Learn how to use gereği in a Turkish sentence. Over 36 hand-picked examples.
İnsan doğası gereği sosyal bir hayvandır.
Translate from Turkish to English
Tom birkaç dili akıcı olarak konuşur fakat onun işi gereği, o sadece kendi ana diline çeviri yapar.
Translate from Turkish to English
O, doğası gereği tembel.
Translate from Turkish to English
Dişlerini gereği gibi fırçalıyor musun?
Translate from Turkish to English
Eşimi seviyordum, aşıktım ve ayrılmamızın gereği yoktu, biz yıllarımızı kaybettik.
Translate from Turkish to English
Ben mesleğim gereği, gençlerle sık sık diyalog kurmaya çalışırım.
Translate from Turkish to English
Tom açıklama gereği duydu.
Translate from Turkish to English
İşim gereği her türlü insanla muhatap oluyorum.
Translate from Turkish to English
Aşk, doğası gereği kördür.
Translate from Turkish to English
Erkek maymun, doğası gereği zekidir.
Translate from Turkish to English
Gangasterler bir rakip çete liderini öldürmek için planları gereği onun içeri girmesine izin verdiler.
Translate from Turkish to English
İnsanların hepsi, doğaları gereği red yerine yalan duymayı tercih ederler.
Translate from Turkish to English
Bazı diller doğası gereği diğerlerinden üstün.
Translate from Turkish to English
Bilmemin gereği şu.
Translate from Turkish to English
Bilmemin gereği bu.
Translate from Turkish to English
Tom doğası gereği iyimserdir.
Translate from Turkish to English
Benim iyi çalışmamın gereği yok demeniz nedir peki?
Translate from Turkish to English
Bana teşekkürün gereği yok.
Translate from Turkish to English
Doğası gereği iddialıydı.
Translate from Turkish to English
İnsanlar doğaları gereği serttirler.
Translate from Turkish to English
Tom işi gereği sürekli seyahat ediyor.
Translate from Turkish to English
Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve kuşkusuz, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur.
Translate from Turkish to English
İşim gereği Fransızca konuşmak zorundayım.
Translate from Turkish to English
Doğası gereği kaygılı bir insandır.
Translate from Turkish to English
İnsan doğası gereği zora düşmedikçe yeteneklerini sonuna kadar kullanmaz.
Translate from Turkish to English
İnsanlar sevilmek için kusurlarını gizleme gereği duyarlar. Ama kimse zaaflarına ve hatalarına tanık olmadığı birini gerçekten sevemez.
Translate from Turkish to English
Klavye aydınlatmasını Scroll Lock tuşuna bağlamaları iyi olmamış. Program gereği o tuşu kullanmak icap ederse sıkıntı olur.
Translate from Turkish to English
Gereği neyse yapılacak.
Translate from Turkish to English
İşi gereği eşiyle farklı şehirlerde yaşıyorlar.
Translate from Turkish to English
Bunu yapma gereği duydum.
Translate from Turkish to English
Gereği neyse yaparım.
Translate from Turkish to English
İnsanlar sevilmek için çoğu zaman kusurlarını gizleme gereği duyarlar.
Translate from Turkish to English
Sinekler tabiatları gereği güneşleri olacak bir ışık kaynağı arayıp etrafını tavaf etmek isterler. Sinek tabiatlı insanlar da çok farklı değildir.
Translate from Turkish to English
Yatırım tavsiyesi vermek yasa gereği suçtur.
Translate from Turkish to English
Doğam gereği kendine hakim olamayan bir insanım.
Translate from Turkish to English
Murphy Kanunları gereği, otobüs uzunca bir süre gelmedi.
Translate from Turkish to English