Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "hırsızlık"

Learn how to use hırsızlık in a Turkish sentence. Over 46 hand-picked examples.

Bana nasıl hırsızlık yapılacağını öğretebilir misin?
Translate from Turkish to English

Ben bir çocuğun süpermarkette hırsızlık yaptığını görsem, ben onu yöneticiye rapor ederim.
Translate from Turkish to English

Polisler onları hırsızlık için tutukladı.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık yaparken yakalandı.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık yapacağıma açlıktan ölürüm.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık yapan kişi cezalandırılmayı hak eder.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık suçundan tutuklandı.
Translate from Turkish to English

Kopyalamak hırsızlık değildir.
Translate from Turkish to English

Para yetmeyince insan hırsızlık mı yapmalı, açlıktan ölmeli mi, yoksa aş evine mi gitmeli sen söyle?
Translate from Turkish to English

O hırsızlık değil mi?
Translate from Turkish to English

Tom hırsızlık için tutuklandı.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık ne zaman gerçekleşti?
Translate from Turkish to English

Alenen hırsızlık yapıyor ve kimse sesini çıkarmıyor.
Translate from Turkish to English

Dün gece biri buraya hırsızlık yapmak için girdi.
Translate from Turkish to English

Tom hırsızlık için hapse girdi.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık yapma, yalan söyleme, tembel olma.
Translate from Turkish to English

Üç tane faili meçhul hırsızlık olayımız var.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık yaparlar.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık nedeniyle üç yıl hapse mahkum edildim.
Translate from Turkish to English

Bir hırsızlık olmuş.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık ne zaman bildirildi?
Translate from Turkish to English

Tom yazar kasadan hırsızlık yaparken suçüstü yakalandı.
Translate from Turkish to English

O, hırsızlık şüphesi altında.
Translate from Turkish to English

O, hırsızlık için hapiste.
Translate from Turkish to English

Polis memuru genci hırsızlık için tutukladı.
Translate from Turkish to English

O, hırsızlık için üç yıllık hapis cezasını çekiyor.
Translate from Turkish to English

Şimdiye kadar kimse Tom'u hırsızlık yaparken yakalamadı.
Translate from Turkish to English

Tom hırsızlık üzerindeydi.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık içeriden destekli olmalı.
Translate from Turkish to English

Tom hırsızlık suçlamasından aklandı.
Translate from Turkish to English

Böyle bir şey hırsızlık olarak kabul edilir ve ciddi bir şekilde cezalandırılmak zorundadır.
Translate from Turkish to English

Söylemeye gerek yok, hırsızlık nadir bir olaydı.
Translate from Turkish to English

Tom hırsızlık suçlamasıyla karşı karşıyadır.
Translate from Turkish to English

Sami, hırsızlık ve uyuşturucuya bağlı suçlarla ilgili bir geçmişe sahipti.
Translate from Turkish to English

Tom, hırsızlık nedeniyle Boston'da tutuklandı.
Translate from Turkish to English

Sami, Leyla'nın hırsızlık yapabileceğini düşünmedi.
Translate from Turkish to English

Sami hırsızlık çetesini Leyla'nın evine sürdü.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık bir ekmekten, kahpelik bir öpmekten.
Translate from Turkish to English

Eskiden oto teyp hırsızlığı oldukça yaygındı. Birçok kişi arabayı park edip eve dönerken önlem amacıyla teybi de söküp yanında getirirdi. Çünkü hırsızlık durumunda sadece teyp gitmiyor, arabanın kapı ve camında ilave masraflar da çıkıyordu.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık anı güvenlik kameralarına takıldı.
Translate from Turkish to English

Ziri hırsızlık yapmaya devam etti.
Translate from Turkish to English

Hırsızlık yapmayın, çünkü hükûmetler rekabetten hoşlanmaz.
Translate from Turkish to English

Robert tekrar hırsızlık yaptı ve hapishaneye geri döndü.

Salak oynamayı bırak! Güvenlik görevlileri seni hırsızlık yaparken görmüş!

Hırsızlık sırasında kameralar çalışmıyordu.

Kameralar hırsızlık anında çalışmıyordu.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English