Learn how to use gurur in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
O, kızıyla çok gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
İngiltere şairleriyle gurur duyar.
Translate from Turkish to English
Onlar onun dakikliğinden gurur duyuyordu.
Translate from Turkish to English
O, oğlu ile gurur duyar.
Translate from Turkish to English
Birçok anne-baba çocuklarıyla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Keiko ailesiyle gurur duymaktadır.
Translate from Turkish to English
Babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Doktor olmakla gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tokyo Üniversitesi'nden mezun olmaktan gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
O kızı ile gurur duyabilir.
Translate from Turkish to English
Ben babamın iyi bir aşçı olmasından gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom, Mary ile gurur duymaktadır.
Translate from Turkish to English
Oğlumla gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Tom kendisiyle gurur duymalı.
Translate from Turkish to English
Tom oğlu ile gurur duyar.
Translate from Turkish to English
O, lisesi ile gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
O, çocuklarıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English
Mike babasının zengin olmasıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English
Kızım, Kate, bir şarkı yarışmasını kazandı ve ben onunla gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
John yeni evi ile çok gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Seninle gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
O pinponda asla yenilmemekle gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Ben benim okulum ile gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Babamla gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Onunla oldukça gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Benim erkek çocuklarımla gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Erkek kardeşimle gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
O, oğlu ile gurur duymaktadır.
Translate from Turkish to English
O, oğullarıyla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
O, ailesiyle gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Sizinle çalışmaktan gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Babamla çok gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
O, erkek kardeşi ile gurur duyuyordu.
Translate from Turkish to English
O, babasının zengin olmasıyla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Babanla gurur duyuyor musun?
Translate from Turkish to English
O, kızı ile gurur duyuyordu.
Translate from Turkish to English
O, kızıyla gurur duyar.
Translate from Turkish to English
O, bir müzisyen olmakla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
İşçiler işleriyle gurur duyuyorlardı.
Translate from Turkish to English
Bu projenin bir parçası olmaktan gurur duyuyorum.
Translate from Turkish to English
Londra halkı bu köprüye sahip olmaktan gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Helal olsun sana! Ailen seninle gurur duyuyor olmalı.
Translate from Turkish to English
Hepimiz seninle gurur duyuyoruz.
Translate from Turkish to English
O, öğrencileriyle gurur duymaktadır.
Translate from Turkish to English
O, bir doktor olmakla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
O, iyi notlarıyla gurur duyuyor.
Translate from Turkish to English
Gücümüzle gurur duyduk.
Translate from Turkish to English
Ebeveynlerimiz çok gurur duydu.
Translate from Turkish to English
Bay Wilson eviyle gurur duymaktadır.
Translate from Turkish to English
Her ne kadar sıkça eş anlamlı olarak kullanılsalar da; kibir ve gurur farklı şeylerdir.
Translate from Turkish to English
Babasıyla çok gurur duyuyordu.
Onlar kızları ile gurur duyuyorlar.
Okul kaydı ile gurur duyuyordu.
Brezilya'daki insanlar onunla gurur duyuyordu.
Ödülü kazanmış olmaktan gurur duyuyor.
Bir pilot olarak yeteneğinden çok gurur duyuyor.
Oğluyla gurur duymak için her türlü nedeni var.
Bayan North çocuklarıyla çok gurur duyuyor.
Yemek pişirme yeteneğiyle ilgili kendisiyle gurur duyar.
Oğlunun doktor olmasıyla gurur duyuyor.
Güzel olmasıyla gurur duyuyor.
Kendinle gurur duy.
Seninle çok gurur duyuyorum.
Bundan gurur duymuyorum.
Seninle çok gurur duyuyoruz.
Eminim ebeveynin seninle çok gurur duyuyordur.
Eminim annen-baban seninle çok gurur duyuyordur.
Burada yaptığım işten gurur duyuyorum.
Her zaman Tom'la gurur duydum.
Tom gurur duyardı.
Kendimle gurur duyuyorum.
Ben bana gurur duyulmasını istiyorum.
Gurur duymadığım şeyler yaptım.
Kanadalı olmaktan gurur duyuyorum.
Kızıyla gurur duyabilir.
Tom arabasıyla gurur duyar.
Seninle hiç böyle gurur duymadım.
Babam hiç trafik kazası geçirmediğinden dolayı gurur duyuyor.
Seninle gurur duyuyorum, Tom.
Sizlerle gurur duyuyorum arkadaşlar.
Kendimizle gurur duymalıyız.
Kendinle gurur duymalısın.
Kendinizle gurur duymalısınız.
Yaptıklarınla gurur duymalısın.
Hepimiz sizinle gurur duyuyoruz.
Tom seninle çok gurur duyuyordu.
Tom seninle gurur duyuyordu.
Tom seninle gurur duyuyor olmalı.
Tom kendisinden çok gurur duyuyor.
Tom kendisiyle gurur duyuyor.
Tom ve Mary oğullarıyla gurur duyuyorlar.
Tom'la çok gurur duyuyor olmalısın.
Benimle gurur duymalısın.
Gerçekten kendinle gurur duyuyor olmalısın.
Oğlunla çok gurur duyuyor olmalısın.
Biz sizinle gurur duyuyoruz.
Hepimiz seninle çok gurur duyuyoruz.
Hepimiz Tom'la çok gurur duyuyoruz.
Tom'la gurur duyuyorduk.
Hepimiz seninle çok gurur duyuyorduk.