Learn how to use güzelce in a Turkish sentence. Over 22 hand-picked examples.
O, güzelce piyano çaldı.
Translate from Turkish to English
Tom güzelce eğleniyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un yaratıcı düşüncesi Mary'nin örgütsel yeteneklerini güzelce tamamladı.
Translate from Turkish to English
Ateş artık güzelce yanıyor.
Translate from Turkish to English
Umarım güzelce dinlenirsin.
Translate from Turkish to English
Bebeğin altını değiştirdikten sonra ellerinizi güzelce yıkamanız çok önemlidir.
Translate from Turkish to English
Onun güzelce çalıştığını düşündüm.
Translate from Turkish to English
Bu güzelce işe yaradı.
Translate from Turkish to English
Her şey güzelce istenen sonucu verdi.
Translate from Turkish to English
Kilise çiçeklerle güzelce dekore edildi.
Translate from Turkish to English
Dün akşam arkadaşlarla güzelce eğlendik.
Translate from Turkish to English
Güzelce dinlen!
Translate from Turkish to English
Hamuru güzelce yoğurmazsan, ekmeğin iyi pişmez.
Translate from Turkish to English
Güzelce not al.
Translate from Turkish to English
Konuya güzelce hazırlandı.
Translate from Turkish to English
Lütfen pencereleri güzelce kapat.
Translate from Turkish to English
Kartopu yapmak için önce eline biraz kar alırsın, sonra da onu iki avcunun içinde güzelce yuvarlarsın.
Translate from Turkish to English
Saçlarını güzelce topla.
Translate from Turkish to English
İçeri girmeden ayakkabılarını paspasa güzelce sil.
Translate from Turkish to English
Dışarıdan gelince ellerini güzelce yıka.
Translate from Turkish to English
Şişeyi çantana koymadan kapağını güzelce sık.
Translate from Turkish to English
Toplumun geleceği, çocukların sağlıklı olmaları ve güzelce büyümelerine bağlıdır.
Translate from Turkish to English