Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "geçici"

Learn how to use geçici in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Geçici olarak tamir edebilir misin?
Translate from Turkish to English

Bir kişinin hayatı geçici bir şeydir.
Translate from Turkish to English

Sen hastanede iken Tom geçici olarak senin yerine baktı.
Translate from Turkish to English

O sadece geçici bir sevdaydı.
Translate from Turkish to English

Geçici bir köprüye ihtiyacın olacak.
Translate from Turkish to English

O geçici bir personeldir.
Translate from Turkish to English

O, geçici işler yapmaya isteklidir.
Translate from Turkish to English

Onlar geçici işçi istihdam etmektedirler.
Translate from Turkish to English

Tom şimdi geçici iştedir.
Translate from Turkish to English

Onlar bunun sadece geçici olduğunu söylediler.
Translate from Turkish to English

Bu düzenleme sadece geçici.
Translate from Turkish to English

Tom her zaman geçici işlerde gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English

Onun çözümü sadece geçici olan bir çözümdü.
Translate from Turkish to English

Geçici bir hükümet kuruldu.
Translate from Turkish to English

Diş hekimi geçici dolgu yerleştirdi.
Translate from Turkish to English

Kıyı boyunca geçici kamplar yaptılar.
Translate from Turkish to English

Geçici bir eyalet hükümeti kurdular.
Translate from Turkish to English

Şirket geçici bir büro asistanı istihdam etti.
Translate from Turkish to English

Bu geçici bir heves.
Translate from Turkish to English

Şöhretler gelip geçici. Sadakatler değişken. Yönetim ekipleri gittikçe elemanlarından daha kopuk.
Translate from Turkish to English

O sadece geçici.
Translate from Turkish to English

Bizim aradığımız geçici işçi olmalısın.
Translate from Turkish to English

Onun en son çalışmaları geçici sergide.
Translate from Turkish to English

Bu geçici.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'nin sevgisinin geçici olduğunu ve üniversite yıllarında başka bir sevgili edindiğini öğrenince umudunu yitirdi.
Translate from Turkish to English

Bu sadece geçici bir heves.
Translate from Turkish to English

Tom'la geçici bir anlaşma yaptım.
Translate from Turkish to English

Bu sadece geçici bir gerileme.
Translate from Turkish to English

Sadece geçici bir sorun olduğunu umut ediyorum.
Translate from Turkish to English

Elma, açlığımı geçici olarak giderdi.
Translate from Turkish to English

Bu onay sadece geçici süreliğine.
Translate from Turkish to English

Geçici işçilerin sayısı 2003'ten beri neredeyse üç katına ulaştı.
Translate from Turkish to English

Bu geçici bir durumdur.
Translate from Turkish to English

Geçici bir programım var.
Translate from Turkish to English

Bu yüzden, geçici işçiler kötü şartlar altında çalışıyorlar.
Translate from Turkish to English

O sadece geçici bir düzeltme.
Translate from Turkish to English

O yalnızca geçici bir çözüm.
Translate from Turkish to English

Bu sadece geçici bir çözümdür.
Translate from Turkish to English

Dün geçici olarak işten çıkarıldım.
Translate from Turkish to English

Onun sadece geçici olduğuna eminim.
Translate from Turkish to English

Thania'nın işi geçici.
Translate from Turkish to English

Bir dil web sitesi olan Tatoeba.org bakım için geçici olarak kapatıldı.
Translate from Turkish to English

Bu sadece geçici bir hevesti.
Translate from Turkish to English

Dünyadaki her şey geçici.
Translate from Turkish to English

Bunu geçici düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Geçici olarak kördüm.
Translate from Turkish to English

Aşk, geçici bir hormon dengesizliğinden fazla bir şey değildir.
Translate from Turkish to English

Almanya ülkeye gelen göçmenlerin sayısını azaltmak için Avusturya ile geçici sınır kontrollerine başlıyor.
Translate from Turkish to English

Almanya, Avusturya sınırında geçici sınır kontrollerine başlıyor.

Tatoeba.org dil web sitesi bakım için geçici olarak kapatıldı.

Havaalanı çevresindeki hava sahası geçici olarak kapatılmıştı.

Havaalanı uçuşlara geçici olarak kapatıldı.

Merak etme. Bu sadece geçici.

Kırık kapıya geçici bir onarım yaptım.

Size geçici bir tedavi vereceğim.

Geçici bir ehliyetim var.

Kafein kan basıncını geçici olarak artırabilir.

Tatoeba geçici bir süreliğine kapalıydı.

Bunun sadece geçici bir sorun olduğundan oldukça eminim.

Bunun sadece geçici olduğundan eminim.

Bu geçici bir durum.

Kum torbaları sele karşı korumak için geçici bir duvar inşa etmek için kullanılabilir.

Bölgedeki savaştan dolayı petrol arzı geçici olarak kesildi.

Tüm öneriler geçici.

Tom bir geçici personel.

Onlar gerçekten bunun gelip geçici bir heves olduğunu kabul etmek istemiyor.

Aşk evlilikle tedavi edilebilen geçici bir deliliktir.

Ben geçici bir ruhsat aldım.

Ben geçici bir lisans aldım.

Sis nedeniyle trafik geçici olarak durduruldu.

Durum son derece geçici.

Her şey geçici.

Geçici bir çözümden daha kalıcı bir şey yoktur.

Biçim geçici, sınıf kalıcıdır.

Tom geçici olarak işten çıkarıldı.

Bir geçici masa için bir varil kullandık.

Düşmanlıklar geçici olarak durdu.

Geçici olarak işten çıkarıldım.

Tom bana bunun sadece geçici olduğunu söyledi.

Bu hizmet geçici olarak arızalı.

Şirkette geçici bir işim var.

Başarısızlık geçici bir durumdur.

Sanal gerçeklik sadece geçici bir moda mıdır?

Leyla'nın geçici bir sürücü belgesi yok.

Leyla'nın araba kullanmayı öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.

Işık beni geçici olarak kör etti.

Işık geçici olarak beni kör etti.

Tom'un geçici bir sürücü belgesi yok.

Tom'un araba sürmeyi öğrenenlere verilen geçici bir sürücü belgesi yok.

Tom geçici müdür olarak görev yapıyor.

Tuvalet geçici olarak kapalı.

Sami geçici olarak Leyla'nın işine baktı.

Sami'nin çocuklarına geçici velayet verildi.

Sami, Kahire'de geçici bir klinik kurdu.

Geçici bir çözüm bu.

Tanıdığımız ve kendisinden büyük çaba umduğumuz bir kişinin Samsun'a mutasarrıfolarak atanmasını sağlamaya girişmekle birlikte, Üçüncü Kolordu Komutanını geçici olarak Canik mutasarrıflığına atadım.

Ali geçici işlerde çalışıyor.

Sanırım plaj geçici olarak halka kapatılacak ama sağlık sebebi nedeniyle değil.

Bu nedenle cesaretimizi yitirmeyiz. Her ne kadar dış varlığımız harap oluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor. Çünkü geçici, hafif sıkıntılarımız bize, ağırlıkta hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar büyük, sonsuz bir yücelik kazandırmaktadır. Gözlerimizi görünen şeylere değil, görünmeyenlere çeviriyoruz. Çünkü görünenler geçicidir, görünmeyenlerse sonsuza dek kalıcıdır.

Geçici çözümler kazalara neden olabilir.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English