Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "haksız"

Learn how to use haksız in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.

Yabancı ürünlere haksız tarifeler uygulanmaktadır.
Translate from Turkish to English

Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.Gerçek para yapmanın tek yolu her kuruşu kazanmaktır.
Translate from Turkish to English

Öylesine haksız bir şey yapmaktansa ölmeyi tercih ederim.
Translate from Turkish to English

Haksız eleştirine karşı kızgınlık hissediyorum.
Translate from Turkish to English

Tom, Mary'ye haksız davranıyor.
Translate from Turkish to English

Tom'a kesinlikle haksız muamele gördü.
Translate from Turkish to English

Öyle haksız bir öneriyi reddetmeliydin.
Translate from Turkish to English

Haksız şekilde muamele edilmekten şikâyet etti.
Translate from Turkish to English

Haksız avantaj, Bill'in zayıflığındandır.
Translate from Turkish to English

Haksız biçimde muamele edilmekten şikâyet etti.
Translate from Turkish to English

Öğrenciler haksız sınavı protesto ettiler.
Translate from Turkish to English

Onlar onun saldırılarından bazılarının haksız olduğunu sezinlediler.
Translate from Turkish to English

Bu konuda Tom pek de haksız sayılmaz.
Translate from Turkish to English

Şimdi haksız olduğumu görebiliyorum.
Translate from Turkish to English

Ülkesine ihanet eden bir takım insanların akrabalarına da güvenmemek lazım diye düşünüyorum haksız mıyım?
Translate from Turkish to English

Sizin beklediğiniz benim hak etmeden para kazanıp bunları sülaleme ve sevdiğim insanlara haksız yere verip vermeyeceğim.
Translate from Turkish to English

O haksız.
Translate from Turkish to English

Haksız oluyoruz.
Translate from Turkish to English

Tom haksız.
Translate from Turkish to English

Beni peygamber ocağından haksız yere atarsanız bunun vebalini çekersiniz.
Translate from Turkish to English

Sen beni haksız yere cezalandırdın.
Translate from Turkish to English

Tom'un haksız yere suçlandığını düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'a haksız şekilde davranıldı.
Translate from Turkish to English

Bana haksız muamele uyguladınız.
Translate from Turkish to English

Böyle haksız bir öneriyi reddetmen gerekirdi.
Translate from Turkish to English

Haksız olduğumuzu mu düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Haksız olduğumuzu mu düşünüyorsunuz?
Translate from Turkish to English

Bu kadın beni haksız yere suçladı.
Translate from Turkish to English

Bana haksız davrandın ve bunu biliyorsun.
Translate from Turkish to English

Tom asla haksız değildi.
Translate from Turkish to English

Haksız olduğumu mu düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Tom haksız yere suçlandı.
Translate from Turkish to English

Bana haksız davrandığınızı biliyorsun, değil mi?
Translate from Turkish to English

Haksız olduğumu biliyorum.
Translate from Turkish to English

Pekâlâ, haksız olduğumu kanıtla o zaman.
Translate from Turkish to English

Senin tenkidin çok haksız.
Translate from Turkish to English

Haksız bir barış, haklı bir savaştan daha iyidir.
Translate from Turkish to English

Mary neredeyse 10 yıl haksız yere hapis cezasına çarptırılmıştı.
Translate from Turkish to English

Haksız mıyım?
Translate from Turkish to English

Haksız mıydım?
Translate from Turkish to English

Bana teşekkür edeceğin yerde beni haksız yere suçluyorsun!
Translate from Turkish to English

Birçok haksız şeyler oldu.
Translate from Turkish to English

O biraz haksız.
Translate from Turkish to English

Beni haksız çıkardın.
Translate from Turkish to English

Bunun çok haksız bir tartışma olduğunu düşünüyorum.
Translate from Turkish to English

Tom'un haksız olduğunu mu düşünüyorsun?
Translate from Turkish to English

Kim haklı, kim haksız?
Translate from Turkish to English

Tom'a göre haksız olan Meryem'di.

Tom'un eleştirisi haksız.

Tom çok haksız davranıyor.

Bu gerçekten haksız.

Bu haksız rekabet.

Bu bir haksız öneri.

Bu esasen haksız.

Mary Tom'u haksız yere suçladı.

Ben seni haksız yere suçladım.

Ben onu haksız yere suçladım.

Beni haksız yere suçluyorsun.

Seni haksız yere suçladım. Üzgünüm.

Haksız kazançların kimseye faydası olmaz.

Haksız kazançlar kısa ömürlüdür.

Bu çok haksız bir değerlendirme.

Dan karısını öldürmekten haksız yere suçlu bulunmuştu.

Hayat çok haksız görünüyor.

Ben haksız yere cezalandırıldım.

Tom haksız yere mahkum edilmişti.

Bu son derece haksız.

Çok haksız davranıyorsun, Tom.

Onlar onu haksız yere suçladılar.

Tom'un beni haksız çıkarmasını istiyorum.

Kaybedenler her zaman haksız olurlar.

O ne kadar haksız.

Bu haksız bir mahkeme kararıydı.

Gerçekten bunun haksız olduğunu hissediyorum.

George III, tarihçiler tarafından haksız yere kötü muamele gördü.

Endişen haksız.

Tom haksız yere suçla itham edildi.

Tom haksız davrandığını biliyordu.

Susan her zaman haksız değildir. Sadece bazen canı aptallarla tartışmak istemez.

Gerçekten Tom'un haksız olduğunu mu düşündün?

Tom sıklıkla haksız değil, değil mi?

Tom haksız sayılmaz.

Tom haksız değildi.

Tom haksız olduğunu gördü.

Tom'un haksız olduğunu biliyorum.

Sanırım Tom haksız.

Ben hâlâ Tom'un haksız olduğunu düşünüyorum.

O konuda haksız sayılmazsın.

Haksız yere suçlanıyorduk.

Umarım Tom beni haksız çıkarır.

Aslında haksız değilsin.

Aslında haksız değilsiniz.

Haksız olduğumu ispat et.

Haksız değil.

Tom tamamen haksız değildi.

Beni haksız olduğuma ikna ettin.

Dağıtımcı firmalar fiyatları haksız yere mi yükseltiyor?

Bu hiç de haksız bir heveslilik değil.

Haksız olduklarını söyleyemem.

Sence kim haksız?

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English