Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "geçinmek"

Learn how to use geçinmek in a Turkish sentence. Over 61 hand-picked examples.

Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.
Translate from Turkish to English

Yeni okul öğrencileri ile geçinmek zor gibi görünüyor
Translate from Turkish to English

Kıt kanaat geçinmek için Tom eskisinden daha çok çalışmak zorunda.
Translate from Turkish to English

Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin geçinmek için ne yaptığını bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Onunla iyi geçinmek zordur.
Translate from Turkish to English

Tom ile geçinmek kolaydır.
Translate from Turkish to English

Kendisiyle geçinmek çok zordur.
Translate from Turkish to English

Onunla geçinmek çok zordur.
Translate from Turkish to English

Tom'un geçinmek için ne yaptığını biliyor musun?
Translate from Turkish to English

Geçinmek için yeterli para kazanmıyor.
Translate from Turkish to English

Tom geçinmek için güçlükle yeterince kazanıyor.
Translate from Turkish to English

Bazı insanların ilgisini çekmeyebilir fakat maaşlı bir adam kalmayı tercih ediyorum; Geçinmek için çok fazla kaygılanmak zorunda değilim.
Translate from Turkish to English

Tom'un geçinmek için yeterli Fransızca bildiğinden eminim.
Translate from Turkish to English

Asgari ücretle geçinmek zordur.
Translate from Turkish to English

Lütfen başka herkesle iyi geçinmek için elinden geleni yapmaya çalış.
Translate from Turkish to English

Sınıftaki herkesle iyi geçinmek için daha çok çalışmalıydım.
Translate from Turkish to English

Artık kıt kanaat geçinmek zorunda olmayacakları zamanı dört gözle bekliyorlardı.
Translate from Turkish to English

Tom'la geçinmek kolaydır.
Translate from Turkish to English

Geçinmek için bize ne yaptığını söyler misin?
Translate from Turkish to English

Tom'la iyi geçinmek zor.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'nin geçinmek için ne yaptığını biliyordu.
Translate from Turkish to English

Tomla geçinmek çok zor.
Translate from Turkish to English

Tom'la geçinmek zor.
Translate from Turkish to English

Tom'la geçinmek gerçekten zor.
Translate from Turkish to English

Sınıftaki herkesle iyi geçinmek için keşke daha çok çalışsaydım.
Translate from Turkish to English

Sınıftaki herkesle iyi geçinmek için daha çok çalışabilirdim.
Translate from Turkish to English

Tom'la iyi geçinmek zor ama o aptal değil.
Translate from Turkish to English

Geçinmek gittikçe zorlaşıyor.
Translate from Turkish to English

Tom iyi geçinmek için en zor adamlardan biridir.
Translate from Turkish to English

Dan'la iyi geçinmek zordur.
Translate from Turkish to English

Geçinmek için garsonluk yapıyor.
Translate from Turkish to English

Onunla geçinmek zor olduğu için insanlar Tom'la çalışmayı sevmiyor.
Translate from Turkish to English

Bu küçük gelirle geçinmek zor.
Translate from Turkish to English

Tom geçinmek için kolay bir adam değil.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye John'un geçinmek için ne yaptığını söyledi.
Translate from Turkish to English

Konuştuğumuz tüm öğretmen ve öğrenciler Tom'un geçinmek için kolay biri olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Tom geçinmek için çalışıyor.
Translate from Turkish to English

Biz geçinmek için yeterince kazanırız.
Translate from Turkish to English

O geçinmek için zor bir zaman geçirdi.
Translate from Turkish to English

Geçinmek için ne yaparsın?
Translate from Turkish to English

Herkesle geçinmek için çaba göstermelisin.
Translate from Turkish to English

Tom'la iyi geçinmek eskisi kadar kolay değil.
Translate from Turkish to English

Tom'la iyi geçinmek çok zor.
Translate from Turkish to English

Tom'la iyi geçinmek imkansızdır.

Tom'la iyi geçinmek çok kolay değil.

Seninle iyi geçinmek çok zordur.

Seninle iyi geçinmek çok zor.

Seninle iyi geçinmek her zaman kolaydı.

Bir iş sadece geçinmek için bir araç değildir.

Leyla ve ben geçinmek zorundayız.

Tom bunu geçinmek için yapıyor.

Geçinmek için bunu yapamadım.

Tom'un geçinmek için ne yaptığı hakkında hiçbir fikrim yok.

Annenle geçinmek babanla geçinmekten daha kolay mı?

Tom'la iyi geçinmek muhtemelen zor olacak.

Tom'a geçinmek için ne yaptığını söylememenizi öneririm.

Tom'a geçinmek için ne yaptığını söylememenizi öneriyorum.

Borderlinelı insanlarla geçinmek zordur, ama oyunu kurallarına göre oynayıp kontrol altında tutabilirseniz normal insanlarla yaşayamayacağınız, insanın ayaklarını yerden kesecek bir aşk hayatınız olabilir.

İnsanlarla iyi geçinmek istiyorsan, çok derinlere bakmamalısın.

Sahip olduğumuzla geçinmek zorunda olacağız.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English