Learn how to use geyik in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked examples.
Bu geyik türlerinin yakalanması o kadar zor ki yabanda şu ana kadar sadece iki tanesinin resmi çekildi.
Translate from Turkish to English
Geyik, yaşamı için kaçtı.
Translate from Turkish to English
Nara'da bir sürü geyik var.
Translate from Turkish to English
Geyik yapmayı kesin, işinize dönün.
Translate from Turkish to English
Ormanda pek geyik görmedik.
Translate from Turkish to English
O bir geyik mi?
Translate from Turkish to English
Bu geyik sezonu.
Translate from Turkish to English
Akbabalar tarafından gagalanan ölü bir geyik, diğer hayvanlar tarafından kısmen yenilmiş kalır, o tür çürümüş ete leş denir.
Translate from Turkish to English
Tom bir geyik vurdu.
Translate from Turkish to English
Nara'da çok geyik vardır.
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary geyik avlamaya gittiler.
Translate from Turkish to English
Bu bir geyik gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
O geyik avına gitti.
Translate from Turkish to English
Geyik eti sever misin?
Translate from Turkish to English
Tom Alaska'ya taşınana kadar hiç bir geyik görmemişti.
Translate from Turkish to English
Geyik tek başına koşuyordu.
Translate from Turkish to English
Bir geyik vurduk.
Translate from Turkish to English
Ben geyik eti pişirdim.
Translate from Turkish to English
Sen hasta bir geyik gördün mü?
Translate from Turkish to English
Geyik avcılar tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English
Yolda bir geyik vardı.
Translate from Turkish to English
Çayırda yürüyen bir geyik vardı.
Translate from Turkish to English
Geyik Jane'in üç katı kadar ağırdır.
Translate from Turkish to English
Dur! Yolda bir geyik var.
Translate from Turkish to English
Ben ormanda bir geyik gördüm.
Translate from Turkish to English
Nara'da birçok geyik var.
Translate from Turkish to English
Norveç'te 300'den fazla geyik, bir yıldırım tarafından öldürüldü.
Translate from Turkish to English
Geyik parkın içinde özgürce dolaştı.
Translate from Turkish to English
Bir bebek geyik doğar doğmaz ayakta durabilir.
Translate from Turkish to English
Geyik güçlü olduğundan daha hızlıdır.
Translate from Turkish to English
Geyik izlerini tanımlamak kolaydır.
Translate from Turkish to English
Kendimi far ışığı tutulmuş bir geyik gibi hissettim.
Translate from Turkish to English
Leyla başlangıçta cesedin bir geyik leşi olduğunu düşündü.
Translate from Turkish to English
Sami, Alaska'da geyik avlıyordu.
Translate from Turkish to English
Buralarda sık sık geyik görmüyoruz.
Translate from Turkish to English
Tom'un arabasının önüne bir geyik atladı.
Translate from Turkish to English
Geyik muhabbeti yapmakta iyi değilimdir.
Translate from Turkish to English
Ali'yle geyik yaptık.
Translate from Turkish to English
Ali çok geyik bir arkadaştır.
Translate from Turkish to English
Ortalıkta bir geyik dönüyor.
Translate from Turkish to English
Ali çok geyik bir arkadaş.
Translate from Turkish to English
Geyik, yüzleri hatırlar.
Translate from Turkish to English
"Hangisi daha hızlı: bir geyik mi yoksa bir kaplumbağa mı?" "Bir geyik bir kaplumbağadan çok daha hızlıdır."
Translate from Turkish to English
Bir geyik yolu kapattı.
Translate from Turkish to English