Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "gelecekte"

Learn how to use gelecekte in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Gelecekte ne olacağını hiç kimse bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Bu problemler yakın gelecekte çözülmüş olacak.
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte, AIDS'e son verebileceğiz.
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte bir enerji krizi olacak.
Translate from Turkish to English

Kimse gelecekte ne olacağını söyleyemez.
Translate from Turkish to English

Merakım gelecekte çünkü hayatımın geri kalanını orada geçireceğim.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne yapacağımı şaşırdım.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne yapacağını şaşırdım.
Translate from Turkish to English

Kim gelecekte bir diplomat olmaya niyet ediyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte bir pilot olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Ben yakın gelecekte bir ara sana uğrayacağım.
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte büyük bir deprem olacağı söyleniyor.
Translate from Turkish to English

Benim bu hükümet hakkındaki izlenimim onların daha güçlü bir ekonomik politikaya ihtiyaçları olduğu, aksi takdirde gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacaklarıdır.
Translate from Turkish to English

Tom gelecekte daha dikkatli olmayı planlıyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte daha çok çalışacağım.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne yapmak istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Bunu gelecekte kullanmak için saklayacağız.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ünlü olacak.
Translate from Turkish to English

Gelecekte bir dişçi olmayı ümit ediyorum.
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte tekrar görüşebiliriz.
Translate from Turkish to English

Gelecekte bir doktor olmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte geç kalmamak için çalışacağim.
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte bir ara görüşelim.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne olacaksın?
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne olmak istiyor?
Translate from Turkish to English

Gelecekte bir şirket işletmeyi umuyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte bir aşçı olmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte bir polis olmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte bir bilim adamı olmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Kim gelecekte bir diplomat olmak istiyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne olacağını kimse bilmiyor.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ebeveynlerime bakacağım.
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte seni ziyaret edeceğim.
Translate from Turkish to English

Kim gelecekte bir diplomat olmak niyetinde.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne olacağını kimse bilmez.
Translate from Turkish to English

Gelecekte gazetecilik işine girmek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Gelecekte, parana daha çok dikkat et.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne olacağını kimse söyleyemez.
Translate from Turkish to English

Bu tür hataların gelecekte olmamasını sağlamak için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English

Sanırım gelecekte daha dikkatli olmak zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English

Dünyadaki tek sorun gelecekte savaşların yaşanmaması, kan ve gözyaşı dökülmemesi değil midir?
Translate from Turkish to English

İsteğiniz yakın gelecekte gerçekleşecek.
Translate from Turkish to English

Gelecekte ne olacağını kim söyleyebilir?
Translate from Turkish to English

Yakın gelecekte uzay yolculuğu artık sadece bir hayal olmayacak.
Translate from Turkish to English

Sanırım yakın gelecekte Tom'un Boston'a gitmesi muhtemel.

Tom gelecekte bize faydalı olabilir.

Gelecekte önünde mutlu bir gelecek olmasını diliyorum.

Mary'nin gelecekte nerede olacağını biliyor musun?

Gelecekte ne olabileceğini söyleyemeyiz.

Gelecekte ne olacağını bilmek olanaksızdır.

Müze görevlilerine göre ETA gelecekte müzeye zarar vermeyecek.

O gelecekte bir Shakespeare olacak.

Hiçbir amacı yokmuş gibi görünen ama var olmaktan başka bir kaderi olmadığı da açık olan bir sonsuzluktaki sonsuz gelecekte neler olacak?

Tom, gelecekte ne olmak istiyorsun?

"Gelecekte polise yardım edebileceğimi düşünüyorum." dedi Bernadette Dejeu'nun erkek kardeşi.

Gelecekte daha iyi çalışmaya karar verdi.

Gelecekte daha iyisini yapmayı denemek zorundayım.

Lütfen, gelecekte biraz daha dikkatli ol.

Tom Mary'ye gelecekte daha dikkatli olacağına söz verdi.

Gelecekte ne olacağını asla bilemezsin.

Gelecekte bir dişçi olmayı istiyorum.

Gelecekte seninle daha yakın çalışmaya can atıyoruz.

Gelecekte ne olmak istiyorsun?

Gelecekte onun hakkında konuşabiliriz.

Tom gelecekte baş etmesi daha zor olabilir.

Tom gelecekte ne yapmak istediği hakkında asla konuşmaz.

Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmaması mümkündür.

Bizim gelecekte ton balığı yememizin mümkün olmayacağı mümkündür.

Gelecekte hiç kimse araba kullanmayacak.

Gelecekte bizi nelerin beklediğini bilmiyoruz.

Hepimizin gelecekte yapılacak bir şeyi var.

Gelecekte birçok işçiler robotlarla değiştirilecekler.

Gelecekte, birçok işçinin yerini robotlar alacak.

Yakın gelecekte yapmayı planladığın bir şey nedir?

Burada gelecekte soruna neden olacak gizli bir sorunumuz var.

Yakın gelecekte plan uygulanacak.

Gelecekte babamın işini devralmak zorunda kalacağım.

Gelecekte doktor olmak istiyorum.

Gelecekte bir doktor olmak istiyorum.

Ben gelecekte doktor olmak istiyorum.

Gelecekte daha iyisini yapmak için çalış.

Gelecekte işinize yarayacak bilgiler içeren türden kitaplar okumalısınız.

Yakın bir gelecekte, Japonya'da büyük bir deprem olabilir.

Gelecekte bir dişçi olmak istiyorum.

Gelecekte bu sorunu önlemek istiyorum.

Gelecekte arabalar kendilerini sürecekler.

Bu çocuk gelecekte bir avukat olmaya can atıyor.

Eğer çalışırsan gelecekte önemli bir kişi olacaksın.

Ben kendimi geliştirmek ve böylece gelecekte daha iyi olanaklara sahip olmak istiyorum.

Bazılarımız yakın gelecekte seni ziyaret etmeyi planlıyor.

Durumumuz yakın gelecekte ilerlemeli.

Gelecekte ne olacağını asla söyleyemezsin.

Gelecekte ne olacağını kimse bilemez.

Tom ve Mary'nin yakın gelecekte evlenmesi muhtemel.

Bir zamanlar genç bir muhabir, emekliliği yaklaşan yaşlı Eisenhower'a ''Gelecekte ne yapacaksınız?'' diye sordu. Bunun üzerine Eisenhower:'' Ah! Genç adam, acele yok! Öncelikle verandaya sallanan bir koltuk koyacağım. Ondan sonra altı ay boyunca sakince oturacağım. Sonra da çok yavaşça sallanmaya başlayacağım.''

Gelecekte, zamanında burada almak zorunda.

Tom gelecekte bir şirket çalıştırmayı umuyor.

Gelecekte benim için mağazada ne olduğunu bilmiyorum.

Gelecekte Firefox sizin için eklentileri artırır.

Yakın gelecekte senin iyiliğini ödemek istiyorum.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English