Learn how to use hal in a Turkish sentence. Over 23 hand-picked examples.
İşler gittikçe daha kötü bir hal alıyor.
Translate from Turkish to English
Madde sıcaklığa göre hal değiştirir.
Translate from Turkish to English
Amerikan hükümeti olağanüstü hal ilan etti.
Translate from Turkish to English
Hal çaresine bakmam gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Hal çaresine bakayım.
Translate from Turkish to English
Bu pis bir hal alabilir.
Translate from Turkish to English
Hislerime en iyi tercüman olan hal sevgi-nefret ilişkisi.
Translate from Turkish to English
Konuşma hoş olmayan bir hal aldı.
Translate from Turkish to English
İş ciddi bir hal aldı.
Translate from Turkish to English
Olay beklenmedik bir hal aldı.
Translate from Turkish to English
Washington DC'de ve beş eyalette olağanüstü hal ilan edildi.
Translate from Turkish to English
Bir hal çaresine bakacağız.
Translate from Turkish to English
Bir hal çaresine bakacağım.
Translate from Turkish to English
Türkiye üç aylık bir olağanüstü hal ilan etti.
Translate from Turkish to English
Hiçbir şey yapmamak, aslında sadece hal edilmesi gereken çok işin olduğunda zevklidir.
Translate from Turkish to English
Toplumsal cinsiyet kimliği bozukluğunun geçerliliği siyasette son derece tartışmalı bir hal almıştır.
Translate from Turkish to English
Tom iyi hal nedeniyle serbest bırakıldı.
Translate from Turkish to English
Bir hal çaresi bulunur.
Translate from Turkish to English
Böylesine bir yağmurdan sonra güneş çıktığında da orman böyle yeşil bir hal alıyor ve her yeri elmas gibi ışıl ışıl parıldıyor.
Translate from Turkish to English
İş gitgide daha ilginç bir hal alıyor.
Translate from Turkish to English
Bunu yapmanın bir hal çaresi varsa üstesinden geliriz.
Translate from Turkish to English
Ağrı neredeyse dayanılmayacak bir hal alıyorsa apse kısa sürede açılacak demektir.
Translate from Turkish to English
Başta demiştik: Bütün mevcudat, lisan-ı hal ile Bismillah der. Öyle mi?
Translate from Turkish to English