Learn how to use golf in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Golf oynuyor.
Translate from Turkish to English
Tenislerdekilerle karşılaştırılabilen dört büyük golf turnuvası hangileridir.
Translate from Turkish to English
Tenis ve golf oynamaktan hoşlanırım.
Translate from Turkish to English
Yağmur yağsa bile golf oynayacak.
Translate from Turkish to English
O nasıl golf oynanacağını bilmiyor.
Translate from Turkish to English
O bir golf sopası ile onu öldüresiye dövdü.
Translate from Turkish to English
Onun sevdiği eğlenceler avcılık ve golf.
Translate from Turkish to English
O, bu bahar golf çalışmaya başladı.
Translate from Turkish to English
O, geçen pazar günü golf oynadı.
Translate from Turkish to English
John golf ile ilgileniyor.
Translate from Turkish to English
Tom, babasının ona vermiş olduğu golf kulübüne çok bağlı idi.
Translate from Turkish to English
Tom'a bir golf sopasıyla vuruldu.
Translate from Turkish to English
Tom ücretsiz golf oynayabileceği bir yer buldu.
Translate from Turkish to English
O, gelecek pazar golf oynayacak.
Translate from Turkish to English
Robert o kadar meşguldu ki golf oynamak için bir daveti geri çevirmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English
Tom'un canı golf oynamak istemiyordu.
Translate from Turkish to English
Tom nasıl golf oynayacağını bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Ben golf oynamayı severim.
Translate from Turkish to English
Golf sever misiniz?
Translate from Turkish to English
Golf için deli oluyorum.
Translate from Turkish to English
Asla golf oynamadım.
Translate from Turkish to English
Bir golf kulübüne katılacağım.
Translate from Turkish to English
Benim hobim golf oynamaktır.
Translate from Turkish to English
O asla golf oynamadı.
Translate from Turkish to English
Golf oynamak çok eğlenceli.
Translate from Turkish to English
Hiç golf oynadın mı?
Translate from Turkish to English
O hafta sonlarında golf oynar.
Translate from Turkish to English
Golf kulübüne katıldım.
Translate from Turkish to English
Arada bir golf oynarım.
Translate from Turkish to English
O, her Pazar golf oynar.
Translate from Turkish to English
Golf oynamazsın, değil mi?
Translate from Turkish to English
Arkadaşlarımdan hiçbiri golf oynamaz.
Translate from Turkish to English
Onun babası golf oynamaz.
Translate from Turkish to English
Yıllar önce golf oynamaya başladım.
Translate from Turkish to English
O, golf kulübünün bir üyesidir.
Translate from Turkish to English
Bir golf oyunu oynamak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Ne zaman golf oynamaya başladın?
Translate from Turkish to English
O, onunla golf oynamak istedi.
Translate from Turkish to English
Nasıl golf oynayacağımı hiç bilmiyorum.
Translate from Turkish to English
O, tatili boyunca her gün golf oynadı.
Translate from Turkish to English
Buraya yakın bir golf sahası var mı?
Translate from Turkish to English
Bu öğleden sonra golf oynamaya ne dersin?
Translate from Turkish to English
O, ayda iki ya da üç kez golf oynar.
Translate from Turkish to English
Golf oynar mısın, Takaki?
Translate from Turkish to English
O, her hafta sonu golf oynar.
Translate from Turkish to English
O, seçkin bir golf kulübüdür.
Translate from Turkish to English
Golf oynamayı bilmiyor.
Translate from Turkish to English
Golf için bir rezervasyon yapabilir miyim?
Translate from Turkish to English
Babam her Pazar golf oynar.
Translate from Turkish to English
Annem çok iyi golf oynayabilir.
Translate from Turkish to English
Herkes golf seviyor gibi görünüyor.
Translate from Turkish to English
Ne annem ne de babam golf oynar.
Translate from Turkish to English
Golf hoşlanmadığım spordur.
Translate from Turkish to English
Golf bana göre değil.
Yağmura rağmen golf oynadık.
Golf topu neredeyse deliğe giriyordu.
Üç yıl önce golf kulübüne katıldım.
Babam golf oynar fakat iyi değil.
Grip onun golf oynamasını engelledi.
Tom Mary'nin babasıyla golf oynamak istiyor.
Tenis ve golf gibi sporları sevmiyorum.
Babam pazar sabahı golf oynadı.
Bu golf sahası üye olmayanlara açık değildir.
Tom eskisi kadar çok golf oynamaz.
Tom golf sever ama Mary onun yavaş ve sıkıcı olduğunu düşünüyor.
Bir golf kulübünde üyelik için başvurdu.
Benden çok daha fazla golf tutkunudur.
Zengin komşularım özel bir golf kulübüne üyedir.
Kim golf oynar?
Golf oynamayı severim.
Hiç golf oynamadım.
Golf çantam nerede?
Hala golf oynuyor musun?
Tom golf izliyor.
Onun odasına girdiğimde, golf oynadığı yirmi yıl süresince kazandığı çok sayıda kupayı bana gösterdi.
Tom, golf oynamadı.
Tom'un golf oynadığını fark etmedim.
Tom Mary'yi golf kulübündeki bir partiye davet etti.
Golf sıkıcıdır.
Golf oynamam.
Minyatür golf oynadılar.
Hâlâ golf oynuyor musun?
Golf oynar mısın?
Tom ve Mary minyatür golf oynadılar.
Golf zengin insanlar içindir.
Tom ve ben ikimizde golf oynamayı severiz.
Golf, Japonya'da çok popülerdir.
Golf oynamayı sever misin?
Tom ayda üç ya da dört kez golf oynar.
Tom'la tekrar asla golf oynamayacağım.
Tom'la golf oynamayacağım.
Tom ve Mary birlikte golf oynarlar.
Bu kimin golf çantası?
En son ne zaman golf oynadın?
Tom hâlâ golf oynuyor, değil mi?
Tom babamla golf oynardı.
Sanırım Tom golf oynardı.
Ne sıklıkta golf oynuyorsun?
Yağmur yağsa bile, o golf oynayacak.
Tom yağmur yağsa bile golf oynayacağını söylüyor.