Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "giysi"

Learn how to use giysi in a Turkish sentence. Over 44 hand-picked examples.

İnternetten giysi satıyorum.
Translate from Turkish to English

Ben çevrimiçi giysi satarım.
Translate from Turkish to English

Annem bana birkaç yeni giysi yaptı.
Translate from Turkish to English

Biz onlara para ve giysi sağladık.
Translate from Turkish to English

Tom Jill'e yeni bir giysi yaptı.
Translate from Turkish to English

Ben genellikle yerel bir mağazada giysi satın alırım.
Translate from Turkish to English

Giysi insan yapar.
Translate from Turkish to English

Palto almaya bir giysi dükkanına gittik.
Translate from Turkish to English

Onu eski giysi dükkanından aldım.
Translate from Turkish to English

Hiç kalın giysi getirmedim.
Translate from Turkish to English

Sadece birkaç giysi almam gerekiyor.
Translate from Turkish to English

Bu giysi ona gerçekten yakışıyor.
Translate from Turkish to English

Mary siyah bir giysi giyiyordu.
Translate from Turkish to English

Nereden bir giysi kiralayabilirim?
Translate from Turkish to English

Bu giysi senin üzerinde iyi görünecek.
Translate from Turkish to English

Bu giysi senin üzerinde daha iyi görünecek.
Translate from Turkish to English

Giyecek bir şeyin olmadığını nasıl söylersin? Dolabın giysi dolu.
Translate from Turkish to English

Bir ENERGY STAR giysi yıkama, 20 yıl önce kullanılan bir standart yıkamadan yaklaşık yüzde 70 daha az enerji ve yüzde 75 daha az su kullanır.
Translate from Turkish to English

Tom giysi koluyla yüzünü sildi.
Translate from Turkish to English

O müstehcen giysi giymişti.
Translate from Turkish to English

Tom üzerinde herhangi bir giysi olmadan evin etrafında aylak aylak dolaşır.
Translate from Turkish to English

Sık sık Tom & Mary'den giysi satın alırım.
Translate from Turkish to English

Tom çok giysi giymiyordu.
Translate from Turkish to English

Yarınki giysi provası saat birde başlar.
Translate from Turkish to English

Daha fazla giysi giymeliyim.
Translate from Turkish to English

Biz, yoksullar için gıda ve giysi sağlamalıyız.
Translate from Turkish to English

O bir bohça giysi taşıdı.
Translate from Turkish to English

Islak giysi cilde yapışır.
Translate from Turkish to English

Onlar çok küçük giysi giyiyorlar.
Translate from Turkish to English

O giysi getirmeyi unuttu.
Translate from Turkish to English

O, gün için giysi kiraladı.
Translate from Turkish to English

yolculuk sırasında çok fazla giysi getirmeyin.
Translate from Turkish to English

Bu giysi üç gün içinde değiştirilebilir.
Translate from Turkish to English

Elinde bir paket giysi ile dışarı çıktı.
Translate from Turkish to English

Giysi tezgahlarına ulaşmak için iki kat yukarı çıktık.
Translate from Turkish to English

Bu giysi kirli ve yıkanmalıdır.
Translate from Turkish to English

Bugün gerçekten soğuk. Daha kalın giysi giymelisin yoksa üşütebilirsin.
Translate from Turkish to English

Annem yeni bir giysi yaptı.
Translate from Turkish to English

Giysi giyerek bir saunaya girme düşüncesi düşünülemezdir.
Translate from Turkish to English

Ben giysi giymiyorum.
Translate from Turkish to English

Birkaç yeni giysi satın almalıyım.
Translate from Turkish to English

Ne sıklıkta giysi yıkıyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Neden herhangi bir giysi giyinmiyorsun?
Translate from Turkish to English

Sam'la Yafet bir giysi alıp omuzlarına attılar, geri geri yürüyerek çıplak babalarını örttüler. Çıplak babalarını görmemek için yüzlerini öbür yana çevirdiler.
Translate from Turkish to English