Learn how to use güzellik in a Turkish sentence. Over 82 hand-picked examples.
Bir güzellik salonunda hoş ve mutlu bir zaman geçirmeye ne dersin?
Translate from Turkish to English
O düzenli bir güzellik.
Translate from Turkish to English
Danny'n güzellik duygusu yoktur.
Translate from Turkish to English
O gerçek bir güzellik.
Translate from Turkish to English
O bir güzellik salonu çalıştırıyor.
Translate from Turkish to English
Güzellik sadece yüzeyseldir.
Translate from Turkish to English
Onun güzellik duygusu yoktur.
Translate from Turkish to English
Çok sayıda güzellik örnekleri vardır.
Translate from Turkish to English
Onun güzellik avantajı vardır.
Translate from Turkish to English
Onunki gibi güzellik nadirdir.
Translate from Turkish to English
Güzellik tanımın ötesindedir.
Translate from Turkish to English
Annem güzellik salonuna gitti.
Translate from Turkish to English
Güzellik yarışmasına katıldı.
Translate from Turkish to English
Güzellik yarışmasına katılmayı planlıyor.
Translate from Turkish to English
Güzellik özneldir.
Translate from Turkish to English
Bu caddede üç tane güzellik salonu var.
Translate from Turkish to English
Haftada en az bir kez güzellik salonuna gider.
Translate from Turkish to English
Güzellik ona bağışlanmış.
Translate from Turkish to English
Türkiye'de ilk güzellik yarışması, 1929 yılında Cumhuriyet gazetesi tarafından düzenlendi ve Feriha Tevfik, ilk güzellik kraliçemiz oldu.
Translate from Turkish to English
1933 yılında, Türkiye güzeli olarak Belçika'nın Spa kentinde yapılan Uluslararası Güzellik Yarışması'na katılan Keriman Halis, Dünya Güzeli seçildi.
Translate from Turkish to English
Güzellik yarışmasını kazandı.
Translate from Turkish to English
Mary yıllar boyunca güzellik ürünlerine binlerce dolar harcadı.
Translate from Turkish to English
Güzellik, görendedir.
Translate from Turkish to English
En büyük güzellik, ruh güzelliğidir.
Translate from Turkish to English
O bir güzellik yarışmasını kazandı.
Translate from Turkish to English
O, güzellik salonuna gitti.
Translate from Turkish to English
Mary güzellik salonuna gitti.
Translate from Turkish to English
Dünya güzellik tarafından kurtarılacak.
Translate from Turkish to English
Bu ne güzellik!
Translate from Turkish to English
Güzellik bir kişinin karakteri hakkında bir şey söylemez.
Translate from Turkish to English
Geçen yılki güzellik yarışmasında kazananın adının ne olduğunu biliyor musunuz?
Translate from Turkish to English
Güzellik kendinde güzeldir.
Translate from Turkish to English
Güzellik, kısa ömürlü zorbalıktır.
Translate from Turkish to English
Güzellik kısa süreli zulümdür.
Translate from Turkish to English
Güzellik kısa süreli tiranlıktır.
Translate from Turkish to English
Güzellik önemli değildir.
Translate from Turkish to English
Güzellik solar.
Translate from Turkish to English
Asalet boyda değil soyda, incelik belde değil dilde, doğruluk sözde değil özde, güzellik yüzde değil yürekte olur.
Translate from Turkish to English
Güzellik salonu cumartesi günleri doludur.
Translate from Turkish to English
Bu kentte üç tane güzellik salonu var.
Translate from Turkish to English
Bu bir güzellik yarışması değil.
Translate from Turkish to English
Gerçek güzellik içten gelir.
Translate from Turkish to English
Güzellik, yaşamın nedenidir.
Translate from Turkish to English
Buraya yakın iyi bir güzellik salonu önerebilir misin?
Translate from Turkish to English
Zaman iyi bir hekim ama kötü bir güzellik uzmanıdır.
Translate from Turkish to English
Zarafeti olmayan güzellik kokusu olmayan bir gül gibidir.
Translate from Turkish to English
Güzellik bir görüş meselesidir ama çirkinlik evrenseldir.
Güzellik için tek bir ölçüt yoktur.
Pek çok farklı güzellik türü vardır.
O bir güzellik yarışmasına katılmak niyetinde.
Linda, güzellik yarışmasındaki katılımcılardan biridir.
Doğa ona zeka ve güzellik vermiş.
Başkanlık seçimi güzellik yarışması değildir.
Güzellik tuhaf şeyler yapabilir.
Mary bir güzellik yarışmasına girdi.
Güzellik algısı zamanla değişti.
Güzellik ürünlerini Kanada domuzları üzerinde test ettiler.
Mary güzellik yarışmasını kazandı.
Leyla yarı zamanlı bir güzellik uzmanıydı.
Bazen onunla güzellik salonunda karşılaşıyorum.
Her şeyde güzellik vardır, ama herkes görmez. Hayatın güzelliklerini yakaladığınız bir gün olsun.
Mary bir güzellik uzmanıdır.
Sami'nin kız arkadaşı bir güzellik yarışmasına girdi.
"Ne var ne yok?" "Ne olsun? İyilik, güzellik."
Güzellik ondur, dokuzu dondur.
Selam, güzellik!
Bu ne güzellik böyle.
Güzellik başa bela.
Yap bir güzellik.
İç güzellik, dış güzellikten daha önemlidir.
Zorla güzellik olmaz.
Biz kendi güzel ülkemizi, her eve güzellik getirerek yeniden büyütebiliriz. Yeniden güzelleştirebiliriz.
Bir asfaltı her gün sulasan da sana çiçek veremez, çünkü asfaltın tabiatında güzellik yoktur. Bazı insanlar da aslfalt gibidir.
Önemli olan iç güzellik deriz ama dışı lekeli karpuzu bile almayız.
Güzellik kavramı görecelidir.
Güzellik kavramı herkes için farklıdır.
Mary her geçen yıl güzelliğine güzellik katıyor.
Ülkesine dönmek üzere olan İngiliz güzellik uzmanı tutuklandı ve ABD'de 60 yıl hapis cezasıyla karşı karşıya.
Güzellik objektif olarak değerlendirilemez.
Güzellik her şey değildir, zeka da gereklidir.
Güzellik her şey değildir, karakter de gereklidir.
Ah, bu ne güzellik!