Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "geçerli"

Learn how to use geçerli in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Bu kuralın geçerli olmadığı bazı durumlar vardır.
Translate from Turkish to English

Önermenin geçerli olup olmadığı üzerinde düşünmelisin.
Translate from Turkish to English

Bu geçerli bir bakış açısıdır.
Translate from Turkish to English

Bu kural geçerli değildir.
Translate from Turkish to English

Bu vize ne kadar geçerli?
Translate from Turkish to English

O zaman verdiğim söz hâlâ geçerli.
Translate from Turkish to English

Bu pasaport beş yıl için geçerli.
Translate from Turkish to English

Bu kural her durumda geçerli değildir.
Translate from Turkish to English

Bu bilet bir hafta daha geçerli.
Translate from Turkish to English

Bu bilet üç ay için geçerli.
Translate from Turkish to English

Kart, Ocak 2006 tarihine kadar geçerli.
Translate from Turkish to English

Benim düşüncem ofiste pek geçerli sayılmaz.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom'un geçerli bir amacı var.
Translate from Turkish to English

Kuralların her zaman geçerli olmadığını eller cebe girdiğinde anladım.
Translate from Turkish to English

Lütfen geçerli bir e-posta adresi giriniz.
Translate from Turkish to English

Birtakım Avrupa ülkelerinde geçerli para birimi avrodur. Simgesi € şeklindedir. Bir avro yaklaşık iki Türk lirası değerindedir.
Translate from Turkish to English

Ayılar gün içinde gece uyuduklarından daha çok uyurlar, ne var ki bu yazları, yirmi dört saat boyunca gündüz olduğundan geçerli değildir.
Translate from Turkish to English

Sözünden dönenlere verdiğim hiçbir söz geçerli değil.
Translate from Turkish to English

Aynısı sizin için de geçerli.
Translate from Turkish to English

Yasa 1 Nisan'dan itibaren geçerli olacak.
Translate from Turkish to English

Bu hipotezin geçerli olup olmadığını düşünmemiz lazım.
Translate from Turkish to English

Bu bilet bir ay geçerli.
Translate from Turkish to English

Pasaportun ne zamana kadar geçerli?
Translate from Turkish to English

Bunun için geçerli bir açıklamam var.
Translate from Turkish to English

Pasaport geçerli bir kimlik belgesidir.
Translate from Turkish to English

Benim ondan nefret etmem için geçerli bir nedenim yok.
Translate from Turkish to English

Metodların artık geçerli değil.
Translate from Turkish to English

O kuralın geçerli olmadığı durumlar vardır.
Translate from Turkish to English

Senin kuralların benim için geçerli değil.
Translate from Turkish to English

Kuralların benim için geçerli değil
Translate from Turkish to English

O geçerli bir sebep mi?
Translate from Turkish to English

Bu kurallar artık geçerli değil.
Translate from Turkish to English

Eski kurallar geçerli değil.
Translate from Turkish to English

Bu kural acil durumlarda geçerli değildir.
Translate from Turkish to English

O bilet 29 Nisana kadar geçerli.
Translate from Turkish to English

Söz hâlâ geçerli.
Translate from Turkish to English

Bu teklif sadece sınırlı bir süre için geçerli.
Translate from Turkish to English

Aynısı senin için de geçerli.
Translate from Turkish to English

Bu kanun Japonya'da geçerli değil.
Translate from Turkish to English

Kural bizim durumumuzda geçerli değildir.
Translate from Turkish to English

Kural bu durumda geçerli değil.
Translate from Turkish to English

Bu kural her durumda geçerli değildir
Translate from Turkish to English

Geçerli puan aldın mı, ne dersin?
Translate from Turkish to English

Pasaportum artık geçerli değil.
Translate from Turkish to English

Aynısı benim için de geçerli.
Translate from Turkish to English

Burada aynısı geçerli.
Translate from Turkish to English

Size gösterilen kurallar geçerli değil, gözükmeyen kurallar geçerli. Yani siz suçsuz olsanız da suçlanabilirsiniz.

Dininiz tüm Güneş Sistemi'nde geçerli mi?

Geçerli bir pasaportun var mı?

Tom'un söylediği bu durumda geçerli değil.

Geçerli Fransızca konuşmama rağmen benim Jérôme'nin düğününde konuşma yapabileceğimi bekleme.

O, geçerli Fransızca konuşuyor ama o anlaşılır biçimde Almancada daha akıcı.

Benim ehliyetim üç yıl daha geçerli.

Geçerli bir kimlik belgesi gereklidir.

Biletler üç gün boyunca geçerli.

O geçerli bir karşılaştırma değil.

Tom'un geçerli bir hususu var.

Bana geçerli bir neden vermedikçe senden boşanmayı planlamıyorum.

Dünyada sonsuzluktan daha korkunç bir şey varsa, o zaman bu muhtemelen benim diploma tezinin geçerli ilerlemesidir.

Onun hakkında sana söylediğim şey onun erkek kardeşi için de geçerli.

Bu bilet bütün yıl için geçerli.

Ehliyetim üç yıl daha geçerli.

Aynısı Almanya için de geçerli.

Aynısı Tom için de geçerli.

Teklif hala geçerli mi?

Yarından itibaren bu e-posta adresi artık geçerli olmayacaktır.

Teklifiniz hala geçerli mi?

Geçerli bir bilete sahip olmalısın.

Bu yeni yasa eyalet çapında geçerli olacaktır.

Dün söylediğim şey hala geçerli.

Özel koşullar 2025 yılına kadar geçerli olacak.

Aynı şey Tom için de geçerli.

O burada geçerli olmayabilir.

O artık geçerli değil.

Sanırım onlar geçerli endişeler.

Bu belgenin geçerli olması için damgalanması gerekiyor.

Geçerli bir vizem vardı, bu yüzden ülkeye girmeme izin verildi.

Bu kural hâlâ geçerli mi?

Bilet nisanın yirmi dokuzuna kadar geçerli olacaktır.

Geçerli bir puanın var.

Bu eski 10 marklık banknot uzun zamandır geçerli değil.

Bilet pazartesiye kadar geçerli.

Bu bilet 20 Ekim tarihine kadar geçerli.

Bulutlarda ne zaman yay görünse, ona bakıp yeryüzünde yaşayan bütün canlılarla yaptığım sonsuza dek geçerli antlaşmayı anımsayacağım.

Ali'nin gelmeme lüksü yok. SS kuralı geçerli.

Bu teklif kısa bir süre için geçerli.

Bu kısa süreliğine geçerli bir öneri.

Tom onu geçerli bir sebepten dolayı yapıyor.

Salgın süreci göstermiştir ki; dünyadaki hiçbir bölge, ulus veya ülke için hiyerarşiler ve ayrıcalıklar geçerli değildir.

Her şey yoruma tabidir; muayyen bir zamanda hangi yorum geçerli olursa, o hakikatin değil gücün bir işlevidir.

Aynı durum diğer Balkan ülkeleri için de geçerli.

Yasa beş yıl süreyle geçerli olacak.

Teklif kırk beş gün süreyle geçerli olacak.

Aynı durum ihtiyacı olanlar için de geçerli.

İndirim herkes için geçerli olmayacak.

İş dünyasında geçerli ahlak kuralları var.

Yasak önümüzdeki üç ay boyunca geçerli olacak.

Anlaşma üçüncü şahıs gemiler için geçerli değil.

Kartlar on yıl süreyle geçerli olacak.

Balkanlar'da da bu daha az geçerli değil.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English