Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "geride"

Learn how to use geride in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.
Translate from Turkish to English

Acil internet girişi olan bir çevre yaratmazsak, bizim şirketimizde geride kalacak.
Translate from Turkish to English

Arabamın anahtarlarını geride bıraktım.
Translate from Turkish to English

Onu durdurmaya çalıştım, ama beni geride bıraktı.
Translate from Turkish to English

Biri onun şemsiyesini geride bıraktı.
Translate from Turkish to English

Tatoeba'nın çok dilli olmasının nedeni budur. Fakat o tür çok dilli değil. Dillerin sadece birlikte eşleştirildiği ve bazı çiftlerin geride bırakıldığı tür değil.
Translate from Turkish to English

Açık söylemek gerekirse, bu takımın kazanamayacak olmasının sebebi onları geride tutmanızdır.
Translate from Turkish to English

Tom işinde geride kalıyor.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary geride uzağa oturdular.
Translate from Turkish to English

Taro'nun acelesi vardı ve cüzdanını geride bıraktı.
Translate from Turkish to English

Arkadaşlarına ayak uydurmadığı için, o sonunda geride kaldı.
Translate from Turkish to English

Brian eşyalarını geride bıraktı.
Translate from Turkish to English

Geride durun lütfen.
Translate from Turkish to English

Çantamı geride bıraktım.
Translate from Turkish to English

İpten geride dur.
Translate from Turkish to English

Lütfen geride hiçbir şey bırakmayın.
Translate from Turkish to English

Geride bıraktığım neydi?
Translate from Turkish to English

Polis kalabalığı geride tuttu.
Translate from Turkish to English

Polisler kalabalığı geride tuttu.
Translate from Turkish to English

O, her konuda beni geride bırakıyor.
Translate from Turkish to English

Eşyanı geride bırakma.
Translate from Turkish to English

İngilizce dersinde geride kaldı.
Translate from Turkish to English

Geride bırakıldım.
Translate from Turkish to English

Polis öfkeli kalabalığı geride tuttu.
Translate from Turkish to English

O kadar acele ettim ki çantamı geride bıraktım.
Translate from Turkish to English

Onu geride bırakın.
Translate from Turkish to English

Geride kalmasını söyledim.
Translate from Turkish to English

Tom'u geride bıraktılar.
Translate from Turkish to English

Geride kalmalısın.
Translate from Turkish to English

En kötüsü geride kaldı.
Translate from Turkish to English

O öldü ve çok sevdiği çocuklarını geride bıraktı.
Translate from Turkish to English

Daha geride oturmak istiyorum.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça geride.
Translate from Turkish to English

Sen geride kal.
Translate from Turkish to English

Bütün ayıplar bende ama ne yapıp yapıp ulaşmalı dostlara geride kalmayı kendime yediremem.
Translate from Turkish to English

Geride kim var bak.
Translate from Turkish to English

Çok acılar çektim; çok mutsuzluklar yaşadım hepsi geride kaldı.
Translate from Turkish to English

Geride kaldık.
Translate from Turkish to English

Tom geride kaldı.
Translate from Turkish to English

Size güvenmediğim için geride durmam daha mantıklı geldi.
Translate from Turkish to English

Sonra küçük kardeş yola çıktı, ve büyük geride kaldı.
Translate from Turkish to English

Çok yavaş yürüdüğü için geride kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom'a hemen geride olacağımı söyledim.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'yi geride bırakmak istemiyordu.
Translate from Turkish to English

Tom'u geride bıraktım.
Translate from Turkish to English

Tom'a valizini geride bıraktırdım.
Translate from Turkish to English

Tom bıçağı geride bıraktı.
Translate from Turkish to English

Tom'u geride bırakamayız.
Translate from Turkish to English

Yarın Rusça, Tatoeba'daki cümle sayısı bakımından Türkçe'yi büyük olasılıkla geride bırakacak.

Her şeyi geride bıraktım.

Sokak çatışmaları, geride çok büyük hasar bıraktı.

O günler çok geride kaldı.

İnsan bir yabancı ülkeye gittiğinde, kendi ülkesinin sorunlarını da geride bırakmak istiyor.

Geride durman gerektiğini düşünüyorum.

Geride ne bıraktım?

Geride kalmak yerine terk etmeyi seçtim.

Tom Mary'yi geride bıraktı.

Tom Mary'ye yardım etmek için geride kaldı.

Tom'a yardım etmek için geride kaldık.

Maalesef işimizde biraz geride kaldık.

Dersimden geride kalmak istemiyorum.

Geçmişi geride bırak ve şimdiye dikkat et.

Neden onu geride bırakmıyorsun?

Sana geride kalmanı söyledim.

Onlar 2.ooo den fazla ölü ve yaralıyı geride bıraktılar.

Geride kalam gerekecek.

Tom'u geride bırakmıyorum.

Tom ve Mary çok geride değil.

Onlara yetişmeye çalıştım ama sonunda geride kaldım.

Tom geride mi bırakıldı?

Geride durun.

Kendini geride bıraktın.

Ben geride bırakıldım.

Sadece geride bırakılmayı sevmiyorum.

Hiçbir çocuk geride bırakılmamalıdır.

Onlara yardım etmek için geride kaldık.

Onlara yardım etmek için geride kaldım.

Ona yardım etmek için geride kaldım.

Tom kirasında üç ay geride.

Eşyalarınızı geride bırakmayın.

Onlar onu geride bıraktılar.

Dan geride hiçbir iz bırakmadı.

Hiç kimse geride bırakılmıyor.

Kaç kişiyi geride bıraktık?

Biz onun geride bıraktığı müzik için minnettarız.

Tom geride kalmaya karar verdi.

Tom, karısını ve çocuklarını geride bıraktı.

İş hayatında her zaman geride bir şey bırakırım, bir ceket, kahve fincanım ya da şapkam gibi.

Seni geride bırakamam.

Biz onu geride bırakamayız.

Biz onları geride bırakamayız.

Sen onu geride bırakamazsın.

Ben onu geride bıraktım.

Saatim bir saat geride.

Bütün bunları geride bırakalım istiyorum.

Tom çok fazla geride değildi.

Bütün değişiklikler, hatta nadiren olanlar dahi, hüzne sebep olur. Çünkü geride bıraktığımız her şeyde bir parçamız vardır. Yeni bir başlangıç yapmadan önce, öncekilerle vedalaşmamız gerekir.

Tom geride çok şey bıraktı.

Bizi geride bırakma.

Onları geride bırakamazsınız.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English