Learn how to use gerginlik in a Turkish sentence. Over 20 hand-picked examples.
Tom, John ve Mary arasında bir gerginlik hissetti.
Translate from Turkish to English
İkimiz arasında büyüyen bir gerginlik hissettim.
Translate from Turkish to English
Ege'de yeni bir gerginlik sürecine girilecek.
Translate from Turkish to English
Tom gerginlik yarattı.
Translate from Turkish to English
Mary'nin annesinin sürekli karışmasından Tom ve Mary'nin evliliğine büyük bir gerginlik konuldu.
Translate from Turkish to English
Kardeşler arasında çok gerginlik var.
Translate from Turkish to English
Havadaki gerginlik hissediliyordu.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary arasında çok gerginlik vardı.
Translate from Turkish to English
Bu odada çok gerginlik var.
Translate from Turkish to English
Sami ve Leyla'nın ilişki sorunları ofiste bir miktar gerginlik yaratmaya başladı.
Translate from Turkish to English
Sami ve Leyla arasındaki gerginlik yükselmeye başlıyor.
Translate from Turkish to English
Maç öncesi stat yakınında karşı karşıya gelen rakip taraftarlar arasında gerginlik yaşandı.
Translate from Turkish to English
Tribünlerdeki gerginlik karşılaşma sonrası stat dışına yayıldı.
Translate from Turkish to English
Cezayir ve Fas arasında gerginlik artıyor.
Translate from Turkish to English
Ege Denizi'nde yeni bir gerginlik sürecine girilecek.
Translate from Turkish to English
Adalar Denizi'nde yeni bir gerginlik sürecine girilecek.
Translate from Turkish to English
Askeri gerginlik yok.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary'nin ilk sevişme öncesi gerginlik ve triplerini aşarken epey zorlandı.
Translate from Turkish to English
Sami ve Leyla arasındaki gerginlik tırmanmaya başlıyor.
Translate from Turkish to English
Yorgunluk ve sinirlerde gerginlik teşhisi konuldu.
Translate from Turkish to English