Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "haftalık"

Learn how to use haftalık in a Turkish sentence. Over 61 hand-picked examples.

Biz iki haftalık bir tatil yapacağız.
Translate from Turkish to English

İki haftalık süre içinde geri döneceğim.
Translate from Turkish to English

Mary 36 haftalık hamile.
Translate from Turkish to English

Yeni bir yavru köpeğin var. O yaklaşık 12 haftalık.
Translate from Turkish to English

Bana haftalık ödeme yapılır.
Translate from Turkish to English

Fransa'da işçiler her yıl dört haftalık ücretli izin alırlar.
Translate from Turkish to English

Tom istasyonda haftalık bir dergi aldı.
Translate from Turkish to English

Tom Mary'ye iki haftalık maaş avansı verdi.
Translate from Turkish to English

Tom'un yüzünde bir haftalık sakalı vardı.
Translate from Turkish to English

Ona haftalık ödenir.
Translate from Turkish to English

Onlara haftalık ödenir.
Translate from Turkish to English

Haftalık apartman dairesi kiraladık.
Translate from Turkish to English

Yönetici ona iki haftalık ücreti avans verdi.
Translate from Turkish to English

İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.
Translate from Turkish to English

Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.
Translate from Turkish to English

Tom'un patronu ona bir haftalık ücreti avans verdi.
Translate from Turkish to English

Tom üç haftalık toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.
Translate from Turkish to English

Der Spiegel haftalık Alman dergisidir ve aynı zamanda "ayna" anlamına gelir.
Translate from Turkish to English

O on sekiz haftalık.
Translate from Turkish to English

Haftalık bir dergi satın aldım.
Translate from Turkish to English

Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.
Translate from Turkish to English

Dört haftalık sömestir tatilimiz var.
Translate from Turkish to English

Maaşımı haftalık alıyorum.
Translate from Turkish to English

Üç haftalık aramadan sonra iyi ücretli bir iş buldu.
Translate from Turkish to English

Ekonomi bakanı haftalık açıklama yapar.
Translate from Turkish to English

Sen şimdiden bir haftalık bir nişanlanma partisine davetlisin.
Translate from Turkish to English

Tom'un gerçekten istediği şey iki haftalık bir tatildi.
Translate from Turkish to English

John iki haftalık hastane ikametinden sonra işe geri döndü.
Translate from Turkish to English

Tom'a 20 haftalık hapis cezası verildi.
Translate from Turkish to English

Ben Tatoeba'da haftalık olarak oturum açarım.
Translate from Turkish to English

Tom tam üç haftalık.
Translate from Turkish to English

Haftalık bir dergi için aboneyim.
Translate from Turkish to English

İşte haftalık bir dergi.
Translate from Turkish to English

Sen iki kişi için üç haftalık bir tatil kazandın.
Translate from Turkish to English

Verdun on haftalık bir kuşatmaya direnmişti.
Translate from Turkish to English

Her çalışan, yılda iki haftalık ücretli bir tatil yapma hakkına sahiptir.
Translate from Turkish to English

Hizmetlerim için haftalık iki bin dolar sabit ücret talep ediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un komisyonları haftalık maaşını sıklıkla aşıyor.
Translate from Turkish to English

O bana bir haftalık ücreti avans verdi.
Translate from Turkish to English

Patron bir haftalık ücretimi yükseltti.
Translate from Turkish to English

Tom'un köşe yazısı haftalık olarak çıkıyor.
Translate from Turkish to English

Kızımla haftalık alışveriş yapacagiz.
Translate from Turkish to English

Tom'un üç haftalık ücretli tatili var.
Translate from Turkish to English

Tom'un iki haftalık ücretli tatili var.
Translate from Turkish to English

Üç haftalık hapis cezası aldım.
Translate from Turkish to English

Tom sadece bir öğleden sonra üç haftalık çalışma yaptı.
Translate from Turkish to English

Bir öğleden sonra bir haftalık iş yaptım.

Anadoluspor dört haftalık zorlu bir maç maratonuna girdi.

Haftalık otuz dolarla geçinemem.

Maaşını haftalık olarak alıyor.

İstasyonda haftalık bir dergi aldı.

Dört haftalık hamileyim.

Bölgeden önemli haberlerin haftalık derlemesi.

Bu haftalık bu kadar.

Pazardan haftalık mutfak alışverişini yaptım.

Bu zürafa yavrusu daha birkaç haftalık.

Beş haftalık bir fetüsün kalbi yoktur.

Bir fetüs bebek değildir ve beş haftalık bir fetüsün kalbi yoktur.

Kalman bir haftalık kamp macerasına başlamak için evinden ayrıldı.

Kendime haftalık bir program hazırladım.

Bir haftalık ücretsiz izin alacağım.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English