Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "hükümet"

Learn how to use hükümet in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Hükümet çiftçilere yeni vergi koydu.
Translate from Turkish to English

Hükümet sivil ilişkilerden zarar görüyor.
Translate from Turkish to English

Hükümet temel değişiklikler yapmalı.
Translate from Turkish to English

Hükümet çiftçilerin hasatlarının zararını telafi etti.
Translate from Turkish to English

Hükümet sanayiye daha çok para yatırmalı.
Translate from Turkish to English

Hükümet programa katılan firmalara faizsiz kredi sağlayacak.
Translate from Turkish to English

Hükümet konağında iyi bir işi var.
Translate from Turkish to English

Sioux 1868 yılında hükümet ile bir antlaşma imzaladı.
Translate from Turkish to English

Hükümet ateşli silah ihracatını yeniden ele almaktadır.
Translate from Turkish to English

Hükümet şimdi sağlık servisi bölümlerini özelleştirme planlarından vazgeçti.
Translate from Turkish to English

Hükümet son seçimde çoğunluğu kazandı.
Translate from Turkish to English

Hükümet kış için onlara yemek verirdi.
Translate from Turkish to English

Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Onlar yeni bir hükümet oluşturdular.
Translate from Turkish to English

Hiçbir hükümet arazisi kağıt para ile satın alınamıyordu.
Translate from Turkish to English

Hükümet, gerekli olandan daha fazla para kazanıyordu.
Translate from Turkish to English

Benim bu hükümet hakkındaki izlenimim onların daha güçlü bir ekonomik politikaya ihtiyaçları olduğu, aksi takdirde gelecekte büyük sorunlarla karşılaşacaklarıdır.
Translate from Turkish to English

Bu hükümet gerçekten eskiye dönüş yapıyor.
Translate from Turkish to English

Hükümet düşük gelirli aileler için vergileri düşürdü.
Translate from Turkish to English

Hükümet bize vergi ödetir.
Translate from Turkish to English

Hükümet yakında tüketim vergisini kaldıracak mı?
Translate from Turkish to English

Hükümet devrildi.
Translate from Turkish to English

Onlar yeni bir hükümet seçtiler.
Translate from Turkish to English

Demokrasi bir hükümet şeklidir.
Translate from Turkish to English

Bağdat'ta hükümet düşmüştü.
Translate from Turkish to English

Geçici bir hükümet kuruldu.
Translate from Turkish to English

Hükümet şaraba yeni bir vergi koydu.
Translate from Turkish to English

Hükümet milyonlarca dolar borçlandı.
Translate from Turkish to English

Hükümet, kaybı telafi etmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Pirinç fiyatları hükümet tarafından düzenlenir.
Translate from Turkish to English

Hükümet eğitimi yeniden düzenliyor.
Translate from Turkish to English

Hükümet onu bütün haklarından mahrum etti.
Translate from Turkish to English

Hükümet aşağıdaki bildiriyi yayınladı.
Translate from Turkish to English

Hükümet sigaraya yeni bir vergi koydu.
Translate from Turkish to English

Hükümet eğitime az yatırım yapıyor.
Translate from Turkish to English

Demografik verileri izleyerek, hükümet doğum oranını teşvik edecek bir politika benimsemek zorunda kalmıştı.
Translate from Turkish to English

Hükümet televizyonda sigara reklamını yasakladı.
Translate from Turkish to English

Hükümet dış politikasını değiştirmek zorunda kaldı.
Translate from Turkish to English

Hükümet tartışmadan kaçınmak istedi.
Translate from Turkish to English

Hükümet, malları adaya helikopterle taşıdı.
Translate from Turkish to English

Hükümet bunu kabul etmeyi reddetse de, ekonomi politikası harap olmuş durumda.
Translate from Turkish to English

Tom hükümet için çalışır.
Translate from Turkish to English

Halkın çıkarlarını gözetecek liberal bir hükümet kuracağız.
Translate from Turkish to English

Hükümet, sanayinin gelişmesine yardımcı olmak için yeni bir program başlattı.

