Learn how to use hala in a Turkish sentence. Over 100 hand-picked examples.
Hala iş bulamadım.
Translate from Turkish to English
Şimdi bundan bahsetmek hala çok erken.
Translate from Turkish to English
Hala, yeni bir öneriyi kabul etme isteğim yok.
Translate from Turkish to English
Hala fazla iş tecrübesi yok.
Translate from Turkish to English
Bu ilaç hala eczanelerde satılmamaktadır.
Translate from Turkish to English
O ondan hala nefret ediyordu, ölümünden sonra bile.
Translate from Turkish to English
Hala, bu Tom.
Translate from Turkish to English
O hala gelmedi mi?
Translate from Turkish to English
Hala onu yapmadım.
Translate from Turkish to English
Japonya durgunluktan kurtulmak için hala mücadele veriyor.
Translate from Turkish to English
Ekonomik durgunluğa karşın, ticari ürün fiyatları hala yüksek.
Translate from Turkish to English
Tom geçimini hala ebeveynlerinden mi sağlıyor?
Translate from Turkish to English
Önünde hala yaşayacak bütün bir hayat var.
Translate from Turkish to English
Beni hala sevdiğini söylüyor, ama ona hiç inanmıyorum.
Translate from Turkish to English
Hala golf oynuyor musun?
Translate from Turkish to English
Karın hala Amerika'da mı?
Translate from Turkish to English
Onu hala yapmak istemiyorum.
Translate from Turkish to English
O hala bana bir cevap borçlu.
Translate from Turkish to English
Buradan uzakta mı hala?
Translate from Turkish to English
Bir başka trenin varışı için trenimizin hala beklemesi gerekiyor.
Translate from Turkish to English
Kazaya neyin sebep olduğu hala açık değil.
Translate from Turkish to English
Babamın hala ofiste olup olmadığını biliyor musun?
Translate from Turkish to English
Sence o hala benim resimlerime bakıyor mudur?
Translate from Turkish to English
Aşk nedir? Doğrusunu söylemek gerekirse, hala bilmiyorum ne olduğunu.
Translate from Turkish to English
Sence o hala beni seviyor mu?
Translate from Turkish to English
Sence o hala beni hatırlıyor mudur?
Translate from Turkish to English
Onun hala beni sevdiğini düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Sence o hala beni düşünüyor mudur?
Translate from Turkish to English
Sence o hala beni umursuyor mudur?
Translate from Turkish to English
Onun hala beni umursadığını düşünüyor musun?
Translate from Turkish to English
Oyun hala devam ediyor mu?
Translate from Turkish to English
Hala gülümsüyorsun.
Translate from Turkish to English
Üzgünüm, hat hala meşgul.
Translate from Turkish to English
Hala yalnız mısın?
Translate from Turkish to English
Neden yapıyorum bunu biliyor musun hala kendini benden daha akıllı ve zeki sanıyorsun.
Translate from Turkish to English
Onun annesi gerçekten vefat etti mi yoksa hala yaşıyor mu?
Translate from Turkish to English
Hala bana gerçek ismini söylemeyenler var. Şimdi korku bende mi var sizde mi var?
Translate from Turkish to English
Adım Tom değil ve ben hala şekerli kahveyi sevmiyorum.
Translate from Turkish to English
Hala üç uşağa sahip.
Translate from Turkish to English
Ben tek eşliyim ve bir kadını çok sevdim ve hala seviyorum.
Translate from Turkish to English
Şimdi hala beni yalnız bırakacaksanız bu sizin bileceğiniz iş.
Translate from Turkish to English
Biz mutlu olabilirdik ve hala oluruz madem insanoğlu eşit diyorsunuz neden yoluma engel oluyorsunuz?
Translate from Turkish to English
Hala sevgi ve aşka inanıyorum.
Translate from Turkish to English
Öğrendim fakat hala size yetişemediğim konular var.
Translate from Turkish to English
Bu iş için hala tecrübesi yok.
Translate from Turkish to English
Sen niye bana hala kızgınsın ki?
Translate from Turkish to English
Bana hala güvenmeyip şüphe duyduğunuz için kızıyorum.
Beni bu kadar incitmişken neden hala sana yardım etmeliyim?
Tom, hala zaman zaman bana yazar.
O hala bebeğiyle oynuyor.
Onlar hala Boston'dalar.
Yaşamın anlamının ne olduğunu kendine soruyor musun hala?
Hala Esperanto dilinde yazmaktan hoşlanıyorum.
O hala burada mı?
Hala öğle yemeğine gitmek istiyor musun ?
Onlar hala onu istiyorlar.
Onlar hala kanıt arıyorlar.
O hala mektubumu yanıtlamadı.
Hala bu açıklamaya eklenecek bir şey var mı?
Sence hala onunla kalmamı istiyor mu?
Hala buna inanmıyorum.
Hala sinirli misin?
Faroe adaları hala Danimarka'nın mali desteğine bağımlı.
Hala ebeveyninle mi yaşıyorsun?
Çöpü dökmesini ona üç defa rica ettim ama o hala bunu yapmadı!
Küçük olsa bile hala harika bir arabadır.
Gelişmiş bir ülke olsa bile Abd'de hala bazı çok yoksul insanlar var.
Almanya'da hala kurtlar var mı?
Ben yaşlı olsam da sen hala gençsin.
Yaşlı olsa bile o hala sağlıklıdır.
60 yaşından fazla olmasına rağmen o hala genç görünüyor.
Geminizin kaptanı hala Tom mu?
Arabam çok yaşlı olsa da, hala çok iyi çalışıyor.
Benden ne istediğini hala anlamıyorum.
Kitty 12 yaşında ve hala okuyamıyor.
O bana hala geri ödeme yapmadı.
O hala uyuyorken saat altıda uyumaya gitti.
Hala titriyorsun.
Tom hala burada çalışıyor mu?
Bütün yemek programlarını izlediğim halde hala iyi yemek yapamıyorum.
Bütün yemek programlarını izlediğim halde hala mutfakta iyi değilim.
Mormonlar çok eşliliği yasakladılar ama bazı yandaşları bunu hala uyguluyorlar.
Dünya hala huzur bulamadı.
Hala Esperanto dilinden hoşlanmıyor musunuz?
Ona bir kitap ödünç verdim ama o hala geri vermedi.
Tom gözlerinde hala gözyaşı olmasına rağmen gülmeye başladı.
Hala bunun üzerinde çalışıyorum.
Tom, seni hala çok seviyorum.
Su sıcaklığı hala düşük, bu nedenle yüzmeye gitmeyeceksiniz, tamam mı?
Hala bunun farkında değildim.
Uzaklarda ama hala onu seviyorum.
Hala birçok insan Zamboanga'yı Çiçekler Kenti olarak düşünür.
Tom hala gergin görünüyor.
Hala buradayım, değil mi?
Tom 40'lı yaşlarda olmasına rağmen hala anne babasıyla evde yaşıyor.
Ben hala Mary'yi çok seviyorum.
Tom hala seninle kalıyor mu?
Tom'u hala çok seviyorum.
Tom hala iş arıyor.
Hala benden nefret ediyor musun?