Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "genellikle"

Learn how to use genellikle in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Mahjong genellikle dört kişi oynanan bir oyun.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat sekizde kalkarım.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat kaçta kalkarsın?
Translate from Turkish to English

Yarasalar genellikle karanlıkta uçar.
Translate from Turkish to English

Bir cümlenin genellikle öznesi ve yüklemi vardır.
Translate from Turkish to English

Genellikle ne zaman yatarsın?
Translate from Turkish to English

"X" sembolü genellikle matematikte bilinmeyen sayıyı temsil etmektedir.
Translate from Turkish to English

Babam genellikle akşam yemeğinden sonra televizyon izler.
Translate from Turkish to English

Babam genellikle akşam yemeğinden sonra televizyon seyreder.
Translate from Turkish to English

Babam genellikle eve yedide gelir.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat altı otuz civarında kalkarım.
Translate from Turkish to English

Genellikle dokuzda yatarım.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat onda yatarım.
Translate from Turkish to English

Okula genellikle bisikletle giderler.
Translate from Turkish to English

Öğlen yemeğimizi genellikle öğlen yeriz.
Translate from Turkish to English

Genellikle okuldan sonra tenis oynarız.
Translate from Turkish to English

Genellikle bu odada uyuruz.
Translate from Turkish to English

Okula genellikle otobüsle gider.
Translate from Turkish to English

Genellikle onunla aynı fikirde olurum.
Translate from Turkish to English

Okula genellikle otobüsle giderim.
Translate from Turkish to English

Okula genellikle yürüyerek giderim.
Translate from Turkish to English

Biz genellikle bir öğünden sonra çay içeriz.
Translate from Turkish to English

Babam ofisine genellikle otobüsle gider.
Translate from Turkish to English

Onun işe genellikle geç gelmesi yeterince kötüydü fakat sarhoş gelmesi bardağı taşıran son damlaydı ve ben onun işine son verdireceğim.
Translate from Turkish to English

İnsanoğlu genellikle iyi olmak ister fakat her zaman çok iyi ve sakin değil.
Translate from Turkish to English

Genellikle o erken kalkar.
Translate from Turkish to English

Burada akşamleyin genellikle serin bir esinti vardır.
Translate from Turkish to English

Mike, uçaklar genellikle böyle mi sarsılırlar?
Translate from Turkish to English

Genç insanlar genellikle yaşlılardan daha fazla enerjiye sahiptir.
Translate from Turkish to English

Bir dergi açtığında, genellikle ilk olarak burcunu okur.
Translate from Turkish to English

Çoğu sporlarda en sıkı çalışma yapan takım genellikle eve ekmek parasını getirir.
Translate from Turkish to English

Ben, genellikle bu servis istasyonunda arabaya benzin alırım.
Translate from Turkish to English

Yurt dışına seyahat edersen, genellikle bir pasaporta ihtiyacın vardır
Translate from Turkish to English

İnsanlar genellikle kendi mahremiyetleri pahasına ünlü olurlar..
Translate from Turkish to English

İnsanlar genellikle kendi hataları fark etmezler.
Translate from Turkish to English

Genellikle sabah kahve, akşam çay içerim.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat yedide kahvaltı yaparım.
Translate from Turkish to English

Genellikle tenis oynadıktan sonra bir duş alırım, ama bugün alamadım.
Translate from Turkish to English

Genellikle cuma günü markete giderim.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat altıda kalkarım.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat 06:00 ya kadar eve varırım.
Translate from Turkish to English

Genellikle sekizde kalkarım.
Translate from Turkish to English

Genellikle hafif bir kahvaltı yaparım.
Translate from Turkish to English

Genellikle saat dokuzda yatmaya giderim.

Genellikle yedide kalkarım.

Genellikle pazar günü bütün günü boş boş geçiririm.

Genellikle akşam yemeğinden önce televizyon izlerim.

