Learn how to use gazeteci in a Turkish sentence. Over 51 hand-picked examples.
Gazeteci çocuk hava nasıl olursa olsun gazeteleri dağıtır.
Translate from Turkish to English
Ben bir gazeteci olmayı umuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom bir gazeteci olmaya niyetleniyor.
Translate from Turkish to English
Gazeteci politikacıyı eleştirdi.
Translate from Turkish to English
Gazeteci, teröristler tarafından kaçırıldı.
Translate from Turkish to English
Tom bir gazeteci olmak için kararını verdi.
Translate from Turkish to English
Gazeteci olmak için kararımı verdim.
Translate from Turkish to English
O bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
Tom bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
O bir serbest gazeteci.
Translate from Turkish to English
Gazeteci görüşmelerdeki her bir yeni gelişmeyi bildirdi.
Translate from Turkish to English
Gazeteci olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Erkek arkadaşım gazeteci.
Translate from Turkish to English
Politikacı olmanın yanı sıra bir gazeteci ve öğretmendi.
Translate from Turkish to English
Gazeteci olmak istiyorsan dikkatli olmalısın.
Translate from Turkish to English
Melanie bir gazeteci olarak çalışıyor.
Translate from Turkish to English
Tom büyük bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
Tom bir serbest gazeteci.
Translate from Turkish to English
O bir gazeteci ise ben bir yıldızım.
Translate from Turkish to English
Tom bir gazeteci olarak çalışır.
Translate from Turkish to English
Bir gazeteci olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Bir gazeteci olmak istedim.
Translate from Turkish to English
Kuzenim bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
Gazeteci misin?
Translate from Turkish to English
Gazeteci açıklamıyor.
Translate from Turkish to English
Ne iyi bir gazeteci yapar?
Translate from Turkish to English
Tom bir gazeteci değil.
Translate from Turkish to English
Gazeteci acil bir durumda bile sakindi.
Translate from Turkish to English
Tom öğretmen ve gazeteci olarak çalıştı.
Translate from Turkish to English
Tom bir öğretmen ve gazeteci olarak çalıştı.
Translate from Turkish to English
Bir gazeteci olarak onun kariyeri seçkin başarılarla doluydu.
Translate from Turkish to English
Gazeteci çocuk tüm hava koşullarında dağıtır.
Translate from Turkish to English
O bir gazeteci tarafından yöneltilen ani soruya şaşırmış görünüyordu.
Translate from Turkish to English
Oğlum bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
Tom tipik bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
1906'da bir gün gazeteci Tad Dorgan adlı bir karikatürist bir beyzbol maçına çıktı.
Translate from Turkish to English
Tom bir gazeteci olarak çalıştı.
Translate from Turkish to English
Ailesi onun gazeteci olma isteğini desteklemiyordu.
Translate from Turkish to English
Bir defasında İspanyol bir gazeteci İngilizce'de ''hindiler'' anlamına gelen ''turkeys'' kelimesini, yine İngilizce'de ''Türkler'' anlamına gelen ''Turks'' ile karıştırdı.
Translate from Turkish to English
Gazeteci olmak istiyordum.
Translate from Turkish to English
Tom Boston merkezli bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
Ben gazeteci değilim.
Translate from Turkish to English
Gazeteci değilim.
Translate from Turkish to English
Tom'un gazeteci olduğunu biliyorum.
Translate from Turkish to English
Gazeteci olmaya karar verdi.
Translate from Turkish to English
Tahminen kaç gazeteci işten çıkarıldı?
Translate from Turkish to English
İstanbul'da protesto eden bir gazeteci.
Translate from Turkish to English
Balkanlar'da gazeteci olmak zor olabilir.
Translate from Turkish to English
İyi bir gazeteci her zaman nesnel olabilmelidir.
Translate from Turkish to English
En beğendiğin gazeteci kim?
Gazeteci kaynağını açıklamak zorunda değildir.