Learn how to use gerektiren in a Turkish sentence. Over 17 hand-picked examples.
Oraya gitmemi gerektiren hiçbir neden yok.
Translate from Turkish to English
Kriket beceri gerektiren bir oyundur.
Translate from Turkish to English
Üzgün olmanı gerektiren nedir?
Translate from Turkish to English
Ona yardım etmemi gerektiren bir sebep yok.
Translate from Turkish to English
Gitmeni gerektiren hiçbir neden yok.
Translate from Turkish to English
Latince iyi bir gramer bilgisi gerektiren birkaç dilden biridir.
Translate from Turkish to English
Bu yüksek düzeyde konsantrasyon gerektiren iş türü.
Translate from Turkish to English
Teksas'ta cinayet ölüm cezasını gerektiren bir suçtur.
Translate from Turkish to English
"Karım doğum yapıyorken benim doğum odasında olmamı gerektiren herhangi bir neden var mı? Eğer 'nafaka' kelimesi senin için bir şey ifade ediyorsa."
Translate from Turkish to English
Onun teklifini kabul etmememi gerektiren hiçbir neden olmadığını görüyorum.
Translate from Turkish to English
Bunu yapmamızı gerektiren bir sebep yok.
Translate from Turkish to English
Yirminci Kolordu ve Konya'daki Ordu Müfettişliği ile ilişki kurmam üzerine aldığım haberlerden uyanıklığı gerektiren noktaları 1 Haziran 1919'da Erzurum'da On Beşinci Kolordu ve Samsun'da Üçüncü Kolordu ve Diyarbakır'da On Üçüncü Kolordu Komutanlarına bildirdim.
Translate from Turkish to English
Günümüzde tadilat gerektiren evleri satmak zor.
Translate from Turkish to English
Çok zor değil, ama sabır gerektiren bir şey.
Translate from Turkish to English
İvedilik gerektiren bir konu değil.
Translate from Turkish to English
Bu birçok ince ayrıntıyla uğraşmayı gerektiren sıra tabanlı ve manga odaklı bir taktik savaş oyunu.
Translate from Turkish to English
Transfüzyon gerektiren kanama mı?
Translate from Turkish to English