Learn how to use gayret in a Turkish sentence. Over 62 hand-picked examples.
Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibarıyla, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
Translate from Turkish to English
Sözlüklerini kullanma alışkanlığı oluşturmaya gayret etmelisin.
Translate from Turkish to English
Eğer gayret edersen İngilizceni geliştirebilirsin.
Translate from Turkish to English
Ben hızlı koşmak için gayret ettim.
Translate from Turkish to English
O, gayret etseydi başarırdı.
Translate from Turkish to English
Her sabah erken kalkmaya gayret edeceğim.
Translate from Turkish to English
O, işi için hiç gayret göstermedi.
Translate from Turkish to English
Eğer gayret etmezse, hiç kimse İngilizceye hakim olamaz.
Translate from Turkish to English
Başarısızlık nedenin yeterince gayret etmemendir.
Translate from Turkish to English
Tom gayret ederse onu yapabilir.
Translate from Turkish to English
Haydi gayret!
Translate from Turkish to English
Fransızca öğrenmek için gayret etti.
Translate from Turkish to English
Gelecek sefer daha çok gayret edeceğim.
Translate from Turkish to English
Yakın arkadaşların bile arkaşlıklarını devam ettirebilmek için gayret göstermeleri gerekir.
Translate from Turkish to English
Sigarayı bırakmak için çok gayret ediyor.
Translate from Turkish to English
Kız gözyaşlarını tutmak için çok gayret etti.
Translate from Turkish to English
Herkesi olduğu gibi seviyorum siz de beni olduğum gibi sevin eksiklerimin farkındayım tamamlamak için gayret edeceğim.
Translate from Turkish to English
Bu kadar gayret göstermen senin tarafından çok güzeldi.
Translate from Turkish to English
Yeterince gayret etmiyorsun.
Translate from Turkish to English
Nehri taşırmamaya gayret etmeniz lazım.
Translate from Turkish to English
Kalp kırmamaya ve insanları dinlemeye gayret ediyorum.
Translate from Turkish to English
Problemi çözeyim derken daha büyük problemler çıkarmamaya gayret et.
Translate from Turkish to English
Hava soğuyor. Üşütmemeye gayret et.
Translate from Turkish to English
Mutluluk mevcut olmadığı için, onsuz mutlu olmaya gayret etmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Görevini yapmak için gayret etti.
Translate from Turkish to English
Görevini yapmak için gayret ettik.
Translate from Turkish to English
Görevlerini yapmak için gayret ettiler.
Translate from Turkish to English
Hiç olmazsa dikkatli olmaya gayret et.
Translate from Turkish to English
O başarılı olmak için gayret ediyor.
Translate from Turkish to English
Bu şansı ziyan etmemeye gayret et.
Translate from Turkish to English
Ha gayret!
Translate from Turkish to English
Bunu çok istiyorsam gayret göstermem lazım. Başka şansım yok.
Translate from Turkish to English
Ölen adam bir şey söylemeye gayret etti ama söyleyemedi.
Translate from Turkish to English
İşimi bitirmek için gayret ettim.
Translate from Turkish to English
Biraz daha gayret et ve zirveye ulaşacaksın.
Translate from Turkish to English
Mutluluk olmadığı için onsuz mutlu olmaya gayret etmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Hepimiz ölümsüzlük için gayret etmeliyiz.
Translate from Turkish to English
Sigarayı bırakmak için gayret etmelisin.
Translate from Turkish to English
Görevimi yapmak için gayret ettim.
Translate from Turkish to English
Tom bize Birleşik Devletler hükûmetinin Rusya'nın emniyetini cidden tehdit eden bir silah bağdarlaması icra etmeye gayret ettiğini söyledi.
Söylemeye gerek yok, gayret mutluluğa götüren bir anahtardır.
Thomas, biraz gayret et!
Fakirlere sürekli yardım etmeye gayret etti.
Gayret etsen, elinden gelir.
İyi bir sonucu ele almak için, gayret etmek lazımdır.
İyi bir sonuç elde etmek için, gayret etmek gerektir.
Ani hareketler yapmamaya gayret ediyorum.
Okulda daha fazla gayret etmek zorundayım.
O amacına ulaşmak için gayret eder.
Gayret bizden, tevfik Allah'tan.
Kuru gayret çarık eskitir.
Biraz gayret sarf et.
Biraz gayret et.
Uyumamaya gayret ediyorum.
Geç kalmamaya gayret ettim.
Elimizden geldiği kadar gayret ediyoruz.
Ha gayret, bitmek üzere.
Yanni gariban mahallelerdeki çocukları futbola yönlendirmek için gayret sarf ediyordu.
Bunu başarabilirsin, biraz daha gayret et.
Ara ara nişanlına iltifatlar etmeye gayret göster. Yalancıktan da olsa bu kadınların hoşuna gider.
Hata yaptığında, kabul etmek ve tekrar yapmamak için gayret etmek bir büyüklük göstergesidir.
Cehaletin bu kadarı kolay kazanılmaz; (cehalet kazanayım diye) gayret göstermeden bu kadar cehalet elde edilemez.