Learn how to use hamam in a Turkish sentence. Over 28 hand-picked examples.
Hamam böceklerini yeme kötü bir fikir midir?
Translate from Turkish to English
Hamam böceği yer misin?
Translate from Turkish to English
Hamam böceklerinin fotoğraflarını çektiğine inanamıyorum.
Translate from Turkish to English
Hamam böcekleri böcektir.
Translate from Turkish to English
Hamam böceklerini yakalamak için tuzaklar kurduk.
Translate from Turkish to English
Hamam böcekleri gün boyunca kendilerini gizler.
Translate from Turkish to English
Sadece balıklar ve hamam böcekleri ile ilgileniyor.
Translate from Turkish to English
Hiç hamam böceği yedin mi?
Translate from Turkish to English
Bu hamam böcekleri hakkında ne yapacaksın?
Translate from Turkish to English
Mutfakta çok hamam böceği var.
Translate from Turkish to English
Hamam böcekleri hakkında ne biliyorsun?
Translate from Turkish to English
O ucube bir kibrit kutusunda hamam böcekleri yetiştirir.
Translate from Turkish to English
O, hayatımda şimdiye kadar gördüğüm en ufak hamam böceğiydi.
Translate from Turkish to English
Sanırım hamam böceklerinden kurtulmamın tek yolu bu.
Translate from Turkish to English
Ne toplantı odasına bir hamam böceği getirdi?
Translate from Turkish to English
Şimdiye kadar ilk defa bir hamam böceği ezdim.
Translate from Turkish to English
Hamam böceklerinden korkuyorum çünkü onlar iğrenç ve çirkinler.
Translate from Turkish to English
Tom bir süpürgeyle hamam böceğini öldürdü.
Translate from Turkish to English
Bak! Uçan bir hamam böceği!
Translate from Turkish to English
Bu zehir hamam böceklerinden kurtulmakta çok etkilidir.
Translate from Turkish to English
Çılgın bir hamam böceği gibi koş.
Translate from Turkish to English
Sami hamam böceğini ayağıyla ezmeyi reddetti.
Translate from Turkish to English
Hamam yasaklandı
Translate from Turkish to English
Bir varmış, bir yokmuş. Allah'ın deli kulları pek çokmuş. Çok demesi pek günahmış. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, cinler cirit oynar iken eski hamam içinde, develer tellal, pireler berber, horozlar imam iken, ben ninemin beşiğini tıngır mıngır sallar iken, ninem düştü beşikten, dedem düştü eşikten. Biri kaptı maşayı, biri kaptı şişeyi, gösterdiler köşeyi. Ben kaçtım onlar kovaladı, onlar kovaladı ben kaçtım. Az gittik uz gittik, dere tepe düz gittik, altı ay bir güz gittik. Dönüp bir de arkamıza baktık ki ne görelim? Bir arpa boyu yol gitmişiz. Neyse, bir zamanlar Kaf Dağı'nın ardındaki çok uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış.
Translate from Turkish to English
Tom hamam böceği kaynayan bir dairede yaşıyor.
Translate from Turkish to English
Affedersiniz, hamam nerede?
Translate from Turkish to English
Hamam gelecek yıl ziyaretçilere açılacak.
Translate from Turkish to English
Kelebekler, hamam böceklerinden daha güzel.
Translate from Turkish to English