Learn how to use geleni in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
İçmek için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Kadınlar gerçekten ellerinden geleni yaptılar.
Translate from Turkish to English
Biri insan her zaman elinden geleni yapmalıdır.
Translate from Turkish to English
Bir insan elinden geleni yapmalıdır.
Translate from Turkish to English
Hiçbir şeye söz veremem fakat elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English
Şüphesiz elinden geleni yaptı ama başarmadı.
Translate from Turkish to English
Yorgun olmama rağmen, elimden geleni yaptım.
Translate from Turkish to English
Bugün ben de elimden geleni yapmaya çalışacağım.
Translate from Turkish to English
O, sonuna kadar elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Elinden geleni yaparsan başarılı olursun.
Translate from Turkish to English
Elinizden geleni yapın!
Translate from Turkish to English
Ben elimden geleni yapacağım, ama en iyi ihtimalle Perşembeden önce onu bitirebilmem mümkün olmaz.
Translate from Turkish to English
Elinden geleni yap ve daha sonra üzülme.
Translate from Turkish to English
Ben yeni bir bloğa başladım. Sürdürmek için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English
Tüm yapmanız gereken elinizden geleni yapmaktır.
Translate from Turkish to English
Elinizden geleni yapmalısınız.
Translate from Turkish to English
Gerçekten önemli olan tek şey, sizin elinizden geleni yapıp yapmamanızdır.
Translate from Turkish to English
Paris, özgürlüklerini savunmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesi için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Elinden geleni yaparsan, kimse seni suçlamaz.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'yi mutlu etmek için elinden geleni yapıyor.
Translate from Turkish to English
Bugün tekrar elimizden geleni yapalım.
Translate from Turkish to English
Elinizden geleni yaparsanız, muhtemelen başarırsınız.
Translate from Turkish to English
Seni hayal kırıklığına uğratmamak için elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English
Elimden geleni yaptım, yine de başarısız oldum.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'yi korumak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Tom öfkeyi kontrol altında tutmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Tom kalma sebebi bulmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Tom Mary ile göz temasından kaçınmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Yaptığın bir şeyde elinden geleni yap.
Translate from Turkish to English
Elimden geleni yapacağımdan emin olabilirsin.
Translate from Turkish to English
Önemli olan elinden geleni yapıp yapmadığındır.
Translate from Turkish to English
Tom her zaman elinden geleni yapar.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'ye yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Tom elinden geleni yaptı, ama başarısız oldu.
Translate from Turkish to English
Tom elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Tom elinden geleni yaptı fakat hâlâ kötü notlar alıyor.
Translate from Turkish to English
Tom elinden geleni yaptı, ama yine de dersleri geçemedi.
Translate from Turkish to English
Tom elinden geleni yaptı, ama Mary'den daha yüksek not alamadı.
Translate from Turkish to English
Elinizden geleni yapın.
Translate from Turkish to English
O elinden geleni yaptı.
Translate from Turkish to English
Ben elimden geleni yapacağım.
Translate from Turkish to English
Biz elimizden geleni yapacağız.
Translate from Turkish to English
Biz elimizden geleni yapmalıyız.
Her neyse, ben elimden geleni yaptım.
Her oyuncu elinden geleni yaptı.
Elimden geleni yapmaya çalışacağım.
Bir insan elinden geleni yapmalı.
O ona ağzına geleni söyledi.
O, ona sık sık ağzına geleni söyler.
O sonuna kadar elinden geleni yaptı.
O, elinden geleni yaptı, ancak başarısız oldu.
Ona yardım etmek için elinden geleni yaptı.
İnsanlar ellerinden geleni yapmalıdır.
Sanırım o elinden geleni yapacaktır.
Elinden geleni yap ve endişelenme.
Senin için elimden geleni yapacağım.
Onlara yardım etmek için elimizden geleni yaptık.
Ona yardımcı olmak için elinden geleni yaptı.
Teşekkür ederim. Elimizden geleni yapacağız.
Onu bitirmek için elimden geleni yapacağım.
Her zaman elinden geleni yapmalısın.
O, onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.
Her şeyde elimden geleni yapacağım.
Onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.
Sakin ol ve elinden geleni yap.
Yeni bir bloğa başladım. Başlangıçta çok sayıda blog yapan ve sonra blog yapmaktan vazgeçen insanlardan biri olmamak için elimden geleni yapacağım.
Elinden geleni yaptığını biliyorum.
Bütün oyuncular ellerinden geleni yaptılar.
O, onu ikna etmek için elinden geleni yaptı.
O, ona ağzına geleni geleni söyledi.
O, onu asla düşünmemek için elinden geleni yaptı.
Karısı ona ağzına geleni söylediğinde, adam çıldırdı.
O, elinden geleni yapacaktır.
Elimden geleni yapmak zorundayım.
Bütün yapabileceğim elimden geleni yapmaktır.
Onu kurtarmak için elinden geleni yaptı.
O, benim için elinden geleni yaptı.
Hepinizin elinizden geleni yapacağınızı umuyorum.
Her birimiz elinden geleni yapmalı.
Önüne geleni almayı bıraksan iyi edersin.
Sana yardım etmek için elimden geleni yapacağım.
İşi bitirmek için elinden geleni yapacak.
Tom Mary'nin elinden geleni yaptığını biliyordu.
Onu düşünmemek için elinden geleni yaptı.
Onu zamanında bitirmek için elimden geleni yapacağım.
Her şeyde elinden geleni yapmalısın.
Tom Mary'yi ikna etmek için elinden geleni yaptı.
Başkan olarak elinden geleni yapmaya söz verdi.
Sınavı geçmek için elimden geleni yapacağım.
Karısını memnun etmek için elinden geleni yaptı.
Onu zamanında bitirmek için elinden geleni yapacaktır.
Elinden geleni yaptığın sürece sana yardım edeceğim.
Onların ellerinden geleni yapması önemlidir.
Koç bizi elimizden geleni yapmamakla suçladı.
Çocuğu kurtarmak için elimizden geleni yaptık.
Trene zamanında yetişmek için elinden geleni yaptı.
Ne yaparsan yap önemi yok, elinden geleni yapmak zorundasın.
Elimden geleni yapsaydım, başarabilirdim.
Aklına geleni yapmakta üstüne yoktu.