Learn how to use giyim in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked examples.
Ben ikinci el kitapçılarda ve ikinci el giyim dükkanlarında alışveriş yapmayı severim.
Translate from Turkish to English
Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Turkish to English
Gıda ve giyim tezgahlarındaki ürünler çok ucuz.
Translate from Turkish to English
Tom'un bir giyim mağazası açma çabaları boşa gitti.
Translate from Turkish to English
Buraya yakın bir giyim mağazası var mı?
Translate from Turkish to English
Kot pantolonlar popüler bir giyim ihracatıdır.
Translate from Turkish to English
Palto bir giyim eşyasıdır.
Translate from Turkish to English
Giyim tarzını değiştirdi.
Translate from Turkish to English
Giyim tarzımın nesi var?
Translate from Turkish to English
Giyim eşyasının hangi malzemelerden yapıldığını merak ediyorum.
Translate from Turkish to English
Jiro giyim hakkında ilgisiz.
Translate from Turkish to English
Gıda, giyim ve barınak hayatta kalmanın temelleridir.
Translate from Turkish to English
Bu günlerde çoğu giyim Çin'den ithal edilmektedir.
Translate from Turkish to English
Bunları bir vintage giyim mağazasında mı buldun?
Translate from Turkish to English
O arka arkaya giyim eşyaları aldı.
Translate from Turkish to English
O birbiri ardına giyim eşyaları aldı.
Translate from Turkish to English
Bu giyim tarzı Paris'te ortaya çıkmıştır.
Translate from Turkish to English
Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarıya çıktık.
Translate from Turkish to English
Giyim tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.
Translate from Turkish to English
En sevdiğiniz giyim mağazası nedir?
Translate from Turkish to English
O giyim mağazası korkunçtu.
Translate from Turkish to English
Eskiden hazır giyim bu kadar yaygın değilken insanlar terzilere gidip kıyafet diktirirdi.
Translate from Turkish to English
Kardeşi işsiz kalmadan önce bir giyim mağazasında getir götür işleri yapıyordu.
Translate from Turkish to English