Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "giymek"

Learn how to use giymek in a Turkish sentence. Over 89 hand-picked examples.

Tom paltosunu çıkardı çünkü onu giymek için çok sıcaktı.
Translate from Turkish to English

Tom, bir takım elbise ve bir kravat giymek zorunda değildi fakat giydi.
Translate from Turkish to English

O, ayakkabılarını giymek için durdu.
Translate from Turkish to English

O bana giymek için hangi elbiselerin iyi olacağını söyledi.
Translate from Turkish to English

Okulda, okul üniforması giymek zorundayız.
Translate from Turkish to English

Çalışanlar üniforma giymek zorunda.
Translate from Turkish to English

Dansta giymek için bir şeyin var mı?
Translate from Turkish to English

Bir ceket giymek isteyebilirsin.
Translate from Turkish to English

Çizme giymek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Bunu giymek isterim.
Translate from Turkish to English

Anne! Bunu giymek istemiyorum.
Translate from Turkish to English

Giymek istediğini giy.
Translate from Turkish to English

Mary Cadılar bayramı için seksi bir kostüm giymek istemiyordu bu yüzden Amish bir kadın gibi giyinmeye karar verdi.
Translate from Turkish to English

Tom çalışmak için takım elbise giymek ve kravat takmak zorunda değil.
Translate from Turkish to English

Patron çalışmak için Tom'un takım elbise giymek ve kravat takmak zorunda olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English

Mary pahalı marka kıyafetler giymek istemiyor.
Translate from Turkish to English

Eğer dansa gidiyorsan hareketini daraltan bir elbise giymek istemezsin.
Translate from Turkish to English

Tom çoraplarını giymek için yatağına oturdu.
Translate from Turkish to English

Şimdi zayıf olduğumdan dolayı bu kıyafeti giymek benim için daha kolay.
Translate from Turkish to English

Tom'un giydiği gibi kıyafetler giymek istiyorum.
Translate from Turkish to English

Daha şık bir şeyler giymek istemediğine emin misin?
Translate from Turkish to English

Çok küçük olan ayakkabıları giymek ayaklarınız için zararlı.
Translate from Turkish to English

Neden elbise giymek istemiyorsun?
Translate from Turkish to English

Mary Alice'e dansta giymek için bir elbise ödünç alıp alamayacağını sordu.
Translate from Turkish to English

Kimono giymek bir Japon için bile çok zordur.
Translate from Turkish to English

Şimdi eksantrik olun. Mor giymek için yaşlılığı beklemeyin.
Translate from Turkish to English

Bir smokin giymek zorundasın.
Translate from Turkish to English

Ayakkabı giymek zorundayım.
Translate from Turkish to English

Kim onu giymek ister?
Translate from Turkish to English

Gerçekten bunu giymek zorundayım?
Translate from Turkish to English

Bunu giymek zorunda mıyım?
Translate from Turkish to English

Giymek için başka bir şey getirdin mi?
Translate from Turkish to English

Tüm öğrenciler aynı üniformayı giymek zorundadır.
Translate from Turkish to English

Savaştan sonra daha az insan şapka giymek için geldi.
Translate from Turkish to English

Tom o iş görüşmesinde giymek için bir takım elbise almamı istiyor.
Translate from Turkish to English

Tom kot giymek istiyor.
Translate from Turkish to English

Neden partide giymek için kendine güzel bir şey almaya gitmiyorsun?
Translate from Turkish to English

Tom uzun süre elbiseleri yıkamadı bu yüzden giymek için yeterince temiz bir şey olup olmadığını görmek için kirli elbiselerini araştırdı.
Translate from Turkish to English

Ceketimi giymek ister misin?
Translate from Turkish to English

Hangi şapkayı giymek istiyorsun?
Translate from Turkish to English

Bir kimono giymek ister misin?
Translate from Turkish to English

Tom yeni ayakkabılarını giymek istedi.
Translate from Turkish to English

Muhtemelen giymek için bir şapka almalısın.

İş kıyafelerimi giymek zorundayım.

Bazı temiz giysiler giymek isteyebilirsin.

Bazı giysiler giymek istiyorum.

Ayakkabıyı çorap olmadan giymek hoşuma gidiyor.

Bu aptal elbiseyi giymek istemiyorum!

Tom Mary'ye giymek istediği şeyi giymesini söyledi.

Şu anda, tatil sırasında giymek için bazı uygun kıyafetler seçiyorum.

O, ayakkabılarını giymek için eğildi.

O ayakkabılarını giymek için eğildi.

Tom ayakkabılarını giymek için durdu.

Bu kazak çıkarmak ve giymek için rahat.

Tom annesinin Noel için ona aldığı gömleği giymek istemedi.

Görünmez olsaydım, herhangi bir şey giymek zorunda kalmazdım.

Siyah pantolon ile floresan sarı çoraplar giymek iyi bir görünüm değil.

Bir cenaze için kırmızı mini etek giymek uygun değildir.

Anorak giymek için hava fazla sıcak.

Öğrencilerin hepsi aynı üniformayı giymek zorundadırlar.

Tom ceketini giymek için kalktı.

Kışın yün şapka giymek, insanlar arasında yaygındır.

Botlarını giymek için otur.

Muhtemelen giymek için sıcak bir şeyler almalısınız.

İş görüşmende giymek için yeni bir takım satın almanı istiyorum.

Lisedeyken bir forma giymek zorunda mıydınız?

Öyle bir şey giymek için fazla yaşlıyım.

Ben hep smokin giymek istedim.

Hava serinleyince kazak giymek zorunda kaldım.

Tom birkaç kuru elbise giymek için eve döndü.

Yeşil giymek isteğe bağlıdır.

Ayakkabı giymek zorunda bile değilim.

Onlar yasayla bisiklet kaskı giymek zorunda kalma ihtimali ile karşı karşıyalar.

Bir cenaze töreni için siyah giymek gelenekseldir.

Kot pantolon giymek istiyorum.

Bir takım elbise giymek zorunda mıyım?

Tom kot pantolon giymek istiyordu.

Tom kot giymek istemedi.

Tom kot pantolon giymek istemiyor.

Kot giymek istemiyorum.

Şort giymek için hava henüz çok soğuk.

Keşke eve gidip daha uygun bir şeyler giymek için zamanım olsa.

Bir Kabile elbisesi giymek istiyor.

Tom'un eski giysilerini giymek istemiyorum.

Yeni ayakkabılarını giymek istediler.

Annesinin ona doğum gününde aldığı kazağı giymek istemiyordu.

Anne, bunu giymek istemiyorum.

Yelek giymek hoşuma gitmiyor.

Okul üniforması giymek istemeyen öğrenciler de var.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English