Learn how to use hakim in a Turkish sentence. Over 91 hand-picked examples.
Onlar bir hakim atadılar.
Translate from Turkish to English
Bir yıl ya da benzer sürede İngilizceye hakim olmak imkansızdır.
Translate from Turkish to English
Davadaki hakim adil değildi.
Translate from Turkish to English
Tom hiçbir zaman duruma hakim değildi.
Translate from Turkish to English
Eğer gayret etmezse, hiç kimse İngilizceye hakim olamaz.
Translate from Turkish to English
Jim öfkesine hakim oldu ve bir kavgadan kaçabildi.
Translate from Turkish to English
Oda, güzel bir göl manzarasına hakim.
Translate from Turkish to English
İngilizceye hakim olmak zordur.
Translate from Turkish to English
O, Fransızcaya hakim olmaya çalıştı.
Translate from Turkish to English
İngilizceye hakim olmak istiyorum.
Translate from Turkish to English
Daha fazla sinirine hakim olamadı.
Translate from Turkish to English
Hakim davacı aleyhine karar verdi.
Translate from Turkish to English
Tutuklu, bir hakim huzuruna çıkarıldı.
Translate from Turkish to English
Kendinize hakim olun.
Translate from Turkish to English
Kendine hakim ol.
Translate from Turkish to English
Hakim itirazı kabul etti.
Translate from Turkish to English
Daha fazla yalan konuşmayacağıma ve sinirlerime hakim olacağıma söz veriyorum.
Translate from Turkish to English
Tom'un kendine hakim olma sorunu var.
Translate from Turkish to English
Tom'un bazen kendine hakim olma sorunu var.
Translate from Turkish to English
Hakim sanığa doğruyu söyleme ve yalan söyleme arasındaki farkı bilip bilmediğini sordu.
Translate from Turkish to English
Hakim Tom'u üç yıl hapis cezasına çarptırdı.
Translate from Turkish to English
Hakim Tom'u üç yıl hapse mahkûm etti.
Translate from Turkish to English
Hakim davanın onun görevinin dışında olduğunu söyledi.
Translate from Turkish to English
İnsanın hayvandan farkı nefsine hakim olabilmesidir.
Translate from Turkish to English
Affedersiniz hanımefendi, önünüzde böyle ağlıyor olmaktan utandım ama gözyaşlarıma hakim olamıyorum.
Translate from Turkish to English
Bir dile hakim olmak istiyorsan o dilde düşünmeyi öğrenmelisin.
Translate from Turkish to English
Hakim juriden bir karara varmalarını istedi.
Translate from Turkish to English
Tanıklar hakim karşısına çıktı.
Translate from Turkish to English
Hakim ömür boyu hapishaneye gitmek zorunda olacağını söylediğinde adam kendinden geçti.
Translate from Turkish to English
Hakim olmak istemezdim.
Translate from Turkish to English
Hakim Scopes'i yasayı ihlal etmekle suçlu buldu.
Translate from Turkish to English
Hakim kısa sürede davayı tamamladı.
Translate from Turkish to English
Onu omuzlarından tutarak, onu salladı ve bağırdı, "Kendine hakim ol!"
Translate from Turkish to English
Pekala, millet, kendinize hakim olun.
Translate from Turkish to English
Bu oda şehrin iyi bir görünümüne hakim.
Translate from Turkish to English
Hakim Tom'u üç bin dolar para cezasına çarptırdı.
Translate from Turkish to English
Kısa sürede İngilizceye hakim olmak çok önemli.
Translate from Turkish to English
Hakim Tom'u ölüm cezasına çarptırdı.
Translate from Turkish to English
Korku hakim.
Translate from Turkish to English
Şehrin manzarasına katedral hakim durumda.
Translate from Turkish to English
Hakim görevsizlik kararı verdi.
Translate from Turkish to English
Hakim onun lehine karar verdi.
Translate from Turkish to English
İnşallah aklıselim hakim olur.
Translate from Turkish to English
Tom gözyaşlarına hakim olamadı.
Translate from Turkish to English
Bazen duygularıma hakim olamıyorum.
Translate from Turkish to English
Hakim onu bir yıl hapis cezasına çarptırdı.
Translate from Turkish to English
Kuran-ı Hakim bir maide-i semaviyedir. Ruhların gıdalarını kulub ve ukulun erzaklarını cami'dir.
Hakim onu beş yıllık bir hapis cezasına çarptırdı.
Sanık hakim ile romantik biçimde bağlıydı.
Hakim tutuklunun suçsuz olduğuna karar verdi.
Hakim Bey, ben vazgeçtim. Ben kocamı çok seviyorum. Hem de her şeyden çok. Ben boşanmak istemiyorum.
Kendimize hakim olalım.
Diline hakim ol, Tom.
Hakim itirazı reddetti.
Hakim Tom'u altı ay hapse mahkum etti.
Hakim konuştuğunda, mahkeme salonundaki herkes dinler.
Hakim, Tom'u susturmak için elini kaldırdı.
Bir hakim tarafından çağrıldım.
Emekli hakim, düzenli olarak fahişeleri ziyaret ederdi.
Dünyaya barış hakim olacak.
Hakim mahkemeye düzeni sağlamak için birkaç sefer tokmağı aşağı vurmak zorunda kaldı.
Hakim, sanığın bütün para cezalarını ödeyecek parayı bulana kadar hapiste kalacağını söyledi.
Hakim nerede?
Hakim keyifsiz.
O kız o kadar güzel ki kendine en hakim erkekleri bile çekiyor.
Hakim mahkeme kararını okumaya başladı.
Fadıl'a hakim tarafından Leyla ile hiçbir zaman temas kurmaması emredildi.
Zaman hakim olacak.
Hakim, Tom'a 30 yıl verdi.
Sami'nin hikâyesi manşetlere hakim oldu.
Sami, Leyla Bekir cinayetinden dolayı hakim karşısına çıktı.
Topa hakim ol ve topu bana şutla.
Kediler dünyaya hakim.
Öfkene hakim olmaya çalış.
Batı rüzgarları, batıdan doğuya doğru esen hakim rüzgarlardır.
Amerika'ya erken ticaret, ticaret rüzgarlarına, yani Dünya'yı ekvator yakınında çevreleyen hakim doğu rüzgarlarına dayanıyordu.
Yelken Çağı boyunca, Kükreyen Kırkların kuvvetli hakim rüzgarları, gemileri Pasifik boyunca, genellikle çok yüksek bir hızda hareket ettirirdi.
Ekvatorun her iki tarafında hakim rüzgarlar zıt yönlerde eser. Sınırın kuzeye ve güneye kayması muson rüzgarlarını oluşturur.
İki taraf da fakirse adalet sağlanır. Bir taraf zenginse adalet ondan yana olur. İki taraf da zenginse hakim istifa eder.
Bu davaya on sekiz hakim baktı.
Avrupa genelinde elle tutulur bir endişe hakim.
Kosovalı hakim ve savcılar bu gibi davaları görebiliyorlar mı?
Duygularına hakim olmalısın.
Ali ellerini kullanmanın verdiği avantajla topa hakim oldu.
Hakim varılan hükmü açıkladı.
Fransızcaya hakim olmak kolay değil.
Doğam gereği kendine hakim olamayan bir insanım.
Adalet hakim olacak.
Kendinize hakim olmanızı istiyorum.
Bir dile asla yeterince hakim olamazsınız.
Bunun gibi durumlarda kendine hakim olmak gerçekten çok zordur.