Genellikle yaklaşık saat 6:30 da kalkarım.

Yurt dışına seyahat ettiğinizde, genellikle bir pasaporta ihtiyacınız olur.

Genellikle okula bisikletle giderler.

Genellikle pazartesiden cumaya kadar okula giderler.

Kore yemekleri genellikle sıcaktır.

Pirinç pilavını genellikle çubuklarla yerim.

Bozuk paramı genellikle masamın çekmecesine atarım.

Yılın hangi zamanında genellikle sahilde zaman geçirmek istersin?

Köpekler genellikle kemikleri gömerler.

Onlar genellikle kırmızı ışıklarda parmaklarını şakırdatırlar.

Genellikle işten ne zaman ayrılırsın?

Biz genellikle okula yürürüz.

Biz genellikle, bizimkinin aslında trajik bir çağ olduğunun söylenildiğini duyuyoruz.

Modern şiir genellikle anlaşılması en güç olandır.

Japonya'da Kasım ayında genellikle iyi hava vardır.

Müzikal yetenek genellikle erken yaşlarda verimli olur.

Genellikle saat on'dan önce yatmaya giderim.

Ben genellikle yaklaşık on birde yatmaya gitmek zorundayım.

Ben genellikle dörtte eve giderim.

Genellikle saat altıda kalkarım, fakat dün sabah sekizde kalktım.

Ben genellikle bu süpermarkette alışveriş yaparım.

Ben genellikle okula yürürüm.

Ben genellikle akşam yemeğinden sonra banyo yaparım.

Cumartesi günleri, genellikle bu parkta yürürüz.

Kahvaltıda genellikle çay içer misin?

Maury Povich'e gelen insanlar genellikle sevgililerinin onları aldattıkları ile ilgili önemli iddialarda bulunmaktadırlar.

O günlerde ben genellikle beşte kalktım.

Peynir genellikle bir fareyi tuzağa çeker.

Televizyon izlediğinde ya da radyo dinlediğinde, dinlediğiniz müzik genellikle Afrika kökenlidir.

Sayfaların boyutu genellikle en az 4 KiB (4 × 1024 bayt) büyüklüğündedir ve büyük sanal adres alanlarına ya da büyük gerçek bellek miktarlarına sahip sistemler genellikle daha büyük sayfalar kullanırlar.

İş yapılır yapılmaz, genellikle beş buçuk civarında, akşam yemeği yemek için eve gelirim.

Tom genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.

Bir yemekten sonra, biz genellikle çay içeriz.

Küçük işletmeler genellikle büyük bir şirket tarafından sömürülürler.

Ben genellikle kıyafetlerimi büyük mağazadan satın alırım.

Genellikle öngörülemeyen hava tarafından kazaya sebep olundu.

Genellikle paranın mutluluk getirdiğine inanılır.

Genellikle bir kötülük korkusu bizi daha kötüye götürür.

Genellikle kahvaltıda ne yersiniz?

Genellikle ne zaman kalkarsın?

Biz genellikle sabahları birlikte sahil boyunca bir yürüyüş yapardık.

John genellikle hızlı bir kahvaltı yer.

Genellikle granola yer misiniz?

O genellikle saat 8'de işe gider.

O, gazetelere genellikle kahvaltıdan önce bakar.

Tom genellikle 10:40' ta yatmaya gider.

Sabahları genellikle kahve içerim, akşamları çay içerim.

Tom her ne zaman küfür etse, genellikle "Fransızcamı bağışlayın" diyor.

Kaykayların genellikle tekerlekli patenlerden daha ucuz olduklarını düşünüyorum.

Genellikle ayda beş dilimden daha fazla pizza yer misin?

Tom genellikle dokuzdan beş-otuza kadar çalışır.

Tom genellikle çok parlak olmasa bile güneş gözlüğü takıyor.

Tom genellikle sabahları evden ayrılmadan önce hava raporunu izler.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English