Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "gerçek"

Learn how to use gerçek in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Salman Rüşdi'nin “Şeytan Ayetleri” modern edebiyatın gerçek başyapıtıdır.
Translate from Turkish to English

Twitter, gerçek bir arkadaş değildir.
Translate from Turkish to English

Gerçek sanat hırsızlıktır.
Translate from Turkish to English

Bu da seninle ilgili gerçek.
Translate from Turkish to English

Sonunda gerçek bizim tarafımızdan öğrenildi.
Translate from Turkish to English

Hepiniz gerçek hikayeyi biliyorsunuzdur.
Translate from Turkish to English

Söylenti gerçek olamaz.
Translate from Turkish to English

Bestenin bu bölümünün biraz gerçek beceriye ihtiyacı var.Bunun piyanoda nasıl çalınacağını öğrenmek uzun zamanımı aldı.
Translate from Turkish to English

Bu gerçek unutulmamalı.
Translate from Turkish to English

Onun hikayesi gerçek görünüyor.
Translate from Turkish to English

Gerçek olamayacak kadar iyi.
Translate from Turkish to English

Bunun gerçek bir Picasso olduğuna inanıyorum.
Translate from Turkish to English

Bilimsel gerçek insan aklının bir yaratılışıdır.
Translate from Turkish to English

Haber gerçek olabilir mi?
Translate from Turkish to English

Bu inciler yapay değil, gerçek.
Translate from Turkish to English

Gerçek arkadaşlık bedelsizdir.
Translate from Turkish to English

Gerçek dostluk bedelsizdir.
Translate from Turkish to English

Gerçek dostluğun bedeli yoktur.
Translate from Turkish to English

Gerçek arkadaşlığın bedeli yoktur.
Translate from Turkish to English

Gerçek dostluk paha biçilmezdir.
Translate from Turkish to English

Gerçek arkadaşlık paha biçilmezdir.
Translate from Turkish to English

Ben gerçek bir balık değilim, ben sadece basit bir peluşum.
Translate from Turkish to English

Gerçek yemek yeme yerine, sadece tüm gün abur cubur yedik.
Translate from Turkish to English

Söylenenlere göre, o gerçek.
Translate from Turkish to English

Gerçek kimliğini bulduğumda, hayatım bir anlam ifade etmeye başladı.
Translate from Turkish to English

O araba gerçek bir güzelliktir.
Translate from Turkish to English

Birçok ekonomist o gerçek hakkında bilgisiz.
Translate from Turkish to English

Benim senden başka gerçek arkadaşım yok.
Translate from Turkish to English

Gerçek onlara söyleniliyormuydu?
Translate from Turkish to English

Gerçek bir arkadaş ender bir kuş gibidir.
Translate from Turkish to English

Kathleen'in ifadelerinin gerçek olduğu çıktı.
Translate from Turkish to English

O politikacının söylediği hiç gerçek değil.
Translate from Turkish to English

Seninle gerçek hayatta buluşmak harikaydı.
Translate from Turkish to English

Google'da biraz araştırdıktan sonra, söylediğinin gerçek olmadığından şüpheleniyorum.
Translate from Turkish to English

Sadece tek bir gerçek var.
Translate from Turkish to English

Kar olmadan kış gerçek görünmüyor.
Translate from Turkish to English

O futbol topu gerçek deriden imal edilmiştir.
Translate from Turkish to English

Söylenti gerçek oldu.
Translate from Turkish to English

El sanatının giysisi olmalı, ama gerçek çıplak gitmeyi seviyor.
Translate from Turkish to English

Sadece tek bir gerçek ruhani bilgi vardır: ben algıladığımı algılarım.
Translate from Turkish to English

O gerçek bir Müslüman
Translate from Turkish to English

O gerçek değil.
Translate from Turkish to English

Bu senfoni gerçek bir şaheser.
Translate from Turkish to English

O, gerçek bir daire değildir.
Translate from Turkish to English

Gerçek savaş bu hikâyeden daha çok korkunç.
Translate from Turkish to English

Gerçek bugün okula gitmememdir.
Translate from Turkish to English

Gerçek bütün parayı harcamış olmamdır.
Translate from Turkish to English

Gerçek kitabı henüz okumamış olmamdır.

Gerçek benim yüzemememdir.

Gerçek şu ki, biz hava olmadan yaşayamayız.

Gerçek şu ki onun babası işten dolayı New York'ta yalnız yaşıyor.

Herkes çocuğu gerçek bir deha olarak tanır.

Bu teklif gerçek olamayacak kadar çok iyi görünüyor. Bit yeniği nedir.

Gerçek amacın nedir?

Belge ne gerçek ne de sahte.

Gerçek görüntüler yoktur.

O, yirmi yaşında olduğunu söyledi, gerçek değildi.

Sayfaların boyutu genellikle en az 4 KiB (4 × 1024 bayt) büyüklüğündedir ve büyük sanal adres alanlarına ya da büyük gerçek bellek miktarlarına sahip sistemler genellikle daha büyük sayfalar kullanırlar.

Onun hikayesinin gerçek olduğunu düşünmüyorum.

Onun hikayesi gerçek mi?

Onun hikayesinin gerçek olup olmadığını merak ettim.

Onun hikayesi gerçek olamaz. O sık sık yalan söyler.

Tom'un şimdiye kadar herhangi gerçek bir tehlike içinde olduğundan şüpheliyim.

Söylenti gerçek çıktı.

Eğer saman yanarsa, gerçek bir felaket olur.

Gerçek dost kara günde belli olur.

İhtiyacın olduğunda yanında olan dost gerçek dosttur.

Bu gerçek bir kelepir.

Gerçek şu ki, ben bir yazar olmak istiyorum.

Gerçek bizim davet edilmememizdir.

Gerçek şu ki, Ellen seni dünyalar kadar sevdi.

İyi bir mektup yazmanın gerçek sırrı sanki konuşuyormuşsun gibi yazmaktır.

O, gerçek bir cadı!

Tom Mary'nin söylediğinin gerçek olduğuna umutsuzca inanmak istedi.

Bir gerçek, esas olarak, tartışılmazdır.

Tom onun gerçek olmasını diliyor.

Tom Mary'ye hikayenin gerçek olmadığını söyledi.

Tom'un sohbet odalarında gerçek ismini vermeyecek kadar aklı var.

Tom hikayenin gerçek olmadığını biliyordu.

Tom Mary'nin söylediğinin gerçek olmasını umuyor.

Tom Mary'nin hikayesinin gerçek olduğundan şüphe ediyor.

Tom, Mary'nin söylediğinin gerçek olduğu ihtimalini tamamen görmezden gelemedi.

Tom'un söylediklerinin yarısı gerçek değil.

O, benim ifademin gerçek olduğunu kabul etti.

O bana gerçek bir dost oldu.

O yüzük gerçek altından mı yapılmıştır?

Gerçek yanımda para olmamasıdır.

Gerçek söylentinin asılsız olmasıdır.

Gerçek onun o akşam geç uyumasıdır.

Gerçek kedimin utangaç olmasıdır.

Gerçek şu ki, onu ben yaptım.

Gerçek onun hakkında bir şey bilmememdir.

Gerçek bir yalan söylemiş olmamdır.

Açıklamanız inandırıcı olmayacak; o gerçek olamayacak kadar imkansız.

Gerçek bir zevkle kitabını okudum.

Onun hikayesinin ne kadar çok gerçek olduğunu söyleyemem.

Onun hikayesinde bir zerre gerçek yok.

Portre tam olarak gerçek şey gibi görünüyor.

O, gerçek bir bilim adamıdır.

O, gerçek benliğini bilmiyor gibi görünüyor.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English