Learn how to use gitgide in a Turkish sentence. Over 24 hand-picked examples.
Bize gelen öğrencilerin sayısı gitgide azalıyor.
Translate from Turkish to English
El yazısı kullanabilen genç insanların sayısının gitgide azaldığını şaşkınlıkla öğrendim.
Translate from Turkish to English
Daha sonra hayattan yeniden zevk almaya başladı ve gitgide iyileşti.
Translate from Turkish to English
Onun ve onun arasındaki dostluk gitgide aşka dönüştü.
Translate from Turkish to English
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.
Translate from Turkish to English
Bu spor gitgide popülerleşiyor.
Translate from Turkish to English
İşler gitgide düzeliyor.
Translate from Turkish to English
Tom'un işi gitgide daha kötü bir duruma geldi.
Translate from Turkish to English
Kırsal alanda yaşamak için gittikten sonra onun sağlığı gitgide daha iyi oldu.
Translate from Turkish to English
İlk başta, ben bunu sevmedim, ama gitgide eğlenceli oldu.
Translate from Turkish to English
Tom arkadaş çevresinden gitgide soyutlanmıştı.
Translate from Turkish to English
Avrupa'da kamusal alanın yokluğu gitgide daha fazla hissediliyor.
Translate from Turkish to English
Gitgide daha çok insan obezleşiyor.
Translate from Turkish to English
Dünya gitgide daha hızlı değişiyor.
Translate from Turkish to English
Kalbim gitgide daha da hızlı çarpıyordu.
Translate from Turkish to English
Durum gitgide daha da kötüleşti.
Translate from Turkish to English
Kış yaklaştıkça günler gitgide kısalıyor.
Translate from Turkish to English
Bunu gitgide daha çok seviyorum.
Translate from Turkish to English
Sana olan sevgim gitgide azalıyor.
Translate from Turkish to English
İş gitgide daha ilginç bir hal alıyor.
Translate from Turkish to English
Hava gitgide sıcaklıyor.
Translate from Turkish to English
Durum gitgide kötüleşiyor.
Translate from Turkish to English
Hava gitgide bozuyor.
Translate from Turkish to English
Örtülü ödeneğe ayrılan pay gitgide artıyor.
Translate from Turkish to English