Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHelp CenterContact
Apps

iPhone + iPad

Help Center, release notes, Download

Mac + Safari

Help Center, release notes, Download

Google Chrome

Help Center, Download

Mozilla Firefox

Help Center, Download

Opera

Help Center, Download

Microsoft Edge

Help Center, Download
Support
DownloadHelp CenterSupported languagesRequest a refundRestore passwordRestore serial codesPrivacy policy
STAY IN TOUCH
ContactTwitterBlog
Site language
free services
Web translatorVerb conjugatorDer Die Das lookupUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Turkish example sentences with "harap"

Learn how to use harap in a Turkish sentence. Over 71 hand-picked examples.

Tayfunun ekinleri harap ettiği günü asla unutmayacağım.
Translate from Turkish to English

Tom mesele hakkında her şeyi unutmuş gibi görünebilir fakat hâlâ gerçekten onun hakkında kendini harap ediyor.
Translate from Turkish to English

Tom, benim hafta sonumu harap etti.
Translate from Turkish to English

O, yaşam için harap edilecek.
Translate from Turkish to English

İçki içmek onu harap etti.
Translate from Turkish to English

Tom oldukça harap.
Translate from Turkish to English

Tom harap durumda.
Translate from Turkish to English

Harap olacaksın.
Translate from Turkish to English

Harap olmuştu.
Translate from Turkish to English

Harap olurdum.
Translate from Turkish to English

Hepimiz harap edildik.
Translate from Turkish to English

Tom harap edilmiş görünüyor.
Translate from Turkish to English

Uzun savaştan ülke harap edildi.
Translate from Turkish to English

Bu alan harap ediliyor.
Translate from Turkish to English

Şehir tamamen harap ediliyor.
Translate from Turkish to English

Katrina kasırgası New Orleans'ı harap etti.
Translate from Turkish to English

O harap olmuştu.
Translate from Turkish to English

Tom harap.
Translate from Turkish to English

Kargalar çiftçinin mısır alanını harap ettiler.
Translate from Turkish to English

Tom açıkçası olanlar tarafından harap edildi.
Translate from Turkish to English

Gömleğim harap oldu.
Translate from Turkish to English

Neden beni harap ettiğinizi biliyorum.
Translate from Turkish to English

Hükümet bunu kabul etmeyi reddetse de, ekonomi politikası harap olmuş durumda.
Translate from Turkish to English

Sizin yaşamanız için harap edildim, değil mi?
Translate from Turkish to English

Neden harap edildiğimi Mary'ye anlatmayacak mısın?
Translate from Turkish to English

Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Translate from Turkish to English

Yağmurlar ürünü harap etti.
Translate from Turkish to English

Tom'un sinirleri harap olmuş.
Translate from Turkish to English

Bahçe yağmurdan sonra harap oldu.
Translate from Turkish to English

Mary ondan ayrıldığında harap oldu.
Translate from Turkish to English

Harap edildim.
Translate from Turkish to English

Tom harap edilecek.
Translate from Turkish to English

Bu iş seni harap ediyor!
Translate from Turkish to English

Olay yeri harap olmuş bir moteldeydi.
Translate from Turkish to English

Seller Almanya'nın bir kısmını harap etti.
Translate from Turkish to English

Ben harap oldum.
Translate from Turkish to English

Araban bütünüyle harap olmuş.
Translate from Turkish to English

Tüm kasaba yangın tarafından harap edildi.
Translate from Turkish to English

Eski ev terk edildikten yıllar sonra harap bir hale gelmiş.
Translate from Turkish to English

Irak'ın Amerikan istilası ülkeyi harap, parçalanmış ve beş parasız bıraktı.
Translate from Turkish to English

Harap kale şimdi restorasyon altında.
Translate from Turkish to English

ıssız bir sahilde mahsur kalmış harap bir gemi
Translate from Turkish to English

Yağmurlar mahsulü harap etti.
Translate from Turkish to English

Mary harap edilmişti.
Translate from Turkish to English

Tom harap görünüyordu.
Translate from Turkish to English

Arabam, kazada harap edildi.
Translate from Turkish to English

İkinci Güneş Sistemi Savaşı ana gezegeni harap etti.
Translate from Turkish to English

Tom harap edilmişti ama umudu kaybetmemişti.
Translate from Turkish to English

Ben tamamen harap olmuştum.
Translate from Turkish to English

Şehir, doğanın acımasız gücü tarafından harap edildi.
Translate from Turkish to English

Sel suları, kasaba civarını harap edecektir.

Haber onu kesinlikle harap edecektir.

Onun günü harap olmak üzere.

Tom'un ebeveynleri harap edildi.

Onun ebeveynleri harap edildi.

Tom kesinlikle harap oldu.

Ben sadece harap olmuştum.

Fadıl'ın haberi hastane personelini harap etti.

Fadıl kesinlikle harap oldu.

Harap görünüyordun.

Tom şu anda harap durumda.

Tom sadece harap edilmişti.

Harap bir evde yaşıyorlardı.

Birinin hobisi yoksa, hayatı harap olabilir.

Tom harap olmuş görünüyordu.

Sami'nin memleketi bir deprem tarafından harap edildi.

Tom Mary ile ayrıldığında, harap oldu.

Hâlimiz harap.

Bu nedenle cesaretimizi yitirmeyiz. Her ne kadar dış varlığımız harap oluyorsa da, iç varlığımız günden güne yenileniyor. Çünkü geçici, hafif sıkıntılarımız bize, ağırlıkta hiçbir şeyle karşılaştırılamayacak kadar büyük, sonsuz bir yücelik kazandırmaktadır. Gözlerimizi görünen şeylere değil, görünmeyenlere çeviriyoruz. Çünkü görünenler geçicidir, görünmeyenlerse sonsuza dek kalıcıdır.

Tom harap durumdaydı.

Suriye tamamen harap olmuş durumda.

Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English
Translate from Turkish to English