Learn how to use gelmek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Bizimle gelmek ister misiniz?
Translate from Turkish to English
Gelmek ister misin?
Translate from Turkish to English
Gelmek için söz verdiği halde Bay Smith henüz dönmedi.
Translate from Turkish to English
Şirketin tepesine gelmek için, onun sıkı çalıştığını herkes biliyor.
Translate from Turkish to English
Senin gelmek istemediğini düşündüm.
Translate from Turkish to English
Kısa bir süre içinde tekrar gelmek zorunda kalacaksın: o işle ilgilenen adam az önce dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English
O, orada olsaydı, gelmek ister miydin?
Translate from Turkish to English
Her gün buraya gelmek zorunda değilsiniz.
Translate from Turkish to English
Gelmek ister misiniz?
Translate from Turkish to English
O gelmek için söz verdi, ama henüz dönmedi.
Translate from Turkish to English
Hava tahmini göre, daha fazla yağmur gelmek üzere.
Translate from Turkish to English
Tom bu gece eve erken gelmek için bir söz verdi.
Translate from Turkish to English
Tom gelmek için söz verdi, ama henüz gelmedi.
Translate from Turkish to English
Tom Mary'nin onun partisine gelmek istediğini duyduğunda gerçekten memnun oldu.
Translate from Turkish to English
Tom bana eli-boş eve gelmek istemediğini söyledi.
Translate from Turkish to English
Buraya gelmek bir hataydı.
Translate from Turkish to English
Yarın gelmek zorunda kalacaksın.
Translate from Turkish to English
Buraya gelmek için beni neyin motive ettiğini bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
İnsanlardan önce gelmek zorunda olmak onun canını sıkıyordu.
Translate from Turkish to English
Akşam yemeği için evimize gelmek ister misiniz?
Translate from Turkish to English
Benimle dışarı gelmek ister misin?
Translate from Turkish to English
Ebeveynlerimin evine gelmek ister misin?
Translate from Turkish to English
Dick, saat üçe kadar geri gelmek için söz verdi.
Translate from Turkish to English
Tom bu kadar erken gelmek zorunda değildi.
Translate from Turkish to English
Tom, yarın buraya gelmek zorunda değildir.
Translate from Turkish to English
O bizimle gelmek istedi.
Translate from Turkish to English
O hâlâ gelmek istiyor.
Translate from Turkish to English
Onların başına bela gelmek üzere.
Translate from Turkish to English
Benimle gelmek zorundasın.
Translate from Turkish to English
Birlikte gelmek ister misin?
Translate from Turkish to English
Sen dün gelmek zorundaydın.
Translate from Turkish to English
Seninle gelmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
O buraya gelmek zorunda.
Translate from Turkish to English
Gelmek ve ziyaret etmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Buraya gelmek zorunda değilsin.
Translate from Turkish to English
O, gelmek için söz verdi, ve gelmedi.
Translate from Turkish to English
O, benimle gelmek için özendirildi.
Translate from Turkish to English
O gelmek için söz verdi, ama gelmedi.
Translate from Turkish to English
Sanırım daha iyi bir sistemle gelmek zor olmazdı.
Translate from Turkish to English
Her yıl buraya gelmek zorunda kalacağım.
Translate from Turkish to English
Gelmek isteyen herkesi davet edebilirsin.
Translate from Turkish to English
Daha çok öğrencinin gelmek istediğini sanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Gelecek hafta bir mülakata gelmek ister misin?
Translate from Turkish to English
Sen bana yalnız gelmek istediğini söylemeliydin.
Translate from Turkish to English
Birlikte gelmek istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ben eve şimdi gelmek zorunda mıyım?
Translate from Turkish to English
Birlikte gelmek istemez misin?
Translate from Turkish to English
O, erken gelmek için bana söz verdi.
Ken gelmek için çok meşgul.
Her şeyi denemeye değer diyerek onu da bir deneyeyim dedim. Fakat, böyle bir programın üstesinden gelmek benim boyumu aşan bir mesele çıktı.
Evime gelmek için zahmet etmeyin.
Gelmek ve seni görmek istiyorum.
Bizimle birlikte gelmek ister misin?
Gelmek isteyen herkesi davet edeceğim.
Partinize gelmek istiyorum.
Tekrar gelmek için söz verdi.
Gelmek isteyen herkesi getirebilirsin.
Önümüzdeki kış buraya tekrar gelmek istiyorum.
Gelmek isteyen herkes karşılanacak.
Siz de bizimle gelmek istemez misiniz?
Benimle alışverişe gelmek ister misin?
John gelseydi, ben gelmek zorunda kalmazdım.
Ziyarete gelmek istersen, lütfen gel.
Gelmek isteyen herkes partime gelebilir.
Gelmek isteyen herhangi birini davet edebilirsin.
Zamanım olursa ziyaret etmek için gelmek isterim.
Tom başka birinin gelmek isteyeceğini düşünmüyor.
Konsere gelmek için istekli görünmüyor.
Bu akşam bizi görmek için gelmek ister misin?
O gelmek zorunda.
Gelmek istiyorum.
İçeriye gelmek ister misiniz?
O gelmek istiyor.
Gelmek zorundasın.
Eve gelmek istiyorum.
İçeri gelmek ister misiniz?
Erken gelmek iyidir.
Bizimle gelmek ister misin?
İçeri gelmek ister misin?
Sanırım Tom bizimle gelmek istiyor.
Amacım etrafımdaki insanları mutlu etmek ve işimde gelebileceğim en iyi noktaya gelmek.
Neden benimle birlikte sinemaya gelmek istemiyorsun?
Sanırım Tom ziyarete gelmek için çok geç olduğunu düşündü.
Sinema hangi akşam ben de gelmek isterim.
O gelmek istemiyorsa ben onun yanına giderim.
Benimle gelmek zorundasınız.
Onlar gelmek zorunda.
Cumartesi günü Boston ile Vancouver maçı için iki biletim var.Benimle gelmek ister misin?
Sınıfınla aynı düzeye gelmek için çok çalışmalısın.
Yarın buraya gelmek zorundasın.
Yarın buraya gelmek zorundasınız.
Gelmek zorunda değilsin.
Gelmek zorunda değilsiniz.
Benimle gelmek istememenin nedeni bu mudur?
Düşüncelerimi kimseyi etkilemek için veya bir makama gelmek için de söylemedim.
Sizinle gelmek istiyorum.
Plaja gidiyoruz. Bizimle gelmek ister misin?
Bu akşam plaj partime gelmek ister misin?
Buraya geri gelmek istiyorum.
Tom bizimle parka gelmek istemediğini söyledi.