Learn how to use giyecek in a Turkish sentence. Over 37 hand-picked examples.
Kurbanlar için yiyecek ve giyecek sağlamalıyız.
Translate from Turkish to English
O, yolcuya yiyecek ve giyecek sağladı.
Translate from Turkish to English
Resmî giyecek miyiz?
Translate from Turkish to English
Amy giyecek yeni bir şey istiyor.
Translate from Turkish to English
Onlar yiyecek ve giyecek aldılar.
Translate from Turkish to English
Giyecek bir şeyim yok.
Translate from Turkish to English
Giyecek bir şey için dolabıma baktım.
Translate from Turkish to English
Giyecek bir şey için dolabıma baktım fakat ortam için uygun bir şey bulamadım.
Translate from Turkish to English
Onlara giyecek ve biraz yiyecek verdim.
Translate from Turkish to English
Onlara yiyecek ve giyecek sağladık.
Translate from Turkish to English
Ailesi için yiyecek ve giyecek temin etti.
Translate from Turkish to English
Gerçekten o elbiseyi giyecek misin?
Translate from Turkish to English
Tom partide ne giyecek?
Translate from Turkish to English
Partide o elbiseyi giyecek misin?
Translate from Turkish to English
O gece bütün bayanlar en güzel elbiselerini giyecek.
Translate from Turkish to English
Giyecek bir şeyin olmadığını nasıl söylersin? Dolabın giysi dolu.
Translate from Turkish to English
Onları kim giyecek?
Translate from Turkish to English
Bu botları tekrar giyecek misin?
Translate from Turkish to English
Parti için bir kostüm giyecek misin?
Translate from Turkish to English
Yaşamak için yiyecek, giyecek ve bir eve ihtiyacımız var.
Translate from Turkish to English
Giyecek başka bir şeyim yok.
Translate from Turkish to English
Giyecek hiç temiz elbisem yok.
Translate from Turkish to English
Ciddi ciddi bunu giyecek misin?
Translate from Turkish to English
İyi ki, biri bana giyecek bir ceket verdi.
Translate from Turkish to English
Mary giyecek uygun bir şey bulmaya çalışarak dolabına baktı.
Translate from Turkish to English
Bu kimonoyu giyecek misin?
Translate from Turkish to English
Giyecek başka hiçbir şeyim yok.
Translate from Turkish to English
Çocuklar yiyecek ve giyecek için ebeveynlerine bağlı.
Translate from Turkish to English
Gerçekten onu giyecek misin?
Translate from Turkish to English
Tom ve Mary Cadılar bayramı partisi için ne giyecek?
Translate from Turkish to English
Sel kurbanlarına yiyecek ve giyecek sağladık.
Translate from Turkish to English
Herkes yeterli miktarda yiyecek ve giyecek aldı.
Translate from Turkish to English
Herkese yeterli yiyecek ve giyecek verildi
Translate from Turkish to English
Sami cinayetten hüküm giyecek.
Translate from Turkish to English
Galip gelen böylece beyaz giysiler giyecek. Onun adını yaşam kitabından hiç silmeyeceğim. Babam'ın ve meleklerinin önünde o kişinin adını açıkça anacağım.
Translate from Turkish to English
İman edip vaftiz olan kurtulacak, iman etmeyen ise hüküm giyecek.
Translate from Turkish to English
Tom pazartesi günü hüküm giyecek.
Translate from Turkish to English