to English

Güzel soru.
Translate from Turkish to English

Ev güzel.
Translate from Turkish to English

Dünya güzel bir gezegendir.
Translate from Turkish to English

YouTube güzel bir web sitesi değil.
Translate from Turkish to English

O çok güzel.
Translate from Turkish to English

O oldukça güzel söyledi.
Translate from Turkish to English

Onun böyle güzel bir teklifi reddetmesine şaşırdım.
Translate from Turkish to English

Ne güzel bir gökkuşağı!
Translate from Turkish to English

Tony'nin güzel bir sesi var.
Translate from Turkish to English

İsviçre, çok güzel bir ülkedir ve ziyaret edilmeye değerdir.
Translate from Turkish to English

Ukraynalı kızlar, dünyanın en güzel kızlarıdır.
Translate from Turkish to English

Gerçekten güzel koktu.
Translate from Turkish to English

Sahiden güzel koktu.
Translate from Turkish to English

Japonya güzel kentlerle doludur. Örneğin Kyoto ve Nara.
Translate from Turkish to English

Londra'da birçok güzel park vardır.
Translate from Turkish to English

Güzel bir gün.
Translate from Turkish to English

Ne güzel vuruş!
Translate from Turkish to English

Ne güzel bir gün batımı!
Translate from Turkish to English

Ne güzel bir bahçe.
Translate from Turkish to English

Ne güzel bir çiçek!
Translate from Turkish to English

O, bize güzel bir şapka gösterdi.
Translate from Turkish to English

Bu bayrak çok güzel.
Translate from Turkish to English

Neden cümleler? ... diye sorabilirsiniz. Güzel, çünkü cümleler daha ilgi çekicidir.
Translate from Turkish to English

Yarın hava güzel olur mu bilmiyorum, ama eğer yarın hava güzel olursa biz piknik yapacağız.
Translate from Turkish to English

Bahçe güzel sarı çiçeklerle doluydu.
Translate from Turkish to English

Okulda güzel sanatlar okuyor.
Translate from Turkish to English

Konuşması birçok güzel cümle içeriyordu.
Translate from Turkish to English

Japonya'da bir sürü güzel mekân var.
Translate from Turkish to English

O, annesi gibi güzel.
Translate from Turkish to English

Güzel, gece çok uzun, değil mi?
Translate from Turkish to English

Onun için ikisinin daha güzel oluşu çok önemliydi.
Translate from Turkish to English

Gazetede güzel bir kız var.
Translate from Turkish to English

Kahverengi saçın çok güzel olduğunu düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English

Onlar bana çok sayıda güzel fotoğraf gösterdiler.
Translate from Turkish to English

Sonunda aklıma güzel bir fikir geldi.
Translate from Turkish to English

Kız kardeşim bana güzel bir oyuncak bebek yaptı.
Translate from Turkish to English

Resident Evil 4, hayatımda oynadığım en güzel oyunlardan biridir.
Translate from Turkish to English

Güzel bir manzaraydı.
Translate from Turkish to English

Japonya güzel manzarasıyla tanınır.
Translate from Turkish to English

Dünyadaki en güzel yer hangisidir?
Translate from Turkish to English

Kanada civarında bir yerde birkaç dönüm karla ilgili iki ulusun savaşta olduğunu ve bu güzel savaşa tüm Kanada'nın değdiğinden daha çok para harcadıklarını bilirsiniz.
Translate from Turkish to English

Ne güzel bir sürpriz!
Translate from Turkish to English

Floransa, İtalya'daki en güzel şehirdir.
Translate from Turkish to English

Sonbaharda ay gerçekten güzel.
Translate from Turkish to English

Estonyalı güzel bir bayanla evleneceğim.
Translate from Turkish to English

Libusza çok güzel ve akıllı bir kızdır. O yüzden ben de onun en iyi arkadaşıyım.
Translate from Turkish to English

Małgorzata'yı bir melek gibi seviyorum. Güzel yüzüne ve sarı saçlarına kurban olayım!
Translate from Turkish to English

Wienczysława, işyerindeki en güzel esmerdir.

Bożena, güzel ötesi sarı saçlı bir kızdır. Ayrıca o, bizim okuldaki en güzel öğrencidir.

Jolanta, Bronisław'ın üniversitesinden gelen, çok güzel bir genç kızdır.

Eşim Lidia güzel, akıllı bir bayandır.

Łazarz'nın çocukları, anneleri Felicja'nın dünyadaki en güzel bayan olduğunu düşünüyorlar.

Sydney'in güzel bir doğal limanı vardır.

Yüksek yerlerde arkadaşlara sahip olmak güzel olmalı.

Böyle güzel bir kız hiç görmedim.

Estonyalı güzel bir kadınla evleneceğim.

Benim ana dilim, annemin verdiği en güzel hediyedir.

Litvanya güzel bir ülkedir.

Güzel bir fırsatı tepmeyin.

Ben daha önce böyle güzel bir kız hiç görmemiştim.

Bu güzel resmi kim yaptı?

Çaba güzel sonuçlar üretir.

Yanı başımda güzel bir kız buldum.

Havanın güzel olup olmayacağını merak ediyorum.

Havanın güzel olacağını umuyorum.

Tarz güzel, ama farklı bir renginiz var mı?

O, asla güzel değil.

Bahçe güzel çiçeklerle doluydu.

Amcam her ne zaman gelse, o bizim için bazı güzel şeyler getirir.

Ne kadar güzel olduğunu unutmuştum.

Anne geçen Pazar bana güzel bir elbise aldı.

Geçtiğimiz Pazar annem bana güzel bir elbise aldı.

Gözlerin güzel bir kadınla karşılaştığında, onu çok şaşırt.

Hiç kuşkusuz o bir güzel, ama onun hataları var.

O, oyun için güzel bir önsöz yazdı.

Güzel Fransızca lisanı kayboldu.

Uçaktan bakıldığında, ada çok güzel görünüyor.

Adanın güzel bir limanı var.

O bir Japon kimonosunun içinde kesinlikle güzel görünüyor.

Onun güzel olduğu doğrudur, ama bencil.

O güzel bir T-shirt.

Bu jöleler güzel.

Tavus kuşu ( Inachis io ) güzel ve kolayca tanınabilen bir kelebektir.

Tesadüfen güzel bir kıza rastladım.

O, orada ne olduğu ile ilgili güzel bir açıklama yazdı.

O güzel kız kim?

O güzel görünümlü kızı tanıyor musunuz?

O güzel kuş her gün ötmekten başka bir şey yapmadı.

O güzel küçük kıza bakın.

O güzel kız benim kız kardeşim.

Biz güzel manzaraya bakarak ayakta durduk.

Sakin olun. Ben her şeyin güzel olacağına sizi temin edebilirim.

Hile çok güzel çalıştı.

Mary son derece güzel bir kız.

Onun bir tepenin üzerinde yer alan evinin güzel bir manzarası var.

Tepenin üstünde güzel bir kilise duruyor.

Japonya güzel şehirlerle doludur. Kyoto ve Nara, örneğin.

Japonya'da çok sayıda güzel yerler vardır.

Japonya'da hiç güzel parklar var mıdır?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English