Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "gizlice"

Learn how to use gizlice in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Hackerlar, özel ya da kamuya açık ağlara gizlice girmek için yeni yollar arıyorlar.
Translate from Turkish to English

İki polis bir hırsız tutukladı. Onlar onu Bayan Miller'in evine gizlice girerken yakaladı.
Translate from Turkish to English

Tom gizlice dışarı çıkar ve adamlarla birkaç bira içerdi.
Translate from Turkish to English

Tom arka kapıdan gizlice sıvıştı.
Translate from Turkish to English

Tom'un odaya gizlice girdiğini başka hiç kimse fark etmedi.
Translate from Turkish to English

O bana gizlice bir not verdi.
Translate from Turkish to English

O, gizlice bahçeye girdi.
Translate from Turkish to English

O, bana fotoğrafını gizlice gösterdi.
Translate from Turkish to English

O, gizlice bana onun resmini gösterdi.
Translate from Turkish to English

Sanırım Tom ve Mary gizlice evlendiler.
Translate from Turkish to English

O, arka kapıdan gizlice içeri süzüldü.
Translate from Turkish to English

Ona gizlice ödendi.
Translate from Turkish to English

Onu gizlice kaçmaya çalışırken yakaladım.
Translate from Turkish to English

Onun odaya gizlice girdiğini fark ettim.
Translate from Turkish to English

Gizlice dinlenilmekten korktular.
Translate from Turkish to English

Polis bir adamın gizlice içeri girdiğini fark etti.
Translate from Turkish to English

Gezisine gizlice devam etmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile gizlice ilişki kuruyor.
Translate from Turkish to English

Malları gizlice ihraç etmeye devam ettiler.
Translate from Turkish to English

Beni gizlice dinliyor musun?
Translate from Turkish to English

Tom'u gizlice dinlediğini gördüm.
Translate from Turkish to English

Tom gizlice dinliyor.
Translate from Turkish to English

Gizlice dinlenmeden burada konuşabiliriz.
Translate from Turkish to English

Bir yabancı onun evine gizlice sokulurken görüldü.
Translate from Turkish to English

Tom para ödemeden sinemaya gizlice girmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Tom gizlice evden çıkmaya çalıştı fakat ebeveynleri onu yakaladı.
Translate from Turkish to English

Tom'u kapınızın dışında gizlice dinlerken gördüm.
Translate from Turkish to English

Mary Tom'un gizlice yetenekli bir şarkıcı olduğunu keşfetti.
Translate from Turkish to English

Mary Tom'un cadılar bayramı partisinde olmadığını düşündü ama aslında o onu kurt adam maskesinin arkasından gizlice izliyordu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary ile gizlice buluşuyor.
Translate from Turkish to English

Sen gizlice yap.
Translate from Turkish to English

Beni korkuttun! Arkamdan gizlice yaklaşma.
Translate from Turkish to English

Tom bizi gizlice gözetliyor.
Translate from Turkish to English

Gizlice odaya sokuldu.
Translate from Turkish to English

Mary gizlice evden çıktı.
Translate from Turkish to English

Tom ondan gizlice nefret ettiğimi bilmiyordu.
Translate from Turkish to English

O gizlice gitti.
Translate from Turkish to English

Konuşmanı gizlice dinlemekten kendimi alamadım.
Translate from Turkish to English

Tom ve Mary gizlice evlendiler.
Translate from Turkish to English

O, hayvan cesetlerini parçalayarak incelemek ve geceleri sokaklarda insanları gizlice takip etmek gibi korkunç aktivitelerle uğraşmaktan hoşlanır.
Translate from Turkish to English

Tom sinemaya gizlice girmeye çalıştı.
Translate from Turkish to English

Onlara gizlice yaklaşmadım.
Translate from Turkish to English

Ona gizlice yaklaşmadım.
Translate from Turkish to English

Ona gizlice yaklaşmıyorum.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'ye gizlice aşık oldu.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye gizlice yaklaştı.

Tom gizlice içeriye baktı.

Bana öyle gizlice yaklaşma.

Tom ofisten gizlice kaçtı.

Tom gizlice odaya geri girdi.

Tom gizlice odaya girdi.

Tom görülmeden ofisten gizlice kaçmaya çalıştı.

Gizlice Tom'un arkasına yaklaştım.

Polisler gizlice içki satılan yeri bastı.

Siz ikiniz gizlice ne iş çeviriyorsunuz?

Küçük Mary, annesinin odasındaki ruju gizlice aldı.

Federal araştırma bürosu gizlice gangsterin evini dinlemişti.

Sen gizlice dinliyordun.

Gizlice dinlememelisin.

Tom pencereden gizlice bakıyordu ve Mary ve John'un öpüştüğünü gördü.

Tom Mary için Avustralya'ya gizlice bir şey soktu.

Tom, Mary'yi geceleyin gizlice pembe dizi seyrederken yakaladı.

Ben gizlice kaçmadım.

Mary bir pasta içinde ceza evine bir demir testeresi bıçağını gizlice sokmaya çalıştı.

Tom oda arkadaşını gizlice gözetledi.

Tom gizlice memnundu.

Tom Mary'yi gizlice evden kaçarken yakaladı.

Birçok kişi, Tom ve Mary'nin birbirlerine gizlice aşık olduklarına inanıyor.

Tom, Mary'yi gizlice izliyor.

Bu sohbete gizlice devam edelim.

Tom evden gizlice çıktı.

Yabancılar gizlice Dünya'nın ilerlemesini kontrol etti.

Konuşma gizlice kaydedildi ve delil olarak kullanıldı.

Onu yapmayı gizlice istiyorsun gibi görünüyordu.

Hırsız pencereden gizlice girdi.

O ona gizlice aşık.

Ben gizlice dinlemiyordum.

Ben onun için gizlice umut ediyorum.

O gecenin yarısında ona gizlice yaklaştı.

Okutman döndüğünde o gizlice sınıftan kaçtı.

O gizlice ona aşık.

O gizlice bir parça kek yerken görüldü.

Tom Mary'nin arkasında gizlice yaklaştı.

Tom Mary'nin evine gizlice girdi.

Tom bir süredir Mary'yi gizlice izliyor.

Gizlice onun arkasına yaklaştım.

O gizlice onun arkasına yaklaştı.

Tom ve Mary gizlice evlendi.

Bu şirket, çalışanlarını gizlice dinliyor.

Tom Mary'nin odasına gizlice baktı ama o orada yoktu.

Tom birine gizlice yaklaşamaz.

Tom gizlice Mary'nin planlarını boşa çıkarma girişiminde bulundu.

Tom yedek parça çalmak için bir depoya gizlice girdi.

Tom Mary'ye gizlice para dolu bir zarf verdi.

Daha sonra, onlar gizlice öldürüldüler.

Ben gizlice bunun olacağını umuyordum.

Tom sınırdan gizlice sokuldu.

Tom ve Mary gizlice birbirlerine aşıklar.

Ben gizlice eve giriyorum.

Mary gizlice memnun oldu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English