Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "giyecek"

Learn how to use giyecek in a Turkish sentence. Over 37 hand-picked examples.

Kurbanlar için yiyecek ve giyecek sağlamalıyız.
Translate from Turkish to English

O, yolcuya yiyecek ve giyecek sağladı.
Translate from Turkish to English

Resmî giyecek miyiz?
Translate from Turkish to English

Amy giyecek yeni bir şey istiyor.
Translate from Turkish to English

Onlar yiyecek ve giyecek aldılar.
Translate from Turkish to English

Giyecek bir şeyim yok.
Translate from Turkish to English

Giyecek bir şey için dolabıma baktım.
Translate from Turkish to English

Giyecek bir şey için dolabıma baktım fakat ortam için uygun bir şey bulamadım.
Translate from Turkish to English

Onlara giyecek ve biraz yiyecek verdim.
Translate from Turkish to English

Onlara yiyecek ve giyecek sağladık.
Translate from Turkish to English

Ailesi için yiyecek ve giyecek temin etti.
Translate from Turkish to English

Gerçekten o elbiseyi giyecek misin?
Translate from Turkish to English

Tom partide ne giyecek?
Translate from Turkish to English

Partide o elbiseyi giyecek misin?
Translate from Turkish to English

O gece bütün bayanlar en güzel elbiselerini giyecek.
Translate from Turkish to English

Giyecek bir şeyin olmadığını nasıl söylersin? Dolabın giysi dolu.
Translate from Turkish to English

Onları kim giyecek?
Translate from Turkish to English

Bu botları tekrar giyecek misin?
Translate from Turkish to English

Parti için bir kostüm giyecek misin?
Translate from Turkish to English

Yaşamak için yiyecek, giyecek ve bir eve ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English

Giyecek başka bir şeyim yok.
Translate from Turkish to English

Giyecek hiç temiz elbisem yok.
Translate from Turkish to English

Ciddi ciddi bunu giyecek misin?
Translate from Turkish to English

İyi ki, biri bana giyecek bir ceket verdi.
Translate from Turkish to English

Mary giyecek uygun bir şey bulmaya çalışarak dolabına baktı.
Translate from Turkish to English

Bu kimonoyu giyecek misin?
Translate from Turkish to English

Giyecek başka hiçbir şeyim yok.
Translate from Turkish to English

Çocuklar yiyecek ve giyecek için ebeveynlerine bağlı.
Translate from Turkish to English

Gerçekten onu giyecek misin?
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary Cadılar bayramı partisi için ne giyecek?
Translate from Turkish to English

Sel kurbanlarına yiyecek ve giyecek sağladık.
Translate from Turkish to English

Herkes yeterli miktarda yiyecek ve giyecek aldı.
Translate from Turkish to English

Herkese yeterli yiyecek ve giyecek verildi
Translate from Turkish to English

Sami cinayetten hüküm giyecek.
Translate from Turkish to English

Galip gelen böylece beyaz giysiler giyecek. Onun adını yaşam kitabından hiç silmeyeceğim. Babam'ın ve meleklerinin önünde o kişinin adını açıkça anacağım.
Translate from Turkish to English

İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.
Translate from Turkish to English

Tom pazartesi günü hüküm giyecek.
Translate from Turkish to English