Learn how to use gerçi in a Turkish sentence. Over 16 hand-picked examples.
Abi patates püresi ne kadar da sertti değil mi? Gerçi tadına bile bakmadım.
Translate from Turkish to English
Gerçi ben de çok eleştirdim.
Translate from Turkish to English
Gerçi, o tümüyle doğru değil.
Translate from Turkish to English
Gerçi haksızlık etmemek lazım!
Translate from Turkish to English
"Sen Meksikalı değil misin?" "Evet, gerçi şimdi Arjantin'de yaşıyorum."
Translate from Turkish to English
Sanırım Tom Fransızca konuşabilir. Hatalı olabilirim gerçi.
Translate from Turkish to English
"Fransızca öğrenmeye biraz ilgim var ama o zor değil mi?" "Hiç değil. İngilizceden 100 kat daha kolay!" "Gerçekten mi?" "Eh, en azından benim için öyle." "Bunun nedeni senin ana dilin olması gerçi"
Translate from Turkish to English
Gerçi onun büyük bir sorunu var.
Translate from Turkish to English
Gerçi eliyle yarattığı güzel bahçeyi hâlâ kıskanç bir ihtirasla seviyordu.
Translate from Turkish to English
Ölmemek için yemelisin. Gerçi yesen de öleceksin.
Translate from Turkish to English
Ağız kenarlarını yukarıya doğru çekersen, burnundan nefes alamazsın. Gerçi bu doğru değil ama yine de şimdi gülümsemeni sağlamış oldum.
Translate from Turkish to English
Ey âşıklar, Ali delirdi. Gerçi önceden en akıllınız oydu.
Translate from Turkish to English
İnsan bazen bir şeyi onu gerçekten sevmediğinden değil, ulaşamadığı ya da eli gitmediği için ona olan iştahını bastırabilmek amacıyla da kötüler. Gerçi bu çoğu zaman pek işe yaramaz.
Translate from Turkish to English
Demokratlar gerçi seçmen kaybedecek.
Translate from Turkish to English
Gerçi kızım yürüyebiliyor ama henüz çok az konuşuyor.
Translate from Turkish to English
Gerçi Julia bir erkek arıyor ama henüz bulamadı.
Translate from Turkish to English