Hükümet, niçin bu parayı vatandaştan tahsil etme yoluna gidiyor?

Hükümet eğitime fazla yatırım yapmıyor.

Hükümet, ruhsatsız silah taşımaktan bizi men ediyor.

Hükümet radikal değişiklikler yapmak zorunda.

Hükümet radikal reformlar yapmak zorunda.

Onlar yeni bir hükümet oluşturdu.

Hükümet insanları ezer.

Hükümet parlamentodaki bir oylamadan sonra çöktü.

Hükümet tahrip ediliyor!

Hükümet vergileri azalttı.

Hükümet vergileri hafifletti.

Hükümet düştü.

Yolsuzluk yapmış hükümet yetkilileri ülkeden kaçtı.

Hükümet adına, kitle iletişim araçları istismar edilmektedir.

Baba, mafya ve hükümet arasındaki fark nedir?

Onların kampanyaları hükümet tarafından finanse ediliyor.

Bir hükümet ideolojiler mi sunmak zorunda? Daha doğrusu insanların çıkarlarına mı hizmet etmek zorunda?

Hükümet çöktü ama sokak çatışmaları devam ediyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı, paradoksal bir biçimde hukuken devletin başı olmasına rağmen hükümet içinde yasal bir konumu yoktur.

Hükümet üç günlük ulusal yas ilan etti. Ülke genelinde bayraklar yarıya indirildi.

Hükümet hakkındaki fikirleriniz benimkinden farklı.

Enflasyonun başka dönemini önlemek için bir önlem olarak, bizim hükümet faiz oranlarını yükseltti.

Hükümet tarımda daha fazla yatırım yapmalı.

Onlar yeni bir hükümet kurdular.

Hükümet, aile bağlarını koparmak için elinden gelen her şeyi yaptı.

Hükümet vergi reformuna başladı.

Hükümet bazı eski uçakların hurdaya ayırmayı planlıyor.

Hükümet ve endüstri çevre kirliliğiyle mücadele etmek için işbirliği yapıyor.

Bizim sırrımız, hükümet tarafından ortaya çıkarıldı.

Sovyet zamanlarında, her hükümet propaganda yaptı.

Hükümet enflasyonla mücadele etmek için güçlü önlemleri benimsedi.

Hükümet sonunda insanları dinliyor.

Nihayet hükümet insanları dinliyor.

Hükümet kazayı araştırmak için bir komite atadı.

Hükümet eğitimi daha bol miktarda finanse etmeli.

Hükümet ne yapacağını bilmiyormuş gibi görünüyor.

Hükümet terörizme son vermeye kararlı.

Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça bildirdi.

Hükümet vergileri düşürmek için niyetini açıkça ifade etti.

Hükümet kamuoyu baskısına boyun eğmeyi reddediyor.

Hükümet bozulmuş!

Hükümet insanları fark etmiyor. Onlar ne isterlerse yapıyor.

Hükümet ordunun Okinawa'ya bir afet yardımı heyeti göndermesini istedi.

Hükümet savaş maliyetleri karşılamak zorunda kaldı.

Hükümet bu sorunu çözmek için uygulama önlemleri benimseyecektir.

Hükümet gerçekten umursuyor mu?

Hükümet aslında skandalı örtbas etmede başarılı oluncaya kadar hâlâ kaç tane duman bombası atılmak zorunda?

Hükümet kamu ile güvenilirliğini yitirmiştir.

Hükümet cehaleti ortadan kaldırmak için ortak çabalar sarf etmiştir.

Hükümet konut sorununu çözmek için elinden geleni yapmıyor.

Hükümet ülkemizi temiz ve yeşil hale getirmek için çaba sarf etmiştir.

Hükümet ahlaksızlık gerekçesiyle kitabı yasaklamaya kararı verdi.

Ama hükümet, interneti engelliyor.

Hükümet için ne yapıyorsun?

Turfan gerçekten çok sıcak. Hükümet bile sıcaklığı kontrol edemiyor.

Hükümet, işbirlikçi olmalıdır.